72 ŞÜPHELİ SEDAT PEKER’İN ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ İLE İRTİBATI
Posted by oktay571 Eylül 9, 2008
ŞÜPHELİ SEDAT PEKER’İN ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ İLE İRTİBATI
Sedat PEKER 1972 doğumludur, aslen Rize ili halkından olduğu halde Adapazan nüfusuna kayıtlıdır. Bu güne kadar “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, örgüt kapsamında çok sayıda gasp yapmak, gasp amaçlı adam kaldırmak, adam yaralamak vb” suçlardan hakkında işlem yapılmış ve defalarca tutuklanmıştır. En son 2004 yılı içersinde hakkında yapılan isoruşturma sonucu tutuklanmış ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince yargılaması tamamlanarak 14,5 yıl Hapis Cezasına mahkum edilmiştir.
Sonuç olarak Sedat PEKER hakkında bugüne kadar yapılan işlemler, mahkeme kararlan, gerçekleştirdiği eylemler ve elde edilen tüm deliller Sedat PEKER’in çıkar amaçlı suç örgütü lideri olduğunu ve bu güne kadar birçok eylemler gerçekleştirdiğini açıkça göstermektedir.
Sedat PEKER tüm kamuoyunda da MAFYA olarak bilinen bu güne kadar defalarca hakkında değişik suçlardan işlem yapılan ve son olarakta mahkeme karan ile suç örgütü liderliği onaylanan birisidir. Veli KÜÇÜK ise uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde kritik ve hassas yerlerde görev yapmış ve emekli olmuş bir generaldir. Fakat Sedat PEKER’le olan ilişkisi 1992 yılında başladığı göz önünde bulundurulduğunda görev yaptığı günlerden bugünlere kadar artan bir bağlılık ve samimiyetle gizli ve şifreli bir şekilde devam ettiği görülmüştür.
Bu ilişki hem Veli KÜÇÜK’e hemde Sedat PEKER’e sorulduğunda açıklayıcı ve makul bir cevap vermedikleri gibi öne sürülen delillerlede çelişen beyanlarda bulunduklan görülmüştür.
Çünkü hayatın akışı içersinde böyle bir ilişkinin makul ve anlaşılır olması düşünülemez. Dolayısıyla Veli KÜÇÜK ile Sedat PEKER arasındaki ilişkinin boyutu ve şekli dahi “ERGENEKON” terör örgütünün yapısını ve faaliyetlerini çok iyi göstermektedir.
Diğer taraftan vatani görevini en iyi şekilde yerine getiren birçok kişiden daha sağlıklı görünen Sedat PEKER askerlik hizmetini yapmayarak çürük raporu almıştır. Veli KÜÇÜK’e yönelik kısa sürede yapılan teknik takip çalışmalannda, emekli olmasına rağmen çevresindeki birçok şahsın askerlik işlemleri ile ilgili gösterdiği gayret ve azim göz önünde bulundurulduğunda görevde olduğu dönemde Sedat PEKER’in çürük raporu almasında ne tür bir rolü olduğu sorusunu akıllara getirmektedir.
Bu ilişki Veli KÜÇÜK’e sorulduğunda alınan ifadesinde özetle;
“Sedat PEKER’i babası Ahmet PEKER vasıtasıyla tanıdığını, babası rahmetli olduktan sonra bir kaç kez Kocaeli de kendisini ziyarete geldiğini, başka da herhangi bir bağlantı ve ilişkisinin olmadığını,
Ajandasının 03 Kasım Perşembe tarihli sayfasında “Sedat’ın Dosyası Yargıtay 6. Dairede” yazması ile ilgili Avukat Hakkı KURTULUŞ yanına ziyarete geldiğinde Sedat’ın dosyasının Yargıtay 6. Dairede olduğunu söylediğini, kendisinin de alışkanlık olduğundan ajandasına yazdığını, fakat Hakkı KURTULUŞ’un söylediği Sedat’ın Sedat BUCAK’mı yoksa Sedat PEKER’mi olduğunu tam olarak hatırlamadığını,
Aynca Sedat PEKER’le yaptığı telefon görüşmeleri sorulduğunda bir kısmını hatırlamadığını, bir kısmına ise açıklayıcı cevaplar yerine görüşmenin içeriğini anlattığı görülmüştür.
Diğer taraftan telefon görüşmelerine göre Veli KÜÇÜK’ün şoförlüğünü yapan Emin Caner YİGİT’in Sedat PEKER tarafından temin edildiği ve hatta maaşının da Sedat PEKER tarafından ödendiği çok iyi anlaşıldığı halde bu husus Veli KÜÇÜK’e sorulduğunda, Emin Caner YİĞİT’in yanına nasıl geldiğini hatırlamadığını, fakat bu şahsı Sedat PEKER’in göndermediğini beyan etmiştir.
Bu ilişki Sedat PEKER’e sorulduğunda alınan ifadesinde özetle; Veli KÜÇÜK ile 1992 yılından beri tanıştığını, zaman zaman telefonla ve yüz yüze görüştüğünü fakat aralannda herhangi bir ilişkinin olmadığım Veli KÜÇÜK’e şoförlük yapan Emin Caner YİĞİT’i tanımadığını, bu şahsı Boğaç Kaan MUATHAN’ın tamdığmıVeli KÜÇÜK ile herhangi bir para yada ticari ilişkisinin olmadığını, kendisine sorulan telefon görüşmelerinin bir kısmını hatırlayıp cevap verdiği halde Veli KÜÇÜK ve örgütle ilgili konuşmalan uzun zaman önce olduğu gerekçesiyle hatırlamadığını beyan etmiştir.
Mesela VELİ PAŞA’nm kendisine, KORKUT EKEN’e dikkat et deyip demediğini hatırlamadığını, eski bir konuşma olduğunu, SAMİ^HOŞTAN ile KORKUT EKEN’le ilgili yaptığı konuşmalan hatırlamadığını, yine başka brr görüşmede geçen “ÖZEL BİR GEMİ,
ASKERİYEDEN 4 KİŞİ” konuşmaları hatırlamadığını, bunların yanı sıra “BUNLAR CAHİL BİRDE TUTARLAR KAHVE MAHVE TARATTIRIRLAR …” şeklinde geçen görüşmeyi de hatırlamadığını beyan etmektedir.
Öte yandan aynı dönemlerde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşmede polisler hakkında şikayetçi olduğu konusunu hatırladığını, kendisinin polis yetkilileri hakkında dava açtığmıveLİ ABİ ye söylersin demesindeki sebebin ise VELİ KÜÇÜK’ün de olayı bilmesini istediğini, çünkü Veli KÜÇÜK’ün baba dostu olduğunu beyan etmiştir.
Diğer taraftan Muzaffer TEKİN, Mehmet Fikri KARADAĞ, Hayrettin ERTEKİN, Ertuğrul YILMAZ, Güler KÖMÜRCÜ, Korkut EKEN ve İbrahim ŞAH İN’i tanıdığını beyan
etmiştir.
Ayrıca Sedat PEKER tarafından 22 Mayıs 2002 tarihinde İstanbul-Hilton Hotelde düzenlenen “Turan Gecesi”‘ne 1500 davetlinin katıldığı, Kızıl Elma ülküsünün anıldığı gecede; Öztürkler Com. İnternet sitesinin diğer Türk devletleriyle birleştirici bir amaç taşıyacağı mesajı verildiği, gecede yaşayan Türk’çüler olarak Susurluk Davasından hükümlü Korkut EKEN, Veli KÜÇÜK, Muhittin FİSUNOĞLU ve Abdulhaluk ÇAY’a plaket verildiği öğrenilmiştir.
Az öncede belirtildiği gibi Sedat PEKER ile Veli KÜÇÜK arasındaki ilişkinin sırrı ve sebebi Sedat PEKER’in telefon konuşmalarında satır aralarında söylediği sözlerden çok iyi anlaşılmaktadır.
2004 yılında Güler KÖMÜRCÜ ile yaptığı bir telefon görüşmesinde Sedat PEKER, bir dönem Veli KÜÇÜK Korkut EKEN ve Yavuz ATAÇ’m birbirleri ile konuşmadıklarını, kendisinin bu şahıslan banştırmak için girişimlerde bulunduğunu, bu hususu eleştirirken “Ya bu tip hareketin içersinde olmaz zaten ya” diyerek bir örgütlenme içersinde olduklarını ifade ettiği, aynı görüşme içersinde “Bide bunlar cahil. Bide tutar bi kahve mahve tarattırırlar. Bi iki genç çocuğun eline verip” dediği, bu cümlelerden kısa bir süre sonra “On sene evvelinde olan olayların içinde Güler aklı başında insanlar vardı. Devlet kararı, Hükümet kararı vardı” “Polis işini yapamıyordu. Adliyeler yapamıyordu. Mecburen eskinden bişeyler oluyodu” diyerek bir dönem illegal eylemler yaptıklannı açıkça ifade ettiği görülmektedir.
(9) nolu gizli tanık 1995 yılında Gazi mahallesindeki kahvehanenin taranması olayıni Veli KÜÇÜK ile birlikte hareket eden Osman GÜRBÜZ’ün gerçekleştirdiğini, aynı oluşum içersinde Sedat PEKER’in de bulunduğunu beyan etmiştir.
Sedat PEKER’in telefonda anlattığı olaylarla gizli tanığın anlatından birlikte değerlendirildiğinde, Sedat PEKER’in bahsettiği 10 sene önce kahvehane tarama olayının Gazi Mahallesindeki kahvenin taranması olayı olduğunun anlaşıldığı,
Sedat’ın söylemlerine göre gerçekleştirilen bu kanlı eylemlerin devlet karan ile yapıldığını zannettiği, dolayısıyla yukanda da belirtildiği gibi “ERGENEKON” terör örgütünün kendilerini DERİN DEVLET olarak lanse ettikleri bir kez daha anlaşılmıştır.
Sedat PEKER Sami HOŞTAN ile yaptığı başka bir görüşmede, “On sene evvel Korkut EKEN bana demişti ki. .. .Filanca adamı ara. Bu adam eroin satıyo. PKK’lılarla da beraber hareket ediyo. PKK’ya para veriyo diyo, Bu adam yapmaz dedim de. Israr ettiğimde adama açıp küfür edin deyip sonra iki gün sonra beni arayıp ya senin dediğin doğruymuş. Adam yapmaz, işte kalbini kırdık. Bi kalbini al diyo. Biz kalbini alıyoruz. Ondan sonra da Atilla abi diyoki senden önce o adam geldi diyo. Çantayıda ben taşıdım. Atilla abinin arkadaşı parayı getirdim, bıraktım diyo” diyerek bir dönem yaptıkları gasp, tehdit olaylarını açıkça ifade ettiği,
Sedat’ın bu anlatımları üzerine Sami HOŞTAN’ın “…Bu anlattığın şeyler hiç bişey diğil” diyerek yapılan eylemlerin bunlarla sınırlı olmadığını açıkça ifade ettiği,
Diğer taraftan birçok telefon görüşmesinde Veli-KÜÇÜK, Korkut EKEN ve Yavuz ATAÇ üçlüsünün aralanndaki dargınlığı gidermek-ve barıştırmak için defalarca uğraştığını
|
|
anlattığı, bu olayların meydana geldiği tarihlerde 22 yaşında olduğunu söylediği anlaşılmaktadır.
Sedat PEKER’in barıştırmak için uğraştığını söylediği kişilerin kimliklerine bakıldığında isa VELİ KÜÇÜK ve Korkut EKEN’in üst düzey askeri görevliler olduğu, Yavuz ATAÇ’m da üst düzey bir istihbarat görevlisi olduğu, dolayısıyla Sedat PEKER ile devletin belirli kademelerinde görev yapan bu kişilerin bu kadar iyi ilişkiler içersinde olmasının da ancak “ERGENEKON” terör örgütünün varlığı ile anlaşılabileceği değerlendirilmektedir.
Aynca M.Fikri KARADAĞ liderliğindeki hücre yapılanmasına yönelik yapılan çalışmalarda, ülkede kaos, anarşi ve terör meydana getirmek için ciddi eylem planlan yaptıklan, bu çerçevede DTP Milletvekilleri Ahmet TÜRK, Melahat TUNCEL, DTP’li Diyarbakır belediye başkanı Osman BAYDEMİR ve yazar Orhan PAMUK gibi isimlere silahlı saldın gerçekleştirmeyi planladıklan,
Eylemi gerçekleştirecek tetikçiler Muhammet YÜCE ve Coşkun ÇALIK’m kendi aralannda yaptıklan görüşmelerde,
“Öylede yk boylede, en azından hayatımızı kurtannz babalar gibi yatar çıkanz, zaten Sedat PEKER yakalanınca bizi kendi koğuşuna aldıracakmış, en büyük biz olacaz paranın da herseyinde eniyisini yapacaz halaoğlu, bu saatten sonra bize bu gider” dedikleri,
Bu görüşme ile ilgili şüpheli Coşkun ÇALIK ifadesinde; Muhammet’in ilk önce bana DTP milletvekili Ahmet TÜRK’e suikast yapılacağını söylediğini, ancak daha sonra bu eylemi gerçekleştirmeleri halinde PKK terör örgütünün ailelerine bela olacağını, bu durumu Fikri Albay’a söylediğini, bunun üzerine Fikri Albay’ın da öyleyse Orhan PAMUK’u öldürün dediğini, bu olaylan Muhammet YÜCE’den öğrendiğini,
Yine Muhammet YÜCE’nin kendisine yakalanmaları halinde Sedat PEKER‘in cezaevinde kendi koğuşuna aldıracağını, çok rahat şekilde cezaevinde günlerini geçireceklerini söylediğini beyan etmiştir.
Sedat PEKER‘in bu konuya ilişkin alınan ifadesinde; Mehmet fikri KARADAĞ’ı Muzaffet TEKİN vasıtasıyla tanıdığını, bu şahsın villasına gelmediğini, samimiyetinin bulunmadığını, Orhan PAMUK’un öldürülmesiyle ilgili Muhammet YÜCE ve diğer şahıslan tanımadığını beyan etmesine rağmen,
Mehmet Fikri KARADAG‘ın alınan ifadesinde; Sedat PEKER’i Muzaffer TEKİN vasıtasıyla tanıdığını, bir çok kez Sedat PEKER ile görüştüklerini, bu şahsın villasına da Muzaffer TEKİN ile gittiklerini beyan etmiştir.
Kaldı ki 2004 yılında Sedat PEKER’e yönelik yapılan çalışmalar sırasında Fikri KARADAG’ın Sedat’ın adamlanndan birisi ile yaptığı görüşmede “Reis nasıl iyimi selam söyle” dediği bilinmektedir.
Dolayısıyla tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Sedat PEKER’in tutuklu olduğu halde bile “ERGENEKON” terör örgütü içersinde faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Sedat PEKER’in tutuklu olduğu halde bile “ERGENEKON” terör örgütü içersinde faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Şimdi de Veli KÜÇÜ ile Sedat PEKER arasındaki ilişkiyi gösteren iletişim tespit tutanaklanndan kısaca örnekler verilecek, devamında da diğer deliller anlatılacaktır.
İLETİŞİM TESPİT TUTANAKLARI
Tape: 001083‘te kayıtlı, 29.02.2004 günü saat : 21.18‘de Volkan…? / Sedat PEKER ile Veli KÜÇÜK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan’ın “Paşam sesimi duyabiliyor musunuz?” “Reisimiz görüşecekti efendim.” dediği ve telefon Sedat PEKER’e verdiği Veli’inin “Sedat’ım merhaba” dedikten sonra hal hatır sorduklan, daha sonra Veli’nin “Bugün bitirdik.kongreyi istediğimiz gibi oldu
gelince görüşürüz. Ben anlatırım. Her şey istediğimiz gibi gitti. Çok iyi oldu.” dediği, Sedat’ın “Ben o arkadaşı da ayarladım abi. Bir güzel kardeşimiz vardı. Onu da ayarladım abi zaten. Askerde paşa korumasıymış, üniversite terk çok onurlu, nitelikli, terbiyeli, ahlaklı. Onu özellikle çok inceledim abi.” dediği Veli’nin “Bekar mı?” diye sorduğu, Sedat’ın “Bekar abi” dediği,
Tape: 001094‘te kayıtlı, 05.03.2004 günü saat : 15.03‘de Volkan…? / Sedat PEKER ile Veli KÜÇÜK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan’m Veli KÜÇÜK’ü telefonla aradığı ve daha sonra Sedat PEKER’e verdiği, Sedat’ın “Çocuk hemen hazır. Siz nasıl emir buyurursanız öyle. Sizin numaranızı ben kardeşimize versem. Size saygılarını sunsa pazartesi günü ona talimat verseniz olur mu?” dediği Veli’nin “Tamam beni arasın.” Dedikten sonra “…gelince çok güzel bir kongre geçirdik. Rusya’da istediğimiz adamı Güney Azerbaycan’da istediğimiz adamı hepsini getirdik. Şeye bakan geldi. Azerbaycan’dan Nazım geldi. Tabi ağırlığımı koydum orda. Ağırlığımı koyunca fazla kalmadı. Orda pazartesi günü paşam siz buradasınız benim başka işlerim var dedi gitti o. Ben dedim götürücem dedim kongreyi çok güzel oldu.” “Ta Yakutistan’dan bile gelen vardı. Yakutistan’ın temsilcisi geldi.” “Çok güzel bir ziyaret oldu yani. Ben şey yapacam kongreyle ilgili.” dediği,
Tape: 001498, 11.03.2004 günü saat : 19.26‘da Volkan GEZMİŞ ile İsmet…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan’ın “Bu şey var ya abi Hasan KOÇAR… Ziya” “O Ziya abi herhalde galiba cezaevine girmiş.” “Onun ailesine her ay bir milyar sabit gönderecez abi” dediği, İsmet’in “Ben mi gönderecem onlara?” diye sorduğu, Volkan’ın “Bilmiyorum ki ondan sonra Veli Paşanın şoförünü her ay maaş gitcek abi.” dediği, İsmet’in “Kardeş biz ne kazanmıyoruz. Nerden ödicez. Bu şeyde bende mafoldum ya.” dediği, Volkan’ın “Bir tane daha söylim mi abi?” “Bide Mustafa OK’un ailesine rahmetli Mustafa OK varya.” “Ziya PEHLİVAN bi milyar.” “Ailesine” “… Veli Paşanın şoförü.” dediği, İsmet’in “Kim o? Adı ney?” diye sorduğu, Volkan’ın “Onu bilmiyorum abi. Bizim çocuklardan bir tanesinin şeyi Boğaç’ın yanındaki çocuklardan bir tanesinin abisi galiba.” dediği,
Tape: 001500, 12.03.2004 günü saat : 00.42‘de Volkan GEZMİŞ ile İsmet…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan’ın “Resi derki abi. O size verdiğim isimler var ya.” “Veli bey, Mustafa OK rahmetlinin eşine ve diğer Ziya beyin ailesine her ay ne olursa olsun, birer milyar muhakkak gidecek.” “Banka hesabı araştırım abi ben şimdi şeye.” dediği, İsmet’in “Valla ben aslında yani şimdi bunları söylüyosunda konuşmam lazım Reisle. Yani şimdilik bişey diyemiyorum.” “Bunları yatırma gibi bi şansımız yok. Ben 14 – 15 milyar lira hariçten para yatırıyorum. Y’ani yetiş, olmuyo, yürümüyo.” dediği,
Tape: 001501, 12.03.2004 günü saat . 00.43‘te Volkan GEZMİŞ ile Boğaçhan MURATHAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan’ın “Abi bu Veli amcanın yanındaki arkadaşın, bide rahmetli Mustafa OK..eşinin üzerine iki tane hesap numarası açılacakmış abi.” dediği, Boğaç’m “Ya bizim Caner’in numarası bide şeyin numarası.” dediği,
Tape: 1417, 06.02.2004 günü saat : 21.01‘de Sedat PEKER ile Mecnun OTYAKMAZ arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Sedat’ın “Tamam ordan çıkınca yetişirsin. Veli Paşaya bir emanet yollayacaktım da. Bu vakıf işi için Veli Paşayı arayayım, bahsedeyim. Birde Veli Paşa bir konferansa katılacak sen Veli Paşayla görüş konferansa kalabalık bir grup yaparsın. Dinlemeye giderken böyle öğrenci gençlerde olursa da olur. Git Veli Paşayla da şey yaparsın şimdi ben söyleyeyim ona.” “Şimdi telefonunu veriyorum. Sen yaz. Veli Paşayı birazdan sen ara ben arayıp görüşecem. Veli Paşayla konuşursun.. .”«dediği ve 537 350 99 88 numaralı
telefonu verdikten sonra “Sen kalabalık bir grup yap. Böyle genç arkadaşlardan. Konferansı dinlemeye kalabalık geçersin.” dediği,
Tape: 1203′te kayıtlı, 03.08.2004 günü saat : 14.10da Sedat PEKER ile Veli KÜÇÜK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Veli’nin saat 20.30′da Güler…?’in yanma geleceğinden bahsettikten sonra “Yedide beni aradılar. Gene yedide şey gelecek. Bir yemek, dışarı söyledim. Oraya gelecek şey, Ümit ÖZDAĞ.” “Telefon etti. İllede buluşalım falan diye. Ümit’le görüşecez. Ümit’le oturacaz, Güler’de gelecek. Sekiz buçukta. GülerTe oturup konuşacaz bazı şeyleri şimdi.” dediği, Sedat’ın “O beyefendilerden çok umutluyum. Ağabey kendisini gıyabında tanıyorum ama beyefendiden çok umutluyum.” dediği Veli’nin “Şimdi biz bir çalışmanın içine girdik. ÜmitTen devamlı görüşüyoruz. Ben işte bak açık söyliyeyim gönlümden geçen neydi biliyor musun? Gönlümden geçen Muhsin’di benim, Muhsin’in kedisi için demiyorum. Partisi için götürecek şeyde değil, durumda değil.” “Onun için biz şimdi seni, onun için seni ısrarla arıyorum. Biz şimdi bir oluşum yaptık. Bu uğurda şeyde ben Yılmaz DURAK varya Yılma’yı tanırsın.” “Yılma DURAK’ı çağırdım. Erzurum’dan Yılma DURAK geldi. 4 – 5 kere buraya aldım. Burada görüştük, “….beni şimdi Amerika’ya tekrar çağırdılar. Gidecem Amerika’ya tekrar konferanslar vericem. Birkaç yerde bu konular ile ilgili.” dediği, Sedat’ın “Muhsin ağabey gerekirse ileriki zamanlarda ağabey Muhsin ağabeyi de bu yapının içersine dahi etme.” “Yani Muhsin ağabey öyle liderlik hırsı olan bir insan değil. Ülkeye faydası olan her şeye dahil olur Muhsin ağabey.” dediği Veli’nin “Muhsin’de şey de Ramiz’de Ramizlende konuştum ben.” dediği, bir süre Veli’nin ev satın alamamasından dolayı kiraya geçeceğinden bahsettikleri, bu esnada Veli’nin “Ben bir yer buldum. Bir yer kiraladım şeyine… Yakın öyle istiyordum onu da kiraladım. İşte onun kontratını yapıcam. Şimdi bir de camlar birde şeyde yol hizasında yani. Birinci kat yola yol hizasında orası. Biraz tehlike arz ediyor ama bir yerlen görüştüm. Camlarını kurşun geçirmez yapıyorlarmış. Film çekiyorlarmış. Onları da getirip işte kurşun geçirmez çektiricem. Bir apartmanın birinci katında giriş katında.” “Bu sıkıntımı bir atlatayım bir yerleşeyim. Eşyayı şey yapayım, oturayım yani eve. Ondan sonra bu işleri de ben devam ediyorum. Yılma’yı da çağırdım. Güven’len de konuştuk. Güven ağabey ile konuştuktan sonra ben Meral’i aradım. Meral ille bir görüşelim dedi. Meral AKŞENER.” “Meral da aynı şey söyledi. Tamamen yanındayız. Beraber olucaz dedi. Sen telefon olmaz. Sen geldiğinde oturucaz. Her şey dört dörtlük çok güzel bir planlama yaptık. Konuşacaz ben şunu söyliyim. Ben hiçbir partiye üye değilim. Hiçbir partide kaydım yok. Ben Türk milliyetçisiyim. Türk milletine hizmet edicem. Bunun içinde ille bir partide bir sembol olmak veya bir pay edinmek gerekmez. Ben o açıdan çalışıyorum. O açıdan…” dediği, Sedat’ın “Veli ağabey bir şey söyleyim. Eğer yanlış anlamazsanız. Bu kurmuş olduğunuz oluşumu direk ben MHP’ye karşı veya MHP’ye alternatif bir oluşum gibi kurarsanız. Bence kamuoyunda yanlış anlaşılabilir.” dediği.
Tape: 001202, 02.08.2004 günü saat: 17.57′de X Bay / Sedat PEKER ile Şerif…? / Harun ÇAKIR arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Öncelikle Sedat PEKER ile Şerifin görüşme yaptığı, birbirlerine hal hatır sorduğu, bir süre sonra Şerifin telefