ERGENEKON ÇETESİ

Ergenekon Terör Örgütünün Tüm Telefon Görüşmeleri ve İddianamenin Tamamı…..

47 2-DEVLET İÇİNDE GİZLİ YAPILANMA

Posted by oktay571 Eylül 8, 2008

2-DEVLET İÇİNDE GİZLİ YAPILANMA

a-Yargı Yapılanması:

ERGENEKON terör örgütünün yargı ya -sızacağı belgelerde açıkça yer aldığı gibi, bu konuda elde edilen delillerden, bir çok örgüt üyesinin, hakim savcılar ve yüksek


yargı organlarıyla irtibatlarının bulunduğu, telefon görüşmelerinde, bazı yargıçların avukat olan Kemal KERİNÇSİZ’e hitaben, “bir emrin var mı” şeklinde konuştukları, bazı şüphelilerin hakim savcı adaylarının sınavları için tavasutta bulundukları, bazı şüphelilerin yüksek yargı organı üyelerini ziyaret edip örgütsel destek istidikleri şeklinde görüşmelerin geçtiği, bazı yargı mensuplarının ERGENEKON terör örgütünün internet sitelerinde yazılar yazdıkları, Paşa(kod) M.Fikri KARADAĞ in sürekli bazı hakim savcılarla görüştüğü, mevcut telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından birçok hakim ve savcının fişlendiği, kendilerine yakın gördükleri kişilerin ziyaret edilip deşifre edilmemeleri için notlar yazdıkları, kendi görüşlerine zıt yargı mensuplarını da, çeşitli şekillerde fişledikleri ele geçirilen belgelerden açıkça anlaşıldığı, bu konuda elde edilen deliller Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gereği için gönderilmiştir. Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün de bir çok hakim ve savcı ile irtibatlı olduğu hatta bazı savcılar için “bizim çocuklardan-bizim arkadaşlardan” şeklinde beyanlarda bulunduğu, Tape:1473 04.01.2008 tarihinde Orhan ….? ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK’ün “Orhancım bu şey N. H. emekli olmamış ..Bakırköy adliyesinde görevliymiş” “.. Bilecikten sordum Adliyeden adalet şeyden sordum savcılıktan sordum” dediği, Orhan’ın “He savcılıktan sordun onun karısı şeyde Bakırköy adliyesinde o da oraya mı gelmiş” “BİZİM ŞEYİMİZ Mİ BU BİZİM ARKADAŞLARIMIZDAN MIYMIŞ” dediği Veli KÜÇÜK’ün “BİZİM ARKADAŞLARIMIZDAN ALDIĞIMIZ BİLGİ ÖYLE”dediği,

Tape:1472 04.01.2008 tarihinde Metin …………. ? ile görüşmesinde özetle; Bir süre

selamlaşıp sohbet ettikten sonra Veli KÜÇÜK’ün “… Metincim N. H. var burda Hakim” “Ağır Ceza Reisiydi tayini çıkmış” “Nasıl birisiydi o bizim görüşümüzde olan birisi miydi” dediği, Metin’in “… hemen araştırabilirim hiçbir samimiyetim olmadı hakimlerle falan çok fazla şey yapmadım bu arada” dediği Veli KÜÇÜK’ün “Anladım oldu sen bi haberin olsun da bi şey aklında olsun” dediği,

Tape: 3108 15.01.2008 tarihinde, şüpheli Veli KÜÇÜK ile Kemal KERİNÇSİZ’e “…Kemal’çığım merhaba Veli Paşa….” “Ben gittim o Ş. Savcısına hıh hıh ya ordaki o çocuklar savcılar tanıdıklarımmış benim hepsi geldiler meldiler şey yaptılar gerekli ifadeyi verdik bi netice çıktı mı…” dediği anlaşılmıştır.

b-İstihbarat Yapılanması,

İstihbarat yapılanmasından kastedilenin Ergenekon terör örgütü mensuplarının askeri istihbarat ve MİT’e sızması olarak değerlendirildiği, şüpheli İsmail YILDIZ’dan ele geçirilen belgede ERGENEKON’un MİT yapılanması şeklinde şema olduğu ve yine Emniyet Teşkilatında bu konuda yapılması gerekli örgütlenmenin düzenlemelerinin yapıldığı, şüpheli Orhan TUNÇ’un eskiden MİT’te çalıştığı, ancak ERGENEKON terör örgütünün genel yapısı itibanyla MİT teşkilatını sevmediği ve özellikle teşkilatı yıpratmaya ve etkisiz kılmaya yönelik yayınlar yaptıkları ve bu konuda ayrıntılı örgütsel içerikli dokümanlar hazırladıkları anlaşılmaktadır.

Şüpheli Habip Ümit SAYIN’m e-mail görüşmelerinde topladığı bazı istihbari bilgileri, irtibatlı olduğu askeri istihbarat görevlilerine gönderdiği ve bu bilginin MİT ve Emniyet istihbaratına gönderilmediğini vurgulaması da ERGENEKON terör örgütünün MİT ve Emniyet İstihbaratına karış bir tavır içinde olduklarını göstermektedir. ERGENEKON terör örgütünün genel amacı devletin tüm kurumlarına sızıp ele geçirmek olması sebebiyle bu kurumlara da illegal olarak sızmaya çalışmaları da örgütün hedefleri arasında bulunmaktadır.

c-Emniyet Yapılanması, ^*s««a*^.

“Ergenekon Analiz Yeni Yapılanni|r^Yöneflt^>Xç Geliştirme Projesi” dokümanının kapsam bölümünde; “TSK mefd’upları^M^K’e^îmzm’e ve ülkesine bağlı,


insanlık orunuru ve kimliğini yitirmemiş, her meslekten sivillerin organizasyonu ile ortaya çıkacak olan yeni yapılanma gerçekte geç kalınmış bir girişim olarak görülmelidir” şeklinde bahsedildiği,

Örnekler başlığı altında; Ergenekon, TSK’nın değerli personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı “SİVİL” personelden yararlanmakla karşılaştığı ve bundan sonra karşılayacağı en önemli sorunların üstesinden gelmekte güçlük çekmeyecektir” şeklinde bahsedildiği,

İstihbarat toplama hedefleri başlığı altında, “Ergenekon’un gözleri her şeyi görmeli, kulakları her şeyi duymalıdır” şeklinde bahsedildiği,

Lobi dokümanının eleman profili başlığı altında; “örgütlenmede yer alacak elemanların çağa ayak uydurabilecek donanım, bilgi ve deneyime sahip olması esası aranacağı gibi, gereğinde her tür eleman profilinden yararlanılmasından kaçınılmamalıdır. Özellikle sistemle barışık olmayan, arandığını bulamamış yapıdaki kişilikler seçilmelidir” şeklinde bahsedildiği,

Devletin Yeniden Yapılanması İçin Öneriler (Mastır Plan Ön Çalışması) İsimli dokumanın “Görünmeyenler” bölümünde; teşkilata lojistik destek sağlayacak olan ticari, teknolojik, eğitimsel, KOLLUK KUVVETLERİ vs. yapılanmalarının olması gerektiği, teşkilatın bir sivil toplum kuruluşu olarak dernek ve şubeleri şeklinde örgütlenmesinin yanı sıra ticarethaneler zinciri şeklinde yapılanması gerektiği” şeklinde belirtildiği görülmüştür.

“Alt birimler ve görev tanımları” başlığı altında; İçişleri, EMNİYET ve istihbarat Faaliyetlerinden Sorumlu Birimi ve bunun gibi kurulacak (21) ayrı birimden bahsedildiği görülmüştür.

“Sızma ve Denetim Süreci” başlığı altında; “1- Mevcut devlet işleyişinin analizini yapmak” “2- Mevcut kadrolara alternatif adaylar belirlemek ve eğitmek” “3- Sızma Stratejileri geliştirmek (Yargı, EMNİYET, Eğitim, Sağlık, İstihbarat, Ordu, Sivil yeraltı örgütleri (mafya), sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, kooperatifler ve birlikler, medya, camiler ve tarikatlar)” “4- Denetleme mekanizmaları oluşturmak” şeklinde bahsedildiği görülmüştür.

Securutıy A.Ş. Uluslararası güvenlik şirketi projesi” dokümanın “AMAÇ” başlığı altında; Güvenlik şirketlerinin istihbarat örgütleri için çok önemli olduğu, oluşturulacak güvenlik şirketinin istihbarat görevlerinde yer alarak uzmanlaşmış emekli bir kurmay albayın başkanlığında kurulması gerektiği ve tüm personelin yalnızca emekli istihbarat subaylarından oluşturulması gerektiği, bu şirket bünyesinde kesinlikle emekli emniyet mensuplarının yer almaması gerektiği, böylece örtülü bir biçimde yepyeni bir yapılanma ile güçlü bir istihbarat biriminin oluşturulmuş olacağı, bu istihbarat biriminin doğal olarak “Operasyonsal” hizmetlerin sorumluluk ve yükümlülüğünü de üstlenebilecek yeterlilikte olacağı belirtilmiştir. Buradan da diğer birimlerde emniyetçilere görev verilebileceği kabul edilmiştir.

Birleşik Komin Girişim isimli dokümanm “GİRİŞİM” başlığı altında; 21.
Yüzyılda giderek artış gösterecek olan terör ve mafya grupları ülkelerin en önemli sorunları
arasında yer alacaktır. Bu nedenle “Güvenlik Şirketleri” giderek çok daha büyük önem
kazanacaktır. Bilinen bir gerçektir ki özel güvenlik şirketleri istihbarat birimlerinin arka
bahçesi olacaktır…” “Güvenlik Şirketinin yönetim kurulu başkanlığına istihbarat
birimlerinde uzmanlaşmış emekli bir albay getirilecektir. Şirket bünyesinde yer alacak tüm
personel subay kadrolarından oluşturulması uygun görülmüştür. Temel prensip kararlarının
gereği olarak şirket personeli içinde Emniyet birimlerinde görev almış kişilere yer
verilmeyecektir” yazdığı görülmüştür.
<s*s*>“”‘** %


Yapılan soruşturma kapsamında elde edilen dokümanlar incelendiğinde; ERGENEKON terör örgütünün sözde Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde faaliyet gösterdiği vurgulanmaktadır.

Ergenekon dokümanında, hedefe ulaşabilmek için her meslekten sivillerin organizasyonu ile yeni yapılanmanın oluşturulması gerektiği, bu girişimin geç kalınmış bir durum olarak değerlendirildiği, bu şekilde her meslekten yer alan seçkin kişilerin örgütün önüne çıkabileceği düşündüğü zorlukları kısa sürede aşabileceğinden bahsedilmektedir.

LOBİ dokümanında ise, her meslekten yer alacak bu örgütlenme içersindeki elemanların çağa ayak uydurabilecek donanım ve bilgiye sahip olması gerekirken, bir yandan da sistemle barışık olmayan, aradığını bulamamış kişilerin olması gerektiği vurgulanmaktadır.

Yine bu seçilen kişilerin bulundukları yerde örgütün gözleri ve kulakları olmaları gerektiği belirtilmektedir.

Örgütün asıl amacının bu şekilde kendi istekleri doğrultusunda devleti yeniden yapılandırmak istedikleri, bu yapılanma içersinde her kurum gibi Emniyet Genel Müdürlüğünün de içerside bulunduğu içişleri, Emniyet ve istihbarat faaliyetlerinden sorumlu birim oluşturmak istedikleri, bu şekilde istedikleri kamu kuruluşlarına sızma yaparak denetlemeyi amaçladıkları değerlendirilmektedir.

Ayrıca örgütün kendi bünyesinde kuracağı uluslar arası ve ülke genelindeki güvenlik şirketlerini istihbarat birimi amacıyla kullanmak istedikleri, Emniyet Teşkilatını da örgütün yapısına uygun görmedikleri, bu nedenle güvenlik şirketlerinde Emniyet Teşkilatında görev almış veya emekli olmuş kişilerin görevlendirilmemesinin özellikle belirtildiği görülmüştür.

“DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI İÇİN ÖNERİLER (Mastır Plan) isimli dokümanda; “Sızma ve Denetim Süreci” başlığı altında; “1- Mevcut devlet işleyişinin analizini yapmak” “2- Mevcut kadrolara alternatif adaylar belirlemek ve eğitmek” “3- Sızma Stratejileri geliştirmek (Yargı, Emniyet, Eğitim, Sağlık, İstihbarat, Ordu, Sivil yer altı örgütleri (mafya), sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, kooperatifler ve birlikler, medya, camiler ve tarikatlar)” yazdığı, dolayısıyla örgütün Emniyet Teşkilatı içersine de sızma ve kadrolaşma faaliyetlerini hedeflediği görülmüştür.

Soruşturma dosyasındaki delillerden de örgütün Emniyet Teşkilatı içersinde yapılanma faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, böylelikle bir taraftan Emniyet Teşkilatı içersindeki irtibatlarını örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda kullanırken diğer taraftan da kendilerine yönelik yapılan çalışmalardan anında haberdar oldukları ve gerekli tedbirleri aldıkları görülmüştür.

Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün ikametinde yapılan aramalarda, 2001 yılı içersinde Tuncay GÜNEY’in anlatımları doğrultusunda İstanbul C. Başsavcılığından 4422 sayılı yasa kapsamında alman Projeli Çalışma izni yazısı ve dönemin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar SAÇAN hakkında görevi sırasındaki çıkar ilişkileri ile ilgili istihbari bilgi notlan ele geçirilmiştir. Konu ile ilgili yapılan arşiv tetkikinde Projeli Çalışma izninin soruşturmaya dönüştürülmediği ve sonuçlandırılmadan kapatıldığı öğrenilmiştir.

Dolayısıyla söz konusu Projeli çalışma izni yazısının şüpheli Veli KÜÇÜK ya da başka bir şahsın eline geçmesi mümkün olmadığı halde Veli KÜÇÜK’ün bürokrasi içerisindeki bağlantıları ile bu bilgilere ulaştığı ve derhal çalışmayı başlatan dönemin Şube Müdürü Adil Serdar SAÇAN hakkında istihbari bilgiler topladığı anlaşılmıştır.

Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisinin Genel Merkezinden elde edilen ELBA_M4-C524-B-R2-09_40 marka CD incelendiğinde;

Emekli Emniyet Müdürü Dr. N. A.‘m 2006 yılında Cumhuriyet Savcısına hitaben düzenlenmiş bilgi notu şeklindeki resmi yazının eklerinde, (57) rütbeli personelle ilgili görevlerinin ve dini görüşlerinin yazdığı görülmüj5ÜK«*#*,^%/ notu şeklindeki resmi belgenin iki emniyet müdürü (M.AKDENİZ ve İ.SMtVİ tafhfkdajı paraflı suretinin olduğu


görülmüştür. Elde edilen resmi belgenin paraflı suretinin örgüt elinde bulunması, örgütün Emniyet Teşkilatı içerisinde bağlantılarının olduğunu göstermektedir.

Ergenekon terör örgütü üyelerinin yaptıkları telefon görüşmeleri incelendiğinde, örgüt üyelerinin Emniyet Teşkilatından emekli olmuş veya halen çalışmakta olan kişilerle irtibat kurdukları, bazılarının işlerini takip ettirdikleri, bazılarının ise emniyet mensuplarıyla tanışmak için uğraştıkları, bir görevlinin Cumhurbaşkanlığına tayin olabileceğini şüpheli Hayrettin ERTEKİN’e bahsederek kendisine fikir sorduğu, bir kısmının ise ERGENEKON terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yapılan operasyonlarla veya yapılacak operasyonlarla ilgili bilgi aldığı, bu görüşmelerde, EMRET, EMİRLERİNİ BEKLİYORUM, EMRİN OLUR gibi cevaplar verdikleri, şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Hayrettin ERTEKİN’ in Emniyet Genel Müdür Yardımcılığından 2008 yılı başında emekli olan bir N.A. ile irtibatlarının olduğu görülmüştür.

Tape :000086, 25.04.2007 günü saat:17.05’de M.Fikri KARADAĞ ile Ali arasında yapılan telefon görüşmede;

M.F. KARADAĞ, Mersin’e gittiğini orada Mümin KELEŞ isimli bir şahısla tanıştığını, bu şahsın özel harekatçı olduğunu söyleyerek “Ben Mümin Keleş’i tanımam, OSMAN GÜRBÜZ’Ü tanırım, o da diyor tamam ben bu işte yokum falan öbürü daha kucağıma düşsün diye, tamam dedim onun kafasını koparırım … o zaman da Osman da ordaydı, bana böyle dedi diye bırakmış gitmiş Kemal abiye demiş” dediği,

Tape: 1595, 27.10.2007 günü saat: 19.24’de Hayrettin ERTEKİN ile Murat/Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

MURAT’m “şeyi soracaktım abi sen bana msn de bir şey yazmışsın ama ben şimdi ne yaptın abi, o polisle” dediği, H. ERTEKİN’in “… görüştüm, diyor ki yazıyı biz vermiyoruz yazıyı merkez veriyor dedi yetki onun dedi” “Vatan caddesindeki merkez verdiği için dedi, yetki onların onlar dedi mutlaka dedi imzalı kâğıdını istiyorlar dedi” dediği,

Tape: 1617, 13.11.2007 günü saat: 10.18’de Hayrettin ERTEKİN ile N. A. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

H.ERTEKİN’in “Abi saygılar sunuyorum, SAYIN GENEL MÜDÜRÜM, iyi misin” “Televizyon devam ediyo, işte şimdi de bu ATV ihalesi için bi konsorsiyum…. oluştu ona girmeye çalışıyoruz ama, bakalım inşallah orayı da” dediği, bir süre bu ihaleye Turgay CİNER’in giremeyeceğinden bahsettikten sonra H.ERTEKİN’in “…şeyde giremiyor Aydın DOĞAN, Bİ GRUP VAR ŞİMDİ, BİZİM BEYFENDİNİN ORGANİZE ETTİĞİ Bİ GRUP VAR” “… ONLA ÇALIŞORUZ, BEN DE … ORDAYIM YANİ” dediği, N. A.’m “ALLAH İŞİNİ RAST GETSİN, EMRET” dediği, H.ERTEKİN’in “… estağfurullah abiciğim, …daha sonra arıyacam sizi” ” BU KONU İLE İLGİLİ” dediği,

Tape: 1641, 13.11.2007 günü saat:19.23 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

X ŞAHSIN “Yani kanal almışsınız hayırlı olsun” dediği, H.ERTEKİN’ in
“Sağolasın kanal aldık bir tane bir kanal aldık ama işte o Metin bey’in oğlunun bir
internet sitesi varmış onla biz almadan önce çok eski o sattığı bir site onlan ilgili savcılık
böyle 4 aydır bir soruşturma yapıyormuş o bugünde çocuğu Metin beyle beraber
almışlar bende sabah gittim baktım savcı ile konuştum işte efendim Ankara’dan geldi
de işte kara paramıdır değilimdir …” “… Metin Bey’i de almışlar şimdi böyle canım
sıkıldı da dedim bilgi vereyim haberiniz olsun yani” dediği,
X ŞAHSIN “Ben şimdi Şube
Müdürü ile falanda görüşürüm …” dediği, H.ERTEKBf’m^’Abi şey yapılacak hiç bir
şey yok” dediği,
X ŞAHSIN “…Görüşür söylerim; ben şimdi şeyde Şube Müdürüne de
söylerim” dediği,
£’ ,-.’*■.


Tape:0962,, 10.12.2007 günü saat: 13.46’da Mehmet Fikri KARADAĞ ile M. N. V. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

M.N.V.’nm “…emniyet müdürünü arıyıcam emniyet müdüründen randevu alıcam” dediği, M.F. KARADAG’In “Bugün cenazeye gelmişler Sayın Başbakan Cumhurbaşkanı.” “Neyse bilseydik giderdik yani orda” dediği, M.N.V.’nm “Giderdik tabi emniyet müdürünü orda görürdük başbakanın yanında” “Olsun ben farketmez ben alırım beraber gideriz canım” dediği, M.F.KARADAĞ’ in “Tamam Nuri abi oldu onu hallet hadi” dediği, M.N.V.’nm “Sohbetlen beraber anlatırım ben emniyet müdürüne” dediği,

Tape:1527, 23.12.2007 günü saat: 16.19’da GÜLER KÖMÜRCÜ ile A.S.S arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre aralarında merhabalaştıktan sonra A.S..S’m ATATÜRK’Ü rüyasında gördüğünden bahsettiği ve rüyanın etkisinde kaldığını belirttikten sonra “VATANA VE MİLLETE HAZIR HİZMET ETMEYE HAZIR DURUMA GELDİM ARTIK YAKINDA HİZMETE BAŞLAYACAĞIM GİBİ GELİYOR” dediği,

Tape:3561, 07.01.2008 günü saat 16.34’te H.Ümit SAYIN ile X Erkek Şahsm arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

X ŞAHSIN “…Anayasa Mahkemesi Başkanı Felsefesine aykırı bir şekilde yaklaşım içinde olan bir adamın, Anayasa Mahkemesinde Başkan seçilebilir hale gelmesi, aynı Felsefe içindeki bir adamın Türkiye’de Cumhurbaşkanı olması, bunlar mesele mesele bu yani o zaman o bizim Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu bütün bunları dikkate alacak işte dediğin gibi Nakşibendi Tarikatı başörtülü, olamaz efendim böyle iş bu olamaz” dediği, Ü.SAYIN’m “Nakşibendi Tarikatı bütün Polisi ele geçirmiştir Fettulah’çılar ve Nakşibendiler” dediği,

Tape:1528, 15.01.2008 günü saat: 13.18’de Güler KÖMÜRCÜ ile A.S.S. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

A.S.S.’m “VALLA KİMSEYE BİR ŞEY YAPMIYORUM DAHA buralarda oturuyoruz ZAMANI GELECEK YAPARIZ İNŞALLAH ne yapıyorsun sen nasıl gidiyor durum.” dediği,

Tape: 1750, 22.01.2008 günü saat: 11.42’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

H.ERTEKİN’in “..Kolay gelsin abi çok çalışıyorsunuz ya ama ortada birşey yok abi hala memleket terörden geçilmiyor e nasıl olacak bu iş” dediği, X ŞAHSIN “GETİRİN ERCO’YU DÜZELTİN HER ŞEYİ” “.. ERCÜMENT GELİRSE DÜZELİR HER ŞEY” dediği, H. ERTEKİN’in “Abi şeyleri almışlar haberin var mı VELİ KÜÇÜK MELİ KÜÇÜK ONLARI NEDİR ONLARIN KONUSU” dediği, X ŞAHSIN “Valla daha detayını bilmiyorum akşam görüşürüz bu akşama gidecem ya” “Cemal aradı beni” dediği, H.ERTEKİN’in “Anladım .. telefonlaşırız abicim kendine iyi bak SEN DİNLENİYORSUN hadi saygılar görüşürüz” dediği,

Tape: 1820, 22.01.2008 günü saat: 11.42’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

H.ERTEKİN’ in “Abi dinleniyormuşsun kusura bakma ben de evdeymişsin gece çalışıyorsun herhalde hep abi ya” dediği, X ŞAHIS “Hep gece sabaha kadar ordayız onların başında tamam” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ne oluyor bunlar nedir abi ya doğru mu burdaki yazılan yoksa öyle palavra mı ya” dediği, X ŞAHIS “Bir şey olmaz” dediği,

Tape:1545, 22.01.2008 günü saat: 11.48’de E^fftîÜRSES ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;


E.GURSES’in “Doğruda şimdi ne olduğunu, ARAYAMIYORUM O TARAFI Kİ ŞEY OLMASIN DİYE” dediği, X ŞAHSIN “Yok şey çeteyle ilgili almışlar” dediği, E.GURSES’in “Çeteyle Sevgi’yi niye almışlar” “Sevgi’nin ne işi var. Sevgi’nin orda toplanıyorlar tamam da. Oraya bizde gidiyoruz yani. Sevgi’nin oraya toplanmanın Türk Ortodoks Kilisesinin toplantıları normal yani resmi toplantılar” dediği, X ŞAHSIN “Ya işte bunun önceden de beri tahkikatı varmış” dediği, E.GURSES’in “Acaba bunun yurtdışındaki faaliyetleriyle ilgilimiydi. Bu İran miran işi ile ilgili mi” dediği, X ŞAHSIN “Şimdi ben aradım. Baktım ki burda dediler, biliyor musun” “He burda deyince de mesele ne dedim. Uzun hikâye dedi, akşamüstü çıkmea anlatayım sana dedi.” “Yani burda deyince ben anladım ki bak… kaç kişi varlar dedim. 30 kişi varlar dedi” dediği,

Tape:1546, 22.01.2008 günü saat: 11.49’da Emin GÜRSES ile X Şahıs (Necmi ÇELENK) arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

X ŞAHSIN “Hocam kapattı ya, ben ararım seni deyip, tekrar kapattı konuşmadı” dediği, E.GURSES’in “…Ortodoks Kilisesinde toplantı olurdu mesala. Bu günler münler ben bir defa mesela herhalde 5-5 yıldan fazladır oraya giderim ben” dediği, X ŞAHSIN “Bu Enver ALTAYLI meselesinden dolayı almış olmasınlar” dediği, E.GURSES’in “Enver ALTAYLI ne iş yapıyo. Dün akşam bi konuştu ondan sonra ne oldu ne yapıyor ki” “Yani CIA bağlantılı belli dün akşam konuşurken Nazara anlattı” dediği, X ŞAHSIN “Valla bu büyük bir operasyona benziyo ama ben şimdi bu çocuk beni arıyodu kapattı. Tekrar arar ben sana dönerim” dediği, E.GURSES’in “KEMAL’İ ANLARIM, KEMAL KERİNÇSİZ BUNLARLA BERABERDİ SÜREKLİ” dediği,

Tape:1563, 29.01.2008 günü saat: 14.03’te Emin GÜRSES ile X Şahıs (Ahmet AKER) arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

E.GURSES’in “Ama işte hocam ipin ucunu kaçırmışlar. Beni arıyor bugün yedi kişi aradı beni. Hoca seni daha almadılar mı içeriye. Emniyet Müdürü arıyor… Konuşursan diyor alırız seni de içeriye diyor. Ya dedim size maşallah ya ne cesaret var alın o zaman ne telefon açıyorsunuz” dediği,

Tape: 1591, 22.02.2008 günü saat: 00.51’de EMİN GÜRSES ile BÜLENT..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

BÜLENT’in “Vallahi onu bilmiyorum hocam onu bilmiyorum, yalnız bunları topyekün çıkartsınlar Doğu PERINÇEK’in anasmı ağlatacaklar. Anasını ağlatacaklar şöyle, bu kadroyu temizleyecekler mi? temizleyecekler … bahçesi haline getirecekler mi, hedefte o Doğu PERİNÇEK” dediği, E. GÜRSES’in “NASIL TEMİZLEYECEKLER O KADROYU.ONDAN SONRA PERİNÇEK’İ ALACAK ÖYLE Mİ DİYOR” dediği, BÜLENT’in “Tabi tabi ondan sonra ondan sonra ben BURDA BİR A…IK VAR TÖBE ESTAFİRULLAH BİR MEMUR ONLARLA ÇOK İÇLİ DIŞLI BİR KUSUTURSAM İ.NEYİ” dediği, E.GURSES’in “Aman aman onlarla iyi geçin onlardan bilgi alalım” dediği, BÜLENT’in “YOK İ.NEYİ ÇEKTİM ÇAY MAY SÖYLEDİM YAVŞAĞA ya dedim yazık oluyor baktım ibne ittirmiş kaçıyordu pezevenk ne yapıyım hocam hoş tutayım dedim ben dedim bunlar anasını avradını hakket sen haklı çıktın falan deyince ötmeye başladı ibne bülbül gibi, BU ŞEYİNİ DE BİRADER SÖYLE Dİ BU İŞİ BU İSİM İŞİNİ, ÖNCE UYAR DEDİ BAK DEDİ RESİM PATLATACAKLAR ORTAYA DEDİ … BİŞEY YAPTI YANİ KIYAK YAPTI İBNE ONU BİRADER UYARDI DEDİ UYAR DEDİ BAK DEDİ BİŞEY PATLATACAKLAR DEDİ BU İBNELER …YALNIZ BU LİSTE KESİN YANİ ALDIM AKŞAM ONU MEMURDAN.” “Yok İBNE POLİS bi gelse bana uzaklaştı bana manyak bu bu ibne şeye de TANTAN’a da uyuz bu polis. Uyuz Sadettin TANTAN’a da uyuz ona da uyuz Mehmet AĞAR’a uyuz” dediği, E. GÜRSES’in “O AMA TAM ŞEY TAM TEŞKİLATIN ELEMANI O” dpdiği,

Tape:389, 14.03.2007 günü saat:17.32’d,r^rku^ŞRŞpY ile Müfit…………………………… ‘in

yaptıkları telefon görüşmede;

Erkut ERSOY, biraz önce çıktığı bir toplantıdan bahsederek toplantının çok verimli geçtiğini, yaptıkları çalışmalar hakkında, toplantı yaptığı kişilerin bilgi almak istediğini söylediği, akabinde Müfit’in “Kimler vardı kaç kişiydi ortalama şeyde karşı” E.ERSOY’un “Valla Bilişim suçlarında daire başkanı, şey daire başkanı bir tane Başkomiser vardı İlker Bey, o vardı işte, Mesut Bey diye bir oradan arkadaş vardı” ” Yani işte çok olumlu ama bunlar, tabi resmi görevli olduğu için herkese güvenemiyorlar, şimdi teşkilattan filan bizim hakkımızda olumlu referanslar almışlar bunlar” dediği yapmış oldukları çalışmalardan ve zihin kontrolü ilgili bilgilerden ve ellerinde bulunan teknolojiden bahsettikten sonra E. ERSOY’un “DEDİLER YA BU KADAR PROFESYONELSİNİZ NEREDE EĞİTİM ALIYORSUNUZ, O DA BİZDE KALSIN DEDİK YANİ” dediği tespit edilmiştir.

Güler KÖMÜRCÜ’nün Tape:1529 da Eski Emniyet Müdürü A.S. S.’la yaptığı görüşmede, A.S.S.’m “Kötü bir şey olsa ne olacak ya hayatım Allah Allah topu topu ağzına vururum yumruğu çeker giderim, artık polis değilim, İşkence değil artık” “Baksana hiç olmazsa muhafazakâr ibne değiliz ya” “onların konuşmasına bakma sen, bir tane bizden olan adam bunlardan 50 tanesini halleder ya, bunlar kim ya bunlar köpek ya, para bunlardaymış, nerde para bunlarda olsun, ölü adamın paraya ihtiyacı olmaz yani ” “Mecliste Türbanlı kadınlar için ayrı şey açılıyor, nedir o berber açılıyor kuaför açılıyor, dün ben falan filan bu şekil, bu şekil gider, ondan sonra bir bakarsın ki ağaçlarda sallanmalar var az kaldı çok az kaldı yani sabırları çok zorluyorlar bunlar..” diyerek Güler KÖMÜRCÜ ile samimi bir görüşme yaptığı ve görüşme içersinde de örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda “bir bakarsın ki ağaçlarda sallanmalar var az kaldı çok az kaldı” diyerek bir taraftan darbe çığırtkanlığı ve şiddet ifade eden söylemlerde bulunduğu,

İşçi Partisinin Genel Merkezinden elde edilen Asus kasadaki hardisk içersinde resim dosyası şeklinde “BİLGİ NOT” başlıklı, Sayım Savcım diye devam eden ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı N. A. tarafından imzalanmış bir yazı olduğu, yazının paraf kısmında ise “M.AKDENİZ ve İ.SELVİ” yazdığı ve her iki ismin karşısında da parafların bulunduğu görülmüştür.

Yazışma kuralları gereği yazılann paraflı suretinin yazıyı yazan birimin arşivlerinde saklanması gerektiği, ele geçirilen yazının da Emniyet Genel Müdürlüğünün arşivlerinde bulunması gerektiği, yazılann paraflı suretinin dışanda üçüncü şahıslann eline geçmesinin mümkün olmadığı, fakat söz konusu belgeye bakıldığında örgütün Emniyet Teşkilatı içersindeki irtibatlanndan başka hiçbir şekilde bu yazıya ulaşmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla ele geçirilen bu belgenin dahi örgütün Emniyet Teşkilatı içerisindeki irtibatlanm ve yapılanmasını açıkça gösterdiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan kendi beyanına göre kuyumculuk yaptığını söyleyen şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in adı geçen Emniyet Müdürü N.A. ile yaptığı Tape:1617’de kayıtlı görüşmede, bir süre Hayrettin ERTEKİN’in yaptığı işlerden bahsettikten sonra N. A.’m “Allah işini rast getsin, EMRET” diyerek ilişkinin boyutunu ortaya koyduğu anlaşılmıştır.

Diğer taraftan Veli KÜÇÜK’ün Tape:1010’da yaptığı görüşmede, Emniyet Müdürü N. A.’a ait 0 505 544 72 78 numaralı telefondan aradığı, fakat telefonu Alpay isimli bir Polis Memurunun baktıği Veli KÜÇÜK’ün “ben Veli Paşa, Necati beyle görüşebilir miyim canım” dediği, ALPAY’ m da “Paşam bir toplantı da biter bitmez görüştüreyim sizi efendim” dediği, V.KÜÇÜK’ ün “Öyle mi Veli Paşa aradı yeni yılını kutluyor de” dediği, ALPAY’ m “Anlaşıldı Paşam saygılanmı sunuyorum” dediği, dolayısıyla Emniyet Müdürü N. A.’m bir çok örgüt üyesi ile ilişki içersinde olduğu örgütün Emniyet içinde faal olduğu kannatine vanlmıştır.

Emekli Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim ŞAHİN’in örgütün birçok mensubu ile ilişki içersinde olduğu, bir kısım örgüt üyeleri ile birlikte susuVluk davasında yargılandığı, şüpheli Muzaffer TEKİN’in İbrahim ŞAHİN ile ilişkilerinin bilindiği,


Sami HOŞTAN’m Tape:1452’de kayıtlı Uğur DÜNDAR’la yaptığı görüşmenin başında Ayhan ÇARKIN’dan bahsettikten sonra ilerleyen kısımlarda Sami’nin “Ben bu insanlarla tam 15 sene beraberim, iç içe ve hala bu insanlar benim yanımdalar, nasıl biliyorum, mesela Ayhan olsun” diyerek eski özel harekatçı Polis Memuru Ayhan ÇARKIN’m uzun yıllardır yanında olduğunu dile getirdiği,

Emin GÜRSES’in Tape:1561’de kayıtlı görüşmesinde “Yalnız şeyi unutma eğer imkan varsa ADD Başkam Şener ERUYGUR Paşaya haber gönderin”, “Emniyet Teşkilatında onla ilgili dosya hazırlanıyor” diyerek Emniyet Teşkilatı içersindeki irtibatları ile çok gizli bir şekilde yürütülen soruşturmanın içeriğinden dahi bilgi sahibi oldukları,

Hayrettin ERTEKİN’in Tape:1705’de kayıtlı görüşmesinde Havalimanına yetişmeye çalışan karşısındaki şahsa “ben Trafik Müdürüne haber verecem bu yan yolu kullanabilir”, “Evet Emniyet şeridini kullansın” “Köprüyü geçtikten sonra tamam” dediği, dolayısıyla örgütün bir yakınına emniyet şeridini kullandırmak için bile Emniyet Teşkilatı içersinde irtibatlarının olduğu,

Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Tape: 378’de kayıtlı görüşmede, Niyazi’nin “Bu telefonların dinleme olayıyla ilgili bir çalışma yaptım da..” “…Ben kesin tespit ettirdim.” “özellikle 7 hat kesin dinleniyo” diyerek örgüte yönelik yapılan teknik takip çalışmalarından dahi anında haberdar oldukları, tamamen çok gizli bir şekilde yürütülen soruşturmadaki bu kadar hayati önem taşıyan bilgileri Emniyet Teşkilatında yada Adli Teşkilatındaki irtibatlarından öğrenmiş olabilecekleri,

Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Tape:3828 de kayıtlı görüşmesinde Doğu PERİNÇEK “Doğu Perinçek’i takip eden arabalarin polis olduğu saptandı diye haber yapın” şeklinde talimat verdiği, bu görüşmeden de kendisini takip eden otolann Emniyete ait olduğunu anında öğrendiği, aynı şekilde bu bilgileri de ancak Emniyet içersindeki irtibatları vasıtası ile öğrenmesinin mümkün olduğu,

Hayrettin ERTEKİN’in Tape:1596’da Musa ile yaptığı görüşmede, Polis Baş Müfettişi olduğu anlaşılan A. R. A. ile oturup yemek yediklerini anlatarak “Bütün teşkilatın tamamıyla oturduk teknede rakı içiyoruz abi, dedim ki bi merhaba diyelim” dediği, daha sonra telefonu A.R.A.’m aldığı, Musa’nın “….nerdesin Teftiştemisin, APK da mısın” dediği, A.R. A.’m “Abi Teftişteyim” “POLİS BAŞMÜFETTİŞİ” “Dolaşıyoruz işte dosyalar geldikçe gidiyoruz” “abi emirlerini bekliyorum, bi emrin olursa” dediği, dolayısıyla bu görüşmedende Polis Başmüfettişi A.R. A.’m şüpheli Hayrettin ERTEKİN ile beraber olduğunun anlaşıldığı,

Hayrettin ERKETİN’in Tape:1641’de x şahısla yaptığı görüşmede, X şahsın “Yeni kanal almışsınız hayırlı olsun” dediği, H.ERTEKİN’in “Sağolasm kanal aldık bir tane bir kanal aldık ama işte o Metin bey’in oğlunun bir internet sitesi varmış, onla biz almadan önce çok eski o sattığı bir site, onlan ilgili savcılık böyle 4 aydır bir soruşturma yapıyormuş, bugünde çocuğu Metin beyle beraber almışlar, bende sabah gittim baktım savcı ile konuştum, işte efendim Ankara’dan geldi de işte kara paramıdır değilmidir …” “… Metin Bey’i de almışlar şimdi böyle canım sıkıldı da dedim bilgi vereyim haberiniz olsun yani” dediği, X ŞAHSIN “Ben şimdi Şube Müdürü ile falanda görüşürüm …” dediği, böylelikle Hayrettin ERTEKİN ortaklarının gözaltına alınması olayı karşısında Emniyet Teşkilatı içersindeki irtibatları ile gerekli kolaylığın yapılmasını sağlanmaya çalıştığı,

Yine Hayrettin ERTEKİN’in Tape: 1657’de Polis Memuru olduğu anlaşılan A. B. ile yaptığı görüşmede, A. B.’nın “Hayrettin abi merhaba Aydın ben” “Dönüşte de Cumhurbaşkanlığına alalım seni diyorlar da SANA Bİ SORİYİM DEDİM…” dediği, H.ERTEKİN’ in “Vallaha Cumhurbaşkanlığı çok sıkı bir yer orda biliyorsun bir asker… disiplini var ama bizim Osman orda müdür biliyorsun”* “Osman da bizim kardeşimizdir


ama meclis daha iyi ya mecliste daha rahat hareket edersin” dediği, bu görüşmeden de bir Polis Memurunun atanacağı yerle ilgili Hayrettin ERTEKİN’e danıştığının anlaşıldığı,

Sami HOŞTAN’m Tape:1460’da Polis Memuru olduğu anlaşılan Ersin ile yaptığı görüşmede, Ersin’in “Buyur abi” dediği, Sami’nin de “Şey herhalde ben o biyere bişey vermiştim unutmuştum da şey, yanlış olabilirse gene yarın konuşuruz tamam mı” dediği, ERSİN’ in “Tamam abi tamam abi” dediği anlaşılmıştır.

d-Üniversite yapılanması,

Şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun Önderliğinde olan bu yapılanmada ele geçirilen delillere göre üniversitelerle ERGENEKON terör örgütünün irtibatlarının bulunduğu, şüphelilerden Habip Ümit SAYIN’m Doçent ve Emin GÜRSES’in profesör olarak üniversitelerde görevli oldukları ve bu yapılanma içinde yer aldıkları. Birçok üniversitede öğretim üyeleri ve görevlilerinin fişlendiği ve bu bilgilerin ERGENEKON terör örgütünün üyeleri aracılığıyla yöneticilerinde toplandığı, bu konuların da örgüte ait internet sitelerinde ve medya kuruluşlarında dezenformasyon amaçlı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.

ERGENEKON terör örgütünün yönetici kadrosundan en alt düzeydeki üyelerine kadar olan geniş yelpazede; örgütün, ciddi ve sistematik bir şekilde devletin her bir kademesine sızma ve ele geçirme girişimleri içerisinde olduğu tespit edilmiştir.

Örgüt, kendisine hedef olarak seçtiği ideallerine ulaşma noktasında asker, yargı, bürokrasi ve üniversite gibi bir çok alanda bir yapılanma, kadrolaşma faaliyetlerine ayn bir önem vermiştir.

Öncelikle sızma şeklinde başlayan ve daha sonraki aşamalarda kadrolaşma ve kendisi gibi düşünmeyen/hareket etmeyenleri tespit edip egale etme noktasına kadar varan faaliyetler örgüt tarafından sistematik bir şekilde uygulanmıştır.

Soruşturma kapsamında ele geçirilen ve örgütün bir anlamda tüm yönleriyle deşifre olmasına sebep olan dokümanlar incelendiğinde;

Ülkemizdeki başta üniversiteler olmak üzere tüm eğitim kurumlarında da gizli bir yapılanma içerisine girdikleri, bu yapılanmayı da eğitim kurumlarındaki kendi ideoloji ve öngörülerini paylaşan akademisyen, öğretim görevlisi ve nihayetinde sistemle banşık olmayan ve aradığını bulamamış öğrenci kitleleri ile gerçekleştirdikleri görülecektir.

Bu tespit, gerek ele geçirilen dokümanlar gerekse örgüt üyelerinin telefon görüşmeleri ve gerekse yakalanan şüpheliler içerisinde bulunan öğretim görevlilerinin örgüt içi ilişkisini gösterir diğer argümanlar tarafından desteklenmektedir.

İlk olarak, soruşturma kapsamında ele geçirilen dokümanlara baktığımızda;

“ERGENEKON” isimli dokümanın;

4.Bölüm “GENEL DURUM VE SORUNLAR” başlığı altında; “…özveriden kaçınmayan personel kazanımmın önemli olduğu, bu nedenle ordu birlikleri içinde yer alan askerler ile üniversitenin birinci ve ikinci sınıflarında öğrenim gören gençlerden yararlanabileceği…”

“LOBİ” isimli dokümana bakıldığında ise;

l.Bölüm “KAPSAM” başlığı altında;

“Lobi”nin geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalannda özellikle gençlerin Kemalist ideolojiye ve ülke çıkarlan doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini sağlamayı tasarladıklan, bu çerçevede üniversite gençliğinin yanı sıra büyük kentlerin varoşlannda ve güneydoğu Anadolu’da boşluğa sürüklenmiş, sahipsiz gençlerin örgütleneceği” nin belirtildiği görülecektir.

Ergenekon Terör Örgütü faaliyet alanını belirledikten sonra, bu faaliyet alanında rol
alacak ve örgüte sempati ile yaklaşacak olan kesimleri tespit etmeyi bir prensip olarak kabul
etmiştir.
,’ o – .


rgütün bu özelliğini çalışmamızın bir çok alanında bariz olarak görmek mümkündür. Yukanda kısaca değinilen “ERGENKON ve LOBİ” dokümanlannda da bu husus göze çarpmaktadır. Anlaşılacağı üzere; örgüt ülke sathında kendi hedefleri doğrultusunda bir örgütlenme ihtiyacı hissetmiş ve üniversiteleri de bu çalışmalannm dışında bırakmamıştır.

Özellikle “ERGENEKON” dokümanında geçen; üniversitelerin birinci ve ikinci smıflanndaki öğrenci kesimini kazanma düşüncesi aynca dikkate değerdir.

Ele geçirilen bir başka doküman olan “ARENADAKİ SANAT – GLADIO SANATÇILAR” isimli dokümanına baktığımızda ise;

“İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ SANATÇI İLİŞKİLERİ” başlığı altında;

İstihbarat örgütlerinin okullarda ve üniversitelerde, eğitici ve öğrencileri kullanabildiği’ne atıf yapılmıştır.

Unutmamak gerekir ki illegal ve gizli bir yapılarıma da istihbarat kaçınılmaz bir gerekliliktir. Ergenekon Terör Örgütü de bu hususun öneminin farkındadır ve bu noktada bir çok akademik çalışma yapmıştır. Yukanda bahsi geçen dokümanda bu çalışmalardan bir tanesi olma özelliğini taşımaktadır.

Bu çalışmadan örnek olarak verilen kısa bir kesit bile, örgütün istihbarat sağlama alanında üniversiteleri ve eğitim kurumlannı göz ardı etmediğini açıkça ortaya koymaktadır.

Son olarak “KEMALİST MODEL ULUSAL GENÇLİK HAREKETİ” isimli dokümana bakıldığında ise;

”ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ” başlığı altında;

Öncelikle üniversite gençliğinin durumu hakkında genel bilgiler verildiği, üniversite gençliğinin doğrudan “Ulusal Güç BirliğV’ni oluşturması gerektiği, günümüzde üniversite gençliğinin köktendinci akımlar ve sol ideolojiler tarafından kontrol altına alınmaya çalışıldığı, …28 Şubat 1997 günü yapılan MGK toplantısının Türkiye için bir dönüm noktası olduğu, YÖK’ün kısmen de olsa fundamentalizme karşı tavır alması ve türban genelgesini uygulamaya koymasının olumlu gelişmeler olduğu, bunlann yanı sıra hızla açılan taşra üniversitelerinin irticanm kalelerine dönüştüğü, oysaki üniversitelerin cumhuriyet devrim yasalarının uygulandığı kültür ve bilim kaleleri olması gerektiği, üniversitelerde mescit bulunmasının Anayasaya aykın olduğu” nun belirtildiği görülmüştür.

Ele alman söz konusu dokümanda görüleceği gibi, Ergenekon terör örgütünün politikalanndan olan sistemin çöktüğü, mevcut rejimin tehlikede olduğu evham ve hezeyanını hazırlamış olduklan çalışmalarda sık sık vurgulamışlardır.

Bu yöntemle örgüt oluşturmaya çalıştığı evham ve hezeyan sayesinde gerçekleşen bir takım siyasi gelişmelerden dahi bir çıkanm sağlamayı amaç edinmiş, bu yolla kendi tanımlamalan olan “Devrim yasalarını” uygulama ve “Ulusal güç” oluşturma gibi söylemlerle üniversite kesimini hedef almayı ihmal etmemiştir.

Yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan ve bir kısmı halen tutuklu bulunan; İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü görevini üstlenmiş Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU , Sakarya Üniversitesinde Öğretim Görevlisi Emin GÜRSES ile Adli Tıp Enstitüsünde farmokoloji uzmanı olarak görev yapan H.Ümit SAYIN gibi şahıslann bulunması örgütün üniversite yapılanması ile ilgili ciddi bir faaliyet alanına sahip olduğunu sergilemektedir.

Aynca ismi zikredilen şüphelilerin, örgütün özellikle yönetici kadrosu ile sıkı bir ilişki içerisinde olduklan tespit edilmiştir.

Soruşturma kapsamında yürütülen operasyonlarda;

İşçi Partisi İstanbul İl örgütünde yapılan aramada, 598 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde;

Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in yazdığı anlaşılan, 11 Haziran 2003 tarihli, “Sayın Kemal Alemdaroğlu istanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Rektörümüz” ile başlayan ve “Saygılarımla Doğu Perinçek İşçi Partisi Genel Başkıptf**¥f&%&§n. doküman içerisinde;

ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.

Ayrıca;

İlhan SELÇUK ile İ. YILDIZ’m yaptıkları telefon görüşmesinde;

İ.SELÇUK’ un “Bizi işte bi şeyin başına geçirmek istiyorlar özellikle Kemal Alemdaroğlu çok ısrar etti . …işte şeyi birleştirelim üzerine şey yapıp. 4 tane TELEVİZYON var bu hikayenin içinde. İşte biri o Ankara daki Türk metalin TV si var” “Avrasya…. ” “B kanal var. Burda da Doğu Perinçek kanalı ile bizim Tuncay Özkan kanalı var. 4 tane kanal işte ne yapılabilir …” şeklinde görüşme yaptıkları, kanalların ortak yayın yapması, bu şahısların birleştirilmesi konusunda kendisinden talep olduğunu anlattığı tespit edilmiştir.

03.03.2008 günü saat: 10.56 sıralarında İlhan SELÇUK ile A. C.’un yaptıkları telefon görüşmesinde;

İ.SELÇUK’ un “…Doğu PERİNÇEK ile Kemal ALEMDAROĞLU geldiler bana”

dediği ve Kemal ALEMDAROĞLU’nun katılacağı bir toplantı öncesi şüpheli İlhan SELÇUK ile bir görüşmesinden bahsettikleri tespit edilmiştir.

26.02.2008 günü saat: 14.17 sıralarında Yusuf BEŞİRİK ve Ferid İLSEVER arasında yapılan görüşmede;

YUSUF’un “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim” dediği, FERİT’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu” dediği, YUSUF’un “Kemal Alemdaroğlu Er.. Ün.. Tu. Öz…” “Serhan Bolluk var var” “Toplantı bitince bana bilgi ver” dediği tespit edilmiştir.

Görüleceği gibi yukarıda zikredilen doküman ve örnek olarak verilen birkaç telefon görüşmesi söz konusu şüphelilerin içinde bulunduğu ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Örgüt üyelerinin ele aldığımız yapılanma ile ilgili telefon görüşmelerine ilerleyen bölümlerde ayrıca değinilecektir.

Diğer taraftan soruşturma kapsamında yakalanan ve halen tutuklu bulunan şüpheli Doğu PERİNÇEK ifadesinde;

Habip Ümit SAYIN’m İstanbul Üniversitesi Doçenti olduğunu, Ümit SAYIN’in birkaç kez ziyaretine geldiğini, bir ara tutarsız davranışlarını gördüğünü beyan etmesine rağmen, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ve İşçi Partisinde yapılan aramalarda Habip Ümit SAYIN’a ait raporlar ve bir kısım dokümanlar ele geçirilmiştir.

Bulunan dokümanlar arasında 5 nolu klasör içerisinde “ERGENEKON Aytek ten” başlığı altında; Aytek isimli şahıstan Ergenekon terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sırasında Habib Ümit SAYIN, Behiç GÜRCİHAN, Emin GÜRSES ve Vedat YENERER isimli şüphelilere sorulan sorular ve verdikleri cevaplar hakkında bilgiler içerir yazı olduğu görülmüştür.

Bu da örgüt üyelerinin gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan ve göz altına alman arkadaşlarını sıkı bir şekilde takip ettiklerini, soruşturma kapsamında verilen beyanlar doğrultusunda kendilerine savunma yollan aradıklarını göstermektedir.

Ayrıca şüpheli Doğu PERİNÇEK’in, 27.02.2008 günü saat : 21.07’de Süleyman..? isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde; Süleyman’ın “Altı-yedi kişi biz size gelecez ondan sonra bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız yapamazsak artık ne olursa.” Dediği tespit edilmiştir.

Açıkça görülmektedir ki, örgüt üyeleri yapılan operasyonlarda gözaltına alman diğer örgüt üyelerine gizlice yardımcı olmak içina çalışmalar içerisinde oldukları ve bu durumun kendi aralarındaki örgütsel birlikteliği gözler önüne senrıektcdir.;-


Ayrıca 03.07.2005 günü şüpheli Habib Ümit SAYIN’m S.J A..Y ile yaptığı msn yazışmasında;

umitsayin: “Emin GÜRSES ist. ün. öğretim üyelerine çok kızıyor. Özellikle nur sertere”, sevil_atasoy: “soyadı ne”, umitsayin: “behiç gürcihan ve emin gürses”, umitsayin: “öncelikle, seçimlerden önce emin gürses genelkurmaya mesut parlak’m ilişkilerini anlatmış, uzun uzun rapor vermiş”, umitsayin: “onra genelkurmaydaki Kor ve Or’lar demişler ki: İs. Ün. deki hocalar koskoca herifler, herhalde birleşirler ve oylan parçalamazlar.”, umitsayin: “Emin Gürsesi çağırmışlar, yine haklı çıktın demişler”, umitsayin: “bizim rapor inanılmaz sükse yapmış ve Emin gürses de far your eyes only okumuş, ona verdim raporu”, umitsayin: “bana bir üsteğmen, bir telefon dinleme verin, dünyayı yerinden oynatayım”, umitsayin: “ama sınırsız telefon dinleme gerekli, bizim rapor ve emin gürsesin raporu üst üste binince genkuru bir telaş almış”, umitsayin: “ama emin gürses televizyonlarda mesut parlağa çatmaya başlarsa bu korkunç bir ivme kazandırır bize. şimdi detaylı okuyacak ve Perinçeke de anlatır.”, umitsayin: “Perinçek ingilterede imiş. Ondan randevu alıyorum, gelince birlikte konuşuruz.”, sevilatasoy: ‘perinçek hala alemdaroğlunu destekliyor mu”, umitsayin: “Evet perinçek alemdarı destekliyor, onların da bilgileri var, bu aydmlıka kapak olursa korkunç olur.” Şeklinde yazışma örgütün üniversite kesimini ne şekilde etkiledikleri ve kontrol altına alma girişimi içinde olduklarına örnek teşkil etmektedir.

“Ergenekon Terör Örgütü üniversitelerdeki bu yapılanma girişimlerinde ne tür yollar izlemektedir?” şeklindeki bir soruya nasıl bir yanıt verilebilir.

Bu sorunun en açık yanıtını yine örgüte yönelik yapılan operasyonlar kapsamında ele geçirilen dokümanlar vermektedir. Bunlardan bir kaçma örnek vermek gerekirse;

Halen tutuklu bulunan şüpheli Ergün POYRAZ’dm el konulan dijital malzemeler arasında bulunan (CD 1) içeriğinde;

“Dicle Üniv_Mektup” isimli Word dosyasında; “GİZLİ” ibareli bir belge olduğu, Konu bölümünde “Diyarbakır Dicle Üniversitesindeki irticai ve bölücü faaliyetler” başlığının olduğu, Açıklama bölümünde ise “K.K.K.lığma ve 1 nci Or.K.lığma gönderilen imzasız bir mektupta Dicle Üniversitesi ile ilgili olarak” açıklamasının olduğu, yazı içeriğinde ise Dicle Üniversitesindeki bazı öğretim üyelerinin isimleri ile bu şahısların irticai faaliyetlerinin rapor

halinde düzenlendiği, son bölümde ise “söz konusu mektup 24 Şubat 2004 günü ………………………..

değerlendirilmek üzere Gnkur.Bşk.lığma gönderilmiştir” ibaresinin yer aldığı görülmüştür.

“Elazığ Fırat Üniversitesi” isimli Word dosyasında; Fırat Üniversitesinin mezuniyet gecesiyle ilgili rapor, gecedeki etkinliklerin ideolojik olarak bir değerlendirmesinin yapıldığı görülmüştür.

“Elazığ Fırat Üniversitesindeki irticai yapılanma jandarma”’ isimli Word dosyasında; Elazığ Fırat Üniversitesindeki İrticai yapılanmadan bahsedildiği, görevli öğretim üyelerinin isimlerinin verildiği, ideolojik konumlarının yazıldığı, rapor halinde hazırlandığı görülmüştür.

“G.Antep üniversitesi” “G.Antep Üniversitesi 10-09-02″ isimli Word dosyalarında; 07.02.2002 tarihli, Gaziantep Üniversitesindeki uygulamalar başlıklı bir belge olduğu, Öncesi: başlığı altında “2001 yılanda,G.Antep Üniversitesi’nde, irticai yapılanma olduğu yolunda aynı içerikli iki adet ihbar mektubu alınmıştır. Mektuplar komuta katma arz edilmiş, 1 Ad.i Gnkur.Bşk.lığma gönderilmiş diğeri ise gönderilmeye gerek görülmemişidir.” Şeklinde yazdığı, Alman Duyum başlığı altında “G.Antep Üniversitesi’nden bir grup laik öğretim üyeleri adına, Gaziantep Garnizon Komutanlığına gönderilen mektup” dan bahsedildiği, bu konuda yapılan araştırmanın yazılı olduğu, Değerlendirme bölümünde ise “2 nci Or.K.lığmca; yapılan incelemede, üniversitede her hangi bir kanunsuz uygulamanın olmadığı, Mektupların, yolsuzluk yaptığı için haklarında soruşturma açılan ^ah^lar tarafından gönderildiği, değerlendirilmiştir.” Şeklinde rapor olduğu göriilmügif^ ^ ^^,

“Malatya Darende İlahiyat Fakülteşr\ isimli “4toıSl dosyasında; Hürriyet

Gazetesinin bir haberiyle ilgili Darende ilahiyat Fakültesinde yapılan araştırma olduğu, Jandarma Genel Komutanlığının değerlendirmesinin yer aldığı, son bölümde “Sonuç olarak; fakültenin irticai amaçlı vakıf ve derneklerin etkisinden kurtarılabilmesi için, il merkezine nakledilmesi ve yöneticilerinin değiştirilmesinin zorunlu olduğu kanaatine varıldığı” şeklinde bir rapor olduğu görülmüştür.

“Lojmanl oy” “lojman oy” “LOZMAN Oy” isimle Word dosyalarında; Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Başkent Üniversitesi Personeline ait lojmanlardaki, AKP, CHP, SHP, MHP, DYP oy dağılım oranlarını gösterir çizelge olduğu,

“Mlatya Üniversitesi” isimli Word dosyasında; 24 Ocak 2002 tarihli belge olduğu, Malatya İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesinde görevli bir Prof Dr. la ilgili araştırma raporu olduğu, irticai, ideolojik görüşleriyle ilgili bilgilerin yer aldığı görülmüştür.

Ayrıca şüpheli Sevgi ERENROL’a ait olan ve Emniyet Müdürlüğünce (24) ile numaralandırılan OKY JAPAN marka, CD içeriğinde yapılan incelemede:

CD’de bulunan “SELÇUK 29-04-2005 sayfa l-24.doc”, SELÇUK 29-04-2005 sayfa 25-39.doc”, “SELÇUK 29-04-2005 sayfa 40-41.doc”, SELÇUK 29-04-2005 sayfa 42-48.doc”, “SELÇUK 29-04-2005 sayfa 49-51.doc” isimli bir MS Word dosyası içerisinde:

Selçuk Üniversitesinde görev yapan profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi vb. unvanlara sahip öğretim üyeleri gerekse üniversitenin yönetim kadrosunda bulunan şahısların ideolojik anlamda Köktendinci, Nurcu, İrancı, Hizbullahçı, Selefiyeci, Rufai, Vahhabi, Bin Ladinci, İrticacı, Hak Yolcu, Kaplancı, Ülkücü gibi (??????? Sayıda) öğretim görevlisinin sınıflandırmalara tabi tutulduğu,

Şüpheli Habib Ümit SAYIN’m Fener Yolu Müderris Ziya Bey Sokak No:5/3 sayılı adresinde yapılan aramada;

1 ‘den 105’e Kadar Numaralandırılmış Dokümanın (40) numarası verilen sayfasında; Eski YOK Kurul üyeleri ve denetleme kurul üyelerinin ideolojik fikirlerine göre kategorize edildiği,

Şüpheli Doğu PERİNÇEK’ in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisinin genel merkezinden elde edilen Princo marka CD içersinde Fırat Üniversitesinin kuruluşu, yapısı, kaç fakülte, kaç yüksek okul olduğu, öğrenci kapasitesi ve kadrolarından bahsedildiği, (28) profesör ve doçent hakkında, milliyetçi, muhafazakâr, rektörlük seçimlerinde menzil grubuna bağlı gruplarlarla hareket ettikleri, tarikat ve cemaat bağlantılan, hangi üniversitelerden mezun oldukları, mastırlarını nerelerde yaptıkları, siyasi görüşleri, hangi sivil toplum kuruluşları ile hareket ettikleri, bulundukları görev yerlerindeki akademik kadroların görüşlerinin belirtilerek ideolojik düşünce ve fikirleriyle ilgili olarak istihbarı çalışmalar yapılıp fişlendikleri,

16 numaralı Gİf dosyalan içersinde, Fırat üniversitesinde yapılan fişleme çalışmalanyla ilgili, akademik kadronun %90’m sağ görüşlü olduğu, bu görüştekilerin de milliyetçi, muhafazakâr, nurcu, Nakşi, kadirive benzeri gibi aynmlar yapıldığı, rektörün kadro alımlannda herhangi bir etkisin olmadığının, akademik kadrolann araştırma görevlilerinden seçilerek alındığı, çıkar ilişkilerinde ideolojik düşünceye göre hareket edildiği, yapılacak rektörlük seçimlerinde TİSAV in belirleyici rol üstleneceğinin genel olarak değerlendirildiği görülmüştür.

17, 18, 19, 110, 111, 112 ve 113 numaralı Gİf dosyalan içersinde, Fırat üniversiten görevli (220) profesör, doçent ve yardımcı doçentin liste halinde isimlerinin ve görev yerlerinin yazdığı, isim ve görev yerlerinin karşısında ise, muhafazakar, nurcu, Nakşi, F.G grubu, sağ görüş, milli görüş, cemaate yakın, mason ve benzeri şeklinde ideolojik düşünce ve fikirleriyle ilgili olarak istihban çalışmalar yapılıp fişlendikleri, tespit edilmiştir.

Ele geçirilen dokümanlarda, ideolojik sınıflandırmanın yapılmış olması örgütün, öncelikle sızma ve kadrolaşma faaliyeti içerisinde bulunacağı-üniversite içerisinde fişleme ve


durum tespiti yaptığını, ilerleyen safhalarda ise ideolojik olarak kendilerine yakın hissettikleri öğretim görevlilerini kendi bünyelerine katma girişiminde bulunduklarını göstermektedir.

Ankara ilinde ki “Cumhuriyetin 80. yılı” kutlamaları çerçevesinde düzenlenen gösteri, yürüyüş ve miting ile ilgili belgeler ve görüntülere bakıldığında;

25 Ekim 2003 tarihinde Ankara Üniversitesi rektörü N. A. başkanlığında 7 kişiden oluşan düzenleme kurulu tarafından Cumhuriyetin 80. yılı kutlamaları kapsamında gösteri, yürüyüş ve miting düzenlendiği, bu mitinge çeşitli üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına mensup şahısların katıldığı, kalabalığın Celal Bayar Bulvarı üzerinde toplanıp, Tandoğan Meydanı ve Anıt Caddesini takiben Anıtkabir’e kadar yürüdüğü,

Bu yürüyüşte “ORDU GÖREVE, ATATÜRK GENÇLİĞP’ yazan pankart ve dövizlerin taşındığı, gösteriye diğer şahısların yanı sıra dönemin İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’mm da katıldığı,

Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen tutanaklarda “Ordu Göreve, Atatürk Gençliği” ibareli dövizi taşıyan kişilerden bir kısmının İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Dilek BİLGİN, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Okan ERSOY olduğu,

Ayrıca istanbul Üniversitesi öğrencilerinden Utku Umut BULSUN, İsmail BOSTANOGLU, Nur ARSLAN, Onur Güneş AYAŞ, yüksek lisans öğrencisi Özgür BINNUR, araştırma görevlisi Ali Emre ÖZSOY ve Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi Can Berk BİRGÜL ile Engin GİRGİN’in de gösteriye katılan şahıslardan olduğu tespit edilmiştir.

Yine görülmektedir ki Ergenekon Terör Örgütü “LOBİ” dokümanının 2.bölüm “POLİTİKA” başlığı altında;

“…Lobinin prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içersinde yer almaması gerektiği, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalması gerektiği..” şeklindeki tespit doğrultusunda hareket etmekte ve mevcut rejim içerisinde Türk Silahlı Kuvvetlerini bile menfur emellerine alet etmekten kaçınmamaktadır.

Çünkü örgüt üniversitelerin toplumun provokatif eylemlere en açık kesimine sahip kişiliklere sahip olduğunun farkındadır ve bunu her fırsatta kullanmaktadır.

Şüpheli Emin GÜRSES’in 25.02.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;

Sakarya Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünde Profesör olarak ders verdiğini Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Ümit SAYIN, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ve Kemal KERİNÇSİZ isimli şahıslan tanıdığını, Sevgi ERENEROL’un Patrikhanede verdiği toplantılara katıldığını, ŞENER ERUYGUR ile alakalı dosya hazırlandığını basından duyduğunu, ERGÜN POYRAZ’da bulunan belgeler ve arşivlerin Şener Paşanın verdiğini duyduğunu, bunu da ERGÜN POYRAZ ile SEVGİ’ nin kilisesinde tanıştığı zamanda kendisine bazı dosyaların nereden aldığını sorduğunda Jandarmadan aldığını anlattığını beyan etmiştir.

Şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROGLU’nun 23.03.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;

Ergenokon terör örgütü üyesi olmak ve hükümete karşı silahlı isyana tahrik suçlaması ile alakalı olarak dosyada mevcut iletişim tutanakları ve evinde çıkan belgeler sorulduğunda; Emniyette susma hakkmdı kullandığını, herhangi bir suç işlemediklerini, örgüt üyesi olmadıklarını beyan ederek susma hakkını kullanmıştır.

Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesindeKemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi isimli belgeyi kendisinin yazmadığını, Milli Anayasa Bildirgesinin, İstanbul Ulusal StoJej^Merkezi Başkanı emekli general Servet Cönıert’in önderliğinde yürütülen 3 aylık ça^^^sgnv^hazırlandığmı, Siyasetçiler,


E.Generaller, Öğretim üyeleri, Yüksek Bürokratlar, E.Subaylar, E.Emniyet Müdürleri, Kitle örgütü yöneticileri, Sanatçı- Yazar- Sporcuların bildirgeyi imzaladığını,

14.01.2008 günü saat:18.11’de Güler KÖMÜRCÜ ile İbrahim Hakkı AŞKAR arasındaki telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu toplantıların, eski Bakanlardan Kamuran İNAN, Eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ufuk SÖYLEMEZ, Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet HABERAL ve Prof. Dr. Hasan EREN’ in inisiyatifi ile başlayan ve basma açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantılan olduğunu, çeşitli partilerden şahsiyetler, Üniversite öğretim üyeleri, Orgeneraller, kitle örgütleri yöneticilerinin katıldığını, bir eşgüdüm kurulu olduğunu, çalışmaların yasal olduğunu, Milli Güçlerin birleşmesinin, Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve Haçlı irtica tarafından kaygıyla karşılandığını,

“CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; “Fırat Üniversitesi – İrticai Kadrolaşma” isimli klasörün içersinde (14) adet resim belgesinin olduğu, bu resim belgelerinin içersinde Fırat Üniversitesi hakkında bilgilerin olduğu, üniversite görevlilerinin isimlerinin olduğu, bazı görevlilerle ilgili ayrıntılı açıklayıcı bilgilerin yazdığı, diğer sayfalarda liste şeklinde isim listesinin olduğu, isimlerin karşısında unvanlarının ve bölümlerinin yazdığı, ayrıca her ismin karşısında “Sağ görüşlü, muhafazakar, nurcu, F.G. grubu., Süleymancı, Ülkücü” şeklinde sınıflandırmalar yapıldığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; İnternette her gün çeşitli kurumlarda irtica örgütlenmesi veya farklı fikir akımlarının mensupları bu konularda raporlar ve listeler devamlı dolaştığını, belgeyi hatırlamadığım beyan etmiştir.

Telefon Görüşmeleri:

Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün görüşmeleri:

Tape:1151, 31.12.2007 günü saat:11.43’de Veli KÜÇÜK ile Namık MURADOV arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

NAMIK’ın “Ben Namık MURAT Kölnde sizle görüştük DAK kongresinde bir hoca var idi hatırlıyorsunuzsa” “Evet Hocam ben geldim İstanbul’a yerleştim artık ev aldım buradan” “Evet sizinle bir müsait bir zamanda görüşmeyi isterdim” dediği

Tape:1152, 31.12.2007 günü saat : 12.52’de Veli KÜÇÜK ile Osman Metin ÖZTÜRK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Veli KÜÇÜK’ün Giresunda görevli olduğu dönemde, Osman Metin ÖZTÜRK’ün Kırıkkale Üniversitesinden Doçent olarak geldiğini anlattığı ve kendisini tanıttığı, o dönemle ilgili “SİZİN GÜZEL BİR JESTİNİZLE ORDA KALDIM İKİ GÜN EFENDİM, ŞİMDİDE ALLAH BİZE NASİP ETTİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNİN REKTÖRÜ OLDUM EFENDİM” “…kendimi unutturmayayım efendim size tekmil vereyim” dediği Veli KÜÇÜK’ünde Karadenize geleceğini sösylediği, Osman Metin ÖZTÜRK’ün üniversite bünyesinde bir Osman Ağa sempozyumu hazırlayacaklarını söyleyerek davet ettiği ve “Ben o konuda sizin izniniz olmadan bir adım atmayayım dedim” “Her zaman emrinizde hizmetinizdeyim” dediği Veli KÜÇÜK’ün de ziyaretine geleceğini söylediği,

Tape:1154, 31.12.2007 günü saat : 20.28’de Veli KÜÇÜK ile Mustafa ….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Veli KÜÇÜK’ün “Bugün beni şey aradı ordan, Rektör ..o yeni gelen çocuk aradı” dediği, Mustafa’nın “… Osman Metin ÖZTÜRK mü?” diye sorduğu Veli KÜÇÜK’ün de doğrulayarak kendisini iyi tanıdığını söylediği ve üniversitede yapılacak sempozyumdan bahsettiği, Mustafa’nın da “Ne kadar güzel olur paşam ya, sen bi gel de şu belediye seçimi de konuşuruz, işi yaparız, alalım şunlardan belediyeyi” dediği,

Tape: 3251′ da kayıtlı 31.12.2007 tarihinde spfel^52 sıralarında VELİ KÜÇÜK ile OSMAN METİN ÖZTÜRK isimli şahsın yapm^5uğ»^fon görüşmesinde OSMAN METİN ÖZTÜRK’ÜN, “KOMUTANIM JuRASl^^g^ EMRİNİZDE VE

HİZMETİNİZ DE ONU ÖZELLİKLE ARZ EDEYİM”, “BENDEN NE EMREDERSENİZ”, “HER ZAMAN EMRİNİZDE HİZMETİNİZDEYİM” şeklinde Gresun Üniversitesi rektörü OSMAN METİN ÖZTÜRK Veli KÜÇÜK’ü arayarak emrinde olduğunu ve bağlılığını bildirdiği anlaşılmıştır.

Şüpheli Emin GÜRSES’in görüşmeleri:

Tape:1548, 22.01.2008 günü saat : 11.55’te Emin GÜRSES ile S. İ. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Emin’in “Muhtar sende şey var mı HaberTürk televizyonu” “Veli KÜÇÜK’le beraber birçok adamı içeri aldılar.” “Bi bişey var hem de öyle mesela Güler KÖMÜRCÜ var gazeteci. Onu da almışlar hiç bunlarla bi ilişkisi yok. Demek ki mesela benim bildiğim bi ilişkisi yok. Biçok toplantıya ben gittim. Hiçbir zaman Güler KÖMÜRCÜ’yü orda görmedim. Bunlar gizli toplanıyorlar diyor. GİZLİ TOPLANTILARDA BİLE GÖRMEDİM GÜLER KÖMÜRCÜ’YÜ. Demek ki bunun harince benim gitmediğim bunlar ayrı bi iş çeviriyorlar.” Dediği, X Şahsın “Şimdi ben bu konuyu açtım vatandaşa. Burdaki telefonlarına onlar bile paravan. BANA VERİYOR CEP TELEFONU ŞUNLA GÖRÜŞELİM. Diyorum senin yasallağm nedir? Ben devleti temsil eden biriysem, ben devletten hizmeti vatandaşa ulaştırmam lazım.” “Bu dedi paraylan olur. Dedim nasıl paraylan olur ya. Devlet dedim ona hizmeti dedim bedellen satar mı halkına dedim ya. Bu devlet olmaktan çıkar dedim ya. Bu dedim özel şirket midir dedim ya. Böyle bişey var ben bunu kime, ben sana bunun fotokopilerini istersen fakslıyayım.” Dediği, Emin’in “Ya bunu Emniyete sorsana bu… nedir diye.” Dediği, X Şahsın “Bu Emniyetlen ya bu neyse telefonla konuşulmayı da.” “BEN BUNU ŞEYE YOLLAYIM MI ÇÖLAŞAN’A?” dediği, Emin’in “ÇÖLAŞAN’a gönder. Mustafa BALBAY’a gönder. Cumhuriyetten ikisi ikisine de gönder …onlar beraber…” dediği

Tape:1550, 22.01.2008 günü saat : 14.40’ta Emin GÜRSES ile Devrim…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre sohbet ettikten sonra Emin’in “Sami Sami Hoştan’la Sevgi Erenerol’ün ne ilişkisi var?” “Veli paşa Veli paşayla Sevgi Erenerolle Güler Kömürcü’nün ne ilişkisi var?” “HOCAM BEN BUNLARIN BÜTÜN TOPLANTILARINA KATILDIM.” “…Sevgi’nin yaptığı toplantılarda özellikle Kilisede yapıldı. Bu toplantı Karaköy’deki Kilisede. O Kilisedeki toplantıda hiç bi zaman ben o Kuvayi Milliye, onlar CIA ile bağlantılı. Bi iki tane Kuvayi Milliye örgütlenmesi var.” “O Albay falan onlar, onların yanımıza geldiğini hiç görmedim.” Dediği, Devrim’in “SEN NERDESİN?” diye sorduğu, Emin’in “BEN EVDE DEĞİLİM, BAŞKA SİYERDEYİM.” “.. Sevgi’nin yaptığı tek şey Muzaffer Yüzbaşıyı gidip ziyaret etmek. …Danıştay Meselesiyle bunun ne işi var. Danıştay Meselesinin arkasmda İsrail’in olduğunu aylardır söylüyoruz ve bu konuda şahitler çıktı. Şahitleri bile Savcılık dinlemedi.” Dediği, Devrim’in “Ya burada ciddi bi hegemonya savaşı var.” Dediği, Emin’in “Ya Türkiye’de içerde karşılıklı savaş var. Bunun dış bağlantısı da var. Nasıl ki Sedat Peker’in içeri atılmasını isteyen Amerikan Büyükelçisidir. …Bunların da başka bi bağlantısı var.” Dediği

Tape:1551, 22.01.2008 günü saat: 15.49’da Emin GÜRSES ile A. F.A. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre Veli KÜÇÜK ve diğer şahısların yakalanmaları hakkında görüştükten sonra, Emin’in “İlginç bir şey, bana haber verdiler. Seni de alırlar ortadan kaybol diye. Alanın da anasını almayanın da anasını dedim. Amma koyduğumun herifleri…” dediği,

Tape:1553, 22.01.2008 günü saat : 16.49’da Emin GÜRSES ile Ü. K. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;


Emin’in “…Başka sıkıntılar da çıktı şimdi.” “YA BU TOPLADILAR BİZİM BÜTÜN ŞEYLERİ.” Dediği, X Şahsın “Tamam hocam var mı bizim yapabileceğimiz bir

şey hocam.” Dediği,

Tape:1556, 23.01.2008 günü saat: 17.49’da Emin GÜRSES ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre yakalanan şahıslar hakkında yorumlar yaptıktan sonra Emin’in “Karıştırmak istiyorlar. Beni aradılar bugün. Hoca seni almadılar mı içeriye. Alanında amma koyayım almayanmda amma koyayım. AMA DEDİM BENİ ALIRLARSA İÇERİYE BİLİYORLAR AMERİKAN VE İSRAİL BÜYÜK ELÇİLERİNİ HAVAYA UÇURMAK İÇİN BİZİMKİLER HER ŞEYİ YAPACAK. Bende dedim telefonlarım dinlensin dedim. Bunu da kayıt etsinler dedim. Gazetecilere söyledim. …Adam Veli Paşanın elini öptü diye hapse alıyorlar onu dedim. Ben Veli Paşayı her gördüğümde elini öpüyorum benim resmimi çekin.” “Ya kimin elini kimin sikini öpeceğime siz mi karar vereceksiniz dedim ya.” dedikten bir süre sonra, “…Muzaffer yüzbaşıyı içerden çıkarmak için biz bir girişimde bulunduk. Çıkaracaktık. Muzaffer yüzbaşıyı içerden tam çıkarma girişiminin içine girdik bu operasyon patladı.” dediği, “Bunlar geldiler bir As subayın evinde 10 tane bomba bulunmuş, onlara bağladılar. Bu As subay dediğiniz adam normal değil deli. Bunun arkasındaki güç başka biri. O EKİBE HİÇ DOKUNMUYORLAR. Geliyorlar bu Astsubayı Sevgi’lerle bağlantılı kılıyorlar. YA BU ASTSUBAYIN SEVGİLER’LE NE İŞİ VAR BU ASTSUBAYIN BAĞLI OLDUĞU EKİP SEVGİLERİN ESKİ ARKADAŞI İDİ SEVGİ BUNLARI KOVDU ŞEYDEN KİLİSEDEN. Onlara bir şey demiyorlar gelmiş Sevgi’yi alıyorlar…” dediği, X Şahsın “Eee arkasında ki kimler vardı hocam onların ki?” diye sorduğu, Emin’in “Ya burda İstanbul’da bir iki avukat grubu var. Türkçüyüm mürkçüyüm diye geçiniyorlar. DALAN’LA BAĞLANTILARI VAR. Bir sürü bağlantıları var alkolik bir ekip.” “Onlara dokundukları yok bu adam alındığı zaman ilk korumasını yaptığı adamın ismini veriyor ve o adama gidip sormuyorlar sen bunla ne işin var diye.” Dediği, X Şahsın “Bir de şey demiş savcı Cumhuriyet Gazetesindeki olayda da bağlantı araştırılacak.” Dediği, Emin’in “Ya olur mu yani bak yani o Cumhuriyet gazetesine bomba atan Danıştay’a gidip bomba atanlarm ekiplerin bir ucu burada Üsküdar’da bulundu. ÇOCUKLAR DEDİLER Kİ BİZ GELİP İFADE VERELİM. BİZE 20 ŞER BİN DOLAR PARA TEKLİF ETTİLER DİYE SAVCI İFADELERİNİ ALMADI YA.” dediği ve bir süre aynı konularda görüştükten sonra Emin’in “…Öcalan ifadesinde bize bir gün dedi ki. Yav dedi siz dedi bilmiyorsunuz bir şey. Ben köylere giderim, Kürtlerin bana tabi olmasını sağlamak için o köyden bir kaç tane adam bulurum. Böyle yiğit onları öldürtürürüm, der ondan sonra bütün köy bana tabi olur tapar. Çünkü bizimkiler güçten anlar. Şimdi bu ekipte güçten anlar. Bunlar korktuğu zaman sen ağısın paşasın ama sen bilsinler ki senden güçlüdürler hiç acımazlar.” “Kültür o kültür adamın kültürü öyle.” “…Şimdi ben komutanlara Harp akademisinde söyledim. Ben olsam başörtüsü maşörtüsü serbest ister götünüzü açın ister anımızı açın başınızı ne ederseniz edin serbest. ONDAN SONRA DERİM Kİ EKİPLERE KARDEŞİM KAVGAYI BAŞLATIN. MİLLET BİRBİRLERİNİ YESİNLER BİR BUNU YAPARIM. Bak tam zamanıdır, bırakacaksın birbirini yesin millet. Ondan sonra Tayyib oradan çıksın altından.” dediği,

Tape:1561, 28.01.2008 günü saat : 20.59’da Emin GÜRSES ile Mustafa…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Mustafa’nın “Telefonlaşmaymca insanm aklına kötü kötü şeyler geliyor ya. Şu telefon hemen çaldı mı aç ya.” Dediği, Emin’in “Hocam bu telefonun bende kayıtlı değil. Bende iki tane kayıtlı telefonun var. BU BAŞKA BİR ŞEY HER HALDE.” Dediği, Mustafa’nın “Bu ya işte bu bir öbürü var ya.” Dediği.* daha sonra Emin’in “Vallahi telefonda bir şey söylesem sana bizimkiler hemen kayıt ediyorlar. Hemen gidiyor eski

Trabzon Emniyet Müdürüne. O İstihbarat Daire Başkanı olmuş. O Amerikan Büyükelçiliğine soruyor. Ondan sonra Tayyip Erdoğan’ın önüne gidiyor. Tayyip Erdoğan üzerlerini çiziyor. Bu uygundur bu değildir diye felaket bir şey ya.” Dediği, Mustafa’nın “Bunlar geçecek ya.” Dediği, Emin’in “Sen başkasın. Perinçek ile konuşuyordum. Mesaj başka şimdi. Bizimkiler dinliyor dinlesinler kayıt etsinler.” “Sen şimdi Sami Hoştan’la o bin başı Öztürk var. Bide Astsubay var biliyorsun.” “Bunların üçü zaten Kriminal bunlar her türlü pisliğin içindeler.” “Bunları alıyorsun koyuyorsun Sevgi hanımla yan yana. Şimdi bu kadar bu kadar olmaz yani şimdi o bin başı zaten onun elinde on tane kimliği var CIA kimliği var. Rediyo Free yurop kimliği var. Mit kimliği var asker kimliği var. Fransız oturma kimliği var. Her şey var adamın elinde.” Dediği, Mustafa’nın “Bu hangisi o bin başı dediğin Zekeriya mı?” dediği, Emin’in “Binbaşı Öztürk diye biri var bir tane.” Dediği, Mustafa’nın “Zekeriya ÖZTÜRK” dediği, Emin’in “Şimdi bu adam bulaşık bir adam. Ruh salığı bozuk. Zaten onun için uzaklaştırmışlar ordudan…” “.. .Ben Veli paşanın Sevgi’nin her toplantısına katıldım hemen hemen ne bu binbaşıyı gördüm. Orda bir gün bin başı geldi. Bir defa bir toplantımıza Necati Özgen paşa bunu kovdu.” “Yani Özgen paşa kovdu bunu. Hem de bu hakaretlere bağırarak kovdu üç kişi ile beraber gelmişti. Şimdi bunu başından beri söylüyor. Bugün Aydınlık başlık atmış ajan provakötür budur diye.” Dediği, Emin’in Ayrıca “Yalnız şeyi unutma eğer imkan varsa ADD BAŞKANI ŞENER ERUYGUR PAŞAYA HABER GÖNDERİN.” “EMNİYET TEŞKİLATINDA ONLA İLGİLİ DOSYA HAZIRLANIYOR.” “BUNU TELEFONDA SÖYLÜYORUM DUYSUNLAR DİYE.” “…Ergün Poyraz’a bu belgeleri arşivler kapalı olduğu için Ergün Poyraz normal olarak bu belgelere ulaşamıyor.” “Ergün POYRAZ da bu belgeleri Şener Paşanın verdiği, onun aracılığı ile verildiği söyleniyor.” “Genel paşa hakkında bir savcılık fezlekesi hazırlanabilir onun için söylüyorum.” Dediği, bir süre sonra Emin’in “Bak PERİNÇEK bana bir belge gösterdi. 96 yılında Veli KÜÇÜK açıklama yapmış. Eşref BİTLİS’İ öldüren Amerikalılardır diye.” “Ondan sonra dedi Veli KÜÇÜK üzeri çizilmiştir dedi.” “Bunu Perinçek söyledi.” “Veli paşayı alıyorlar diyorlar ki kamu oyuna biz generalleri de alırız. Ondan sonra itler Sevgi’yi aldılar. Dediler ki Türkçü Mürkçü tanımayız alırız.” “Ondan sonra gittiler Güler’i aldılar. Dediler ki gazetecilere, bakın ha hiç affetmeyiz. Hemen televizyonda görüyorsun SKYTURK’te şeyin bile yayını programı durduruldu Yalçın KÜÇÜK’ün.” “…bunlar çok profesyonel. Hemen iki tane maliyeci gönderiyorlar. Sen uğraş bakalım diyorlar bu mali işlerle.” “…Millet bana soruyor, bir şey yapmıyor musunuz diye. Ben dedim ne yapacağız Savcı bu memleket de bir savcı çıkıp Genel Kurmay başkanının hakkında Dev sol idanamesi gibi fezleke hazırlıyorsa ve bu sadece bu savcıyı görevden atıyoruz da arkasında bu Fezlekeyi hazırlayıp ona verenlere hala görevdeyse olacağı budur adamlar bakıyorlar tepki ne.” Dediği, Mustafa’nın “Ferhat SARIKAYA’yı diyorsun dimi.” Dediği, Emin’in “Tabi ya ona o dosyayı hazırlayan başbakanlık müsteşarı ve iki tane adalet bakanlığı görevlisi.” “…ben bunları yukarıya söylüyorum. Sabah akşam Harp akademilerini ben uyarırsam. Bunları genç kurmaylara söyleme diyorlar bana… bir tane komutan geldi. Öyle şeyleri genç kurmaylara söyleme. Dedim sayın paşam beni buraya çağırdınız. Ben ders anlatıyorum. Dersimin adı ne: Globalleşme ve Güvenlik. Güvenlikle ilgili olan her şeyi konuşurum ben. Öğrencilerde bana sorduğu zaman cevap veririm. O zaman bir yazı yazarsınız. Dersiniz ki Emin GÜRSES artık Harp Akademilerinde ders vermiyecektir. Bende giderim dedim fark etmez. Ben zaten buraya hatırınız için geliyorum dedim. Burda genç öğrencilerim boş kalmasınlar diye…” “Siz Sevgi hanımı içeriye atıyorsun. Telefonda konuştuğu şu ya; bu Hrant Dink’e iyi oldu. Uyan oldu bunlara bundan dolayı kadını içeriye atıyorsun.” “…Gladyo örgütlenmesi Ordunun içinden çıkarılıyor. Emniyet teşkilatında yayılıyor. …Bu işi emniyet teşkilatında yapacak onun üzerine yapıyor. Şimdi İstihbarat daire başkanlığına da Trabzon Emniyet..] gitmesi de ordandır.” Dediği ve bir


süre aynı konularla ilgili yorumlar yaptıkları, daha sonra Emin’in “.. .Öcalan’m bize söylediği Kürtler nasıl tepki verirler. Öcalan içerde bize şöyle önce bir yavaş yavaş itelersin diyor. Baktın tepki yok ha bunlar korkuyorlar üzerine daha çok gidersin. Şimdi aynısı yöntemi bize uyguluyorlar. Diyorlar ki üzerlerine mi gidelim bakalım tepki var mı tepki yoksa daha ileri gideriz. Onun için Jandarma Genel komutanlığına bu haberi ben söyledim. İletsinler diye hem de ilginç yani adam ADD Genel Başkamya şimdi.” “Ha ADD genel başkanı olduğu için ADD genel başkanlığına biz fezleke hazırlıyoruz. Jandarma genel komutanlığı diye hazırlıyor demiycek tabi.” “Bu da çetenin içinde çetenin bir ucu şeyde kitap yazmış hapiste. Bu çeteye bu bilgileri sağlayan jandarma eski genel komutanı. Sevgi hanımla bağlantılı. Ergün Poyraz her gün Sevgi hanımın yanında, her gün onunla konuşuyor. Sevgi hanımda Chat den dolayı hapiste olduğu için bu bağlamda Jandarma genel komutanlığına gidiyor diye bir açıklama çıkabilir.” “.. .Yıllardır yani fikir öğrendiğimiz bir insan diyor ki, ya komutan artık emekli paşalar mı … darbe yapıyor diyor yani herkes tiye alıyor artık yani şeyleri.” “Hocam asker yapmayacak. Asker mesela PERİNÇEK’TEN hep uzak durdu. KARDEŞİM PERİNÇEK GİBİ BU KONULARDA PROFESYONEL BİR ADAM BU İŞTE BU ÖRGÜTLENMEDE … OY VERECEKSİN. Ben niye bu böyle adamları harcayayım. Ben işin içinde olmam ama bu işte önünü açarım. Öyle bir sürü örgütlenmeler var. Türkiye de silah üzerine o tür yemin edenler değil PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert.” “Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasmlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul’u diyor, bak böyle konuşuyor.” Dediği, Mustafa’nın “…Tarikatlaşma gibi bir şey var o da o zaman Perinçek de tarikat gibi yani” “Kuvvayi Milliye, gazete yazıyor ama Zaman Gazetesi, Yeni şafak Gazetesi, Sabah Gazetesi, Star Gazetesi. Kuvvayi Milliyeciler, Ergenekoncular, Ulusalcılar, Milliyetçiler, Türkçüler bunlar hepsi Ergenekon terörist örgütünün içindedir hocam.” ve uzun bir süre gündemdeki konular hakkında yorumlar yaptıkları

Tape:1563, 29.01.2008 günü saat : 14.03’te Emin GÜRSES ile A. A. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Aralarında bir süre Ergenekon Terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyon ile ilgili medyada çıkan bir haber üstüne konuştuktan sonra; Emin GURSES’in “Veli paşanın şeyinde telefonun da adın var diyor. Senle konuşuyormuş. Dedim ki Veli paşayla ben konuşuyor değil, elini bile öpüyorum. Siz dedim resmimi çekin dedim…” dediği,

Tape:1568, 27.01.2008 günü saat : 23.17 de EMİN GÜRSES ile BÜLENT..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

EMİN GÜRSES’ in “İyidir hocam bugün Perinçek’in bi toplantısı vardı Kadıköy’de. Kadıköy’de vallahi 800-900’ün üzerinde insanlar tıklam tıklım ayakta koridorlar her yerler merdivenler ilk defa bu kadar bi toplantıda bu kadar insan olduğunu gördüm.” dediği, bir süre aralarında gerçekleştirilen bir operasyon hakkında kamuoyunun verdiği tepkiyi konuştuklan, Emin GURSES’in “Bugün Perinçek bir şey çıkarda Aydınlığın 1996 senesinde Veli KÜÇÜK’ün bi açıklaması var. Diyorki Eşref BİTLİS Paşayı Amerikalılar öldürdü.Ondan sonra bu Veli KÜÇÜK’ün üzerini çizdiler..Bunuda bunuda bunuda şey gösterdi Perinçek gösterdi çok güzel bi toplantıydı ilk defa böyle bi toplantı …. MUMCU’da vardı Uğur MUMCU’nun kardeşi….” “….Zaten bugün bi haber geldi PERİNÇEK kulağıma fısıldadı Sakarya Bölgesinde operasyon yapabilirler. Beni alacaklar başka kim var orda alacaklar neyapacaklar. Sikeyim analarını gelsinler alsınlar.” dediği,

Tape:1569, 06.02.2008 günü saat : 22.37’deEMÜS,GÜRSES ile ŞENER..? isimli
şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Aralarında Piri Reis isminde kurulacak bir üniversitenin kurulması hakkında konuştuktan sonra Şener’in “Abi sana bi bomba gibi haberim var Kemal GÜRÜZ’ün konuşmasından haberin var mı?” dediği, Emin GÜRSES’in “He şeyi … Davut DURSUN’un demi.” Dediği, Şener’in “Davut’u değil Musa’yı da söylemiş He demiş Sakarya Üniversitesinde 2 tane şerefsiz demiş bunları organize ediyo başörtüsünün alehine lehine …atıyorlar birisi Musa TAŞDELEN birisi Davut DURSUN.” dediği, Emin GÜRSES’in “Kemal GÜRÜZ gücü yok ama daha.” Dediği, Şener’in “Nasıl gücü yok abi ya ONLAR DERİN DEVLETTİR YA. Kemal GÜRÜZ bi zaman Ülkücüydü, bi zaman Mason, Demirel’in sağ kolu.” dediği, bir süre sonra Emin GÜRSES’in “Ben zaten …

veriyordum Doğu PERİNÇEK’e verecem adayları …. burdan …………………….. vardı şey … ona

verdim.” dediği, Şener’in “Yav dürüst olsun ne olursa olsun ben pazartesi günü şeye gittim üniversiteye sizinle görüştük.” dediği ve bir süre bir üniversite öğretim üyesinden bahsettikten sonra, Emin GÜRSES’in “Ya hocam Anadolu’da işte Üniversite bu kadar oluyo işte.” Dediği, Şener’in “Ya Anadolu’da ne olacak ya hepsi şerefsiz bunlar ya yav kendi hocalarını mahvettiler bak Çallı Çallı’yı ekarte ettiler ya.” dediğive görüşmenin aynı konunun

Tape:1572, 13.02.2008 günü saat :11.56′ da Emin GÜRSES ile M. T. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

…. M.T.’in “Hocam şimdi bu Alparslan’ın babası aradı. Dedi ki Mehmet Bey tutuklu sanıklardan birisi yeni ifade verecekmiş dedi. Dedim valla haberim yok. Şunu diyecekmiş; DANIŞTAY SALDIRISINDAN ÖNCE GASTECİ ARAMIŞ SÖYLEMİŞ, TARAF GAZETESİNDEN. Danıştay saldırısından 20 gün önce Ataşehir’de toplantı yaptık, toplantı yapıldı. DANIŞTAY SALDIRISININ TALİMATINI VELİ KÜÇÜK VERDİ. Şimdi Aykut’ta annesiyle haber göndermiş bana. Dün görüştüm ben akşam. O tutuklulardan Osman YILDIRIM var. Kahveci olan çocuk, o Karslı mı ne. Ondan sonra o demiş ki ben sizi kurtarırım. Süleyman’la seni ama avukatınız gelsin bi danışmam lazım. Acaba o mu verecek dedim bende. Yani bu itirafçı pozisyonuna kendince bir örgüt şey yapıp pişmanlıktan yararlanmak için şey yapıp acaba Veli KÜÇÜK’e mi şey yapacak yani.” Dediği, Emin’in “Herhalde yani Veli KÜÇÜK Danıştay’a baskı yapın diye yani Veli KÜÇÜK aklını yitirse bile demez onu ya. Ya buna demişlerdir ki böyle bi şey yaparsan biraz daha ufaktan kurtarırsın diye demişlerdir herhalde.” dediği, M.T.’in “Süleyman’ın delili ne ya Allah Allah Aykut’un şeyin Alparslan’ın ben bomba aldım demesi hocam başka bir şey yok ki. Yani DGM’ler böyle çalışır hocam o zaman bugün biz dosyayı bitireceğiz diye gidiyorduk bitmez otomatikman Ergenekon’a eklerler burayı.” dediği, Emin’in “Yazık ya yani mahkemeler böyle işliyorsa yazık yani Veli KÜÇÜK’ün böyle demesi için deli olması değil ölmüş olması lazım.” Dediği,

M.T.’in “Takip et hocam bakalım bi duruşmayı yapsınlar. Ben sana çıkmcada bilgi aktarırım ama enterasan geldi. Sen seviyorsun paşayı.” Dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği tespit edilmiştir.

Tape:1575, 15.02.2008 günü saat:12.23’de Emin GÜRSES ile H. Ç. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

H.Ç.’nun “Ya dedim bu hoca bana kızgın mıdır nedir.” Diyerek görüşmenin başladığı, Emin’in “İyi durumdasm iyi durumda ses çıkarma.” dediği, H.Ç.’nun “ABİ NE YAPTIK BİZ YA BİŞEY YOKKİ YA.” dediği, Emin’in “Bi şey yapmana gerek yok yani Veli Paşalar şunlar bunlar bi şey mi yaptı ?” şeklinde cevap verdiği,

Tape:1584, 18.02.2008 günü saat : 02.42′ de Emin GÜRSES ile H. E. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

H. E.’un “Allah Allah fırsat düşmüş adam konuşuyo konuşuyo adam diyo siz istihbaratçı mısınız 70 milyonun önünde canlı yayında**scn*’iyhmisin ya kafan güzel SEN NE İŞSİN SANKİ BÖYLE HİÇ KONUŞMAMIŞIZ GİBİ HERVŞEYJ SAYDI.” diyerek Emin


GÜRNSES’in katıldığı bir televizyon programında ki bazı konuşmalarından duyduğu endişeyi dile getirdiği, devamında yine H. E.’un aynı gerekçe ile “Sinir oluyorum şeyi bile Alman istasyon şefinin bilmem ne verdiği kartı bile söyledi ya adını da söyleseydin onu nasıl söylemedin hayret” dediği, Emin GÜRSES’in “TEŞKİLATTAN ARADILAR DEDİLER Kİ İRAN MESELESİNİ DE KONUŞ ONU ARADA ONU DA SIKIŞTIRDIM.” dediği, Hande EROL’un “Onlar zaten her şeyi söyletiyor güvenliğe gelince sağlayamıyorlar.Evet telefonumu adresimi her şeyimi gelsinler otursunlar evimde müsait benim söyleyecek çok lafım var da onlara öyle arkamdan iş çevirmesinler bize gelsinler konuşsunlar, ay rahatladım.” dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği anlaşılmıştır.

Şüpheli Sevgi ERENEROL’un telefon görüşmeleri:

Tape :1194, 11.12.2007 günü saat : 10.22’de Sevgi ERENEROL ile Ekrem EKİNCİ arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Ekrem EKİNCİ “Merhabalar ben Profesör Ekrem EKİNCİ Teknik Üniversiteden” dediği, Sevgi’inde yurt dışında olduğunu, ertesi gün kendisini aramasını söylediği tespit edilmiştir.

Tape:1234, 22.12.2007 günü saat : 11.39’de Sevgi ERENEROL ile B. B. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

B. B.’in “Ben Askeri Savcı Bahadır yarbay” dediği, Sevgi ERENEROL’un “Nice mutlu güzel bayramlara” “Daha güzel bir Türkiyede inşallah kutlarız” dediği, B. B.’in “İnşallah, Ergün beyden hiç haber alıyomusunuz çıkmadı değilmi daha …” dediği, Sevgi ERENEROL’un “Ben her pazartesi onu ziyarete gidiyorum” dediği, B. B.’in “Selamımı söyler misiniz” “Hangisinde şimdi hangi Cezaevinde?” dediği, Sevgi ERENEROL’un “Şeyde Kandıra F Tipinde” dediği ve ceza evi ziyaretlerine herkezin alınmadığından bahsettiği, B. B.’in de Savcı olarak kendisinin girebileceğini ancak yanlış anlaşılma olmasın diye gitmediğini anlattığı, devamında “Siz yürekten yanında olduğumuzu söyler misiniz ben onunla çıkışta zaten görüşücem” dediği, ilerleyen konuşmalarda Sevgi ERENEROL’un da Noel Bayramı için davet ettiği, B. B.’in de Sevgiyi bir davete çağırarak “27 Aralıkta Profesör Doktor Aygün AKTAR’la beraber” “… Dumlupınar Üniversitesindeydi” “Şimdi ordan kovdular KTÜ’ye geçti Giresun Eğitim Fakültesinde …” “Yani canmı kurtardı diyelim Azeriydi Profesörümüz” dediği,

Tape: 3113, 24.08.2007 tarihinde, saat: 13:40 sıralarında, Sevgi ERENEROL isimli şahsın, Çe.. EL., isimli şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde; Sevgi ERENEROL’un “….TEK SORUNUMUZ İŞTE BİLİYORSUNUZ ARKADAŞLARIMIZI TOPLAYIP DURUYORLAR YİNE ÖYLE TÜRK OLUNCA KİTAPTA YAZSAN HAPSE ATILIRSIN KONUŞSAN DA ATILIRSIN SADECE MİLLETİ İZLEYİP MİTİNGLEREDE KATILSAN ATILIRSIN ÖBÜRKÜLER SAYIP SÖVERLER BÜTÜN DÜNYA SENİN TEPENE BİNER…” dediği, Çe.. E..’m isimli şahsın da “DOĞRU DOĞRU DEVLET HAİNİ OLUP ÇIKIPTA HEPİMİZ ERMENİYİZ, ERMENİ OĞLU ERMENİYİZ DİYİNCE BİR ŞEY YOK” dediği,

Şüpheli İlhan SELÇUK’un görüşmeleri;

Tape:3886’da kayıtlı, 07.02.2008 günü saat: 12.51 sıralarında İlhan SELÇUK ile Fatoş/İ.YILDIZ’ın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;

Aralarında uzun bir süre günlük siyasi konular üzerine konuştuktan sonra, İ.YILDIZ’ m “Bugün YÖK Genel Kurulu toplanıyor, bugüne kadar toplamadılar, işte Başkan atadılar, yeni üyeler atadılar ve Genel Kurul toplanıyor bugün” dediği, İ.SELÇUK’ un “Evet, YÖK elden gidiyor” dediği, İ.YILDIZ’ in “Evet* dediği, İ.SELÇUK’ un “Gidiyor, yani her şey elden gidiyor, tuhaf bir durum var, bakalım ne. olacak…” dediği,


Tape:3892, 14.02.2008 günü saat:12.59 sıralannda İlhan SELÇUK ile İ.Y.’ın yaptıklan telefon görüşmesinde özetle;

İ.SELÇUK’ un “Bizi işte bi şeyin başına geçirmek istiyorlar özellikle Kemal Alemdaroğlu çok ısrar etti falan filan. Tabi olacak iş değil ama herkeste bir şeyler…. yani baktığm zaman işte şeyi birleştinelim üzerine şey yapıp. 4 tane TELEVİZYON var bu hikayenin içinde… dediği, İ.YILDIZ’ m “Kanalları nasıl birleştiriceksiniz” dediği, İ.SELÇUK’ un “Yani ortak bildireler yaymak, bir bütün bu kanal sahipleri arasında bir, efenim birisi Metal in başında birisi işte İŞÇİ partisinin başında Tuncay Özkan işte HALK partisine girdi girecek bir hareketin başında. E öbürü de REKTÖR ANKARADA. O DA DOĞRU DÜRÜST BİR ADAM…. Şeyi pek fazla tanımıyorum ama onuda şey tanıyor Kemal, eski rektör falan öbür rektör falan tanıyorlar…”dediği,

Tape:3891’da kayıtlı, 14.02.2008 günü saat:11.40 sıralannda İlhan SELÇUK ile B. T.’nm yaptıklan telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre aralannda İlhan SELÇUK’un yazmış olduğu bir köşe yazısı üzerinde konuştuklan, devamında; İ.SELÇUK’ un “Bazı şeyler var konuşacak çünkü dün gece bu Rektörler beni bir yere götürdüler…” “eee ORADA BİR BASKI KURDULAR ÜSTÜMDE onu anlatacağım sana” dediği,

Tape:3894’da kayıtlı, 15.02.2008 günü saat: 12.36 (ifade de 12.26 olarak geçmiş) sıralannda İlhan SELÇUK ile X bayan/İ.YILDIZ’ m yaptıklan telefon görüşmesinde özetle;

Aralannda uzun bir süre ülke gündeminde bulunan siyasi konular üzerine konuştuktan sonra İlhan SELÇUK’un; “…Şimdi, MESELA O REKTÖRLERİN ŞEYİNE GİTTİK, DUMAN OLDUK YAV. Bir noktada” dediği, devamında bir süre daha Siyasi gündem üzerine konuştuklan,

Tape:3896′ da kayıtlı, 19.02.2008 günü saat: 12.36 sıralannda İlhan SELÇUK ile X bayan/BALBAY’ m yaptıklan telefon görüşmesinde özetle;

Aralannda uzun bir süre Cumhuriyet gazetesinin mali durumu ve günlük siyasi gelişmeler üzerine konuştuktan sonra; İ.SELÇUK’ un “Şimdi Balbay ! Burda geçen gün beni burada Bülent BERKARDA eski rektör falan Tonguç Görker bide İstanbul Üniv. eski rektörü Kemal Alemdaroğlu falan geldi orada bana söyledikleri şey efendim sen toparlarsın bu işi bu işin basma geç bilmem ne gibilerinden tabi bu olmaz ben yalnız orda bir aklımıza bir şey geldi işte seninlede konuştuk galiba” “Fakat oda olmadı, şimdi orada da yine çeşitli fikirlerde insanlar bir araya geliyorlar işte Kemal Alemdaroğlu dediğin zaman Doğu Perinçek e yakın öbürünü dediğin zaman berikine yakın Tuncay Özkan tabi onun da televizyonu var Doğu Perinçek inde var efendim diyorlarki işte Kanal B oda bir Üniv. Televizyonu” “Şimdi bir nokta da sen konuyu açarsan biz Cumhuriyet gazetesiyiz efendim bu işlere girmeyiz ama ortada böyle bir realite var ve yani İlhan Selçuk’u da beni de başka arkadaşları da bir baskı altında tutuyorlar….Burada Türkiyenin bu Üniversite kesimi ve bürokrat kesimi durumdan pek memnun değil diye bir açılış yapabilirsin…” dediği,

Tape:3901′ da kayıtlı, 29.02.2008 günü saat:13.07 sıralannda İlhan SELÇUK ile X bayan/İ.YILDIZ’ m yaptıklan telefon görüşmesinde özetle;

Aralannda uzun bir süre ülke gündemi üzerinde meydanın etkisi ve diğer siyasi gelişmeler üzerine konuştuktan sonra; İlhan SELÇUK’un “…yav kardeşim bu bilgi üniversitesi bu Asal Savaşın falan bu bütün o döneklerin çalıştığı üniversitenin öğrencisi uyanmış ya” dediği, İ.YILDIZ’ m “Abi orda şey yaptılar Türbana karşı eylemler başladı” dediği, İ.SELÇUK’ un “…gerideki çocuklar genç kitle tabi kafaları tam değil karışık marışım ama tamamıyla şey Atatürk matatürk falan filan yani hoşuma gitti hoşuma gitti demek ki öteki üniversiteler daha iyidir” dediği, İJ?ILDIZ’ in “…Üniversite yönetimleri


farklı öğrenciler farklı öyle bakmak lazım” dediği ve bir süre daha günlük konuşmalar yaptıkları tespit edilmiştir.

Şüpheli Kemal Yalçm ALEMDAROĞLU’nun görüşmeleri;

01.01.2008 günü saat:14.27’de Kemal ALEMDAROĞLU ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Görüşmenin başında karşılıklı hal hatır sorduktan sonra K.ALEMDAROGLU’nun “..hiçbir şey iyi gitmiyor benim cephemde” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde X ŞAHSIN “…Hocam laf aramızda bu hata ben onu biliyorum da, bizim Ahmet NeCDet SEZER’i seçmekle olmuş bu iş” “Yani böyle böyle böyle cumhurbaşkanı olmaz” “Tabi canım sen kendi aşağıda, bizim solu bitirdi hocam. Yani kendi aklınca CHP’cilik yaptı” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Erdoğan TEZİÇ ile ilgili konuşurken K.ALEMDAROGLU’nun “TEZİÇ göreve geldiğinin ertesi günü bana bir profesör geldi bizim Siyasal Bilgiler Fakültesine” “Diyor ki, hocam dedi çok ilginç dedi, Profesör Ahmet Güner SAYAR var, dürüst tanınan bir adam” “Demiş ki, Biz demiş, Mahmutpaşa mı İskenderpaşa mı, İskenderpaşa ıı… dergâhında birlikte, bilmem kimin Rahle-i Tedrisinden geçtik TEZİÇ’le demiş” “Ahmet NeCDet SEZER, TEZİÇ, bunlar Türkiye’yi bitirdiler. Danıştay’da sizin şeyiniz olabilir mi? “8’inci Daire’de S. Y. diye bir şey var, m…” “Iııı.. A. A. diğerlerini ıı.. S.k Y., yani yürütmeyi ben size daha ilerde şey yaparım” “Listeyi veririm” dediği, X ŞAHSIN “Hayır aralarında şey açısından söylüyorum. Bazı Danıştay üyeleri var da, bizim arkadaşlar, acaba onlardan biri olabilir mi diye şey yaptım” “….Şimdi iki tane var benim Danıştay’da tanıştığım yalan zamanda atanan. Biri T… bu şeyin Kalkınma Bankasının eski Genel Müdürüdür” “Bir de şey, m… Bu son Muğla valisi atandı oraya biliyorsunuz…” dediği,

e-Devlet kurumları içinde yapılanması,

Örgütün devletin birçok kurumunda görevli üst düzey görevli ile irtibat halinde olduğu, aramalar sırasında devlete ait birçok gizli bilgi ve belgenin şüphelilerden ele geçirilmesi, özellikle gizli soruşturma dosyalan ve müfettiş raporları ile Dışıişleri ve İçişleri Bakanlığına ait gizli bir çok belgenin bulunması ERGENEKON terör örgütünün devletin her kademesiyle irtibat kurduğu ve örgütlenme faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut, birçok devlet görevlisiyle Ergenekon terör örgütü mensuplarının yaptıkları görüşmelerin bulunması da konunun hassasiyetini göstermektedir. Bu konuyla ilgili olarak yapılan çalışmalarda elde edilen deliller gereğinin takdir ve ifası için ilgili kurumlarına gönderilmiştir.

About these ads

Bir Yanıt to “47 2-DEVLET İÇİNDE GİZLİ YAPILANMA”

  1. ergenekon said

    BİRGÜN BU K..E TEZGAHLAR ALTINDA EZİLECEKSİNİZ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: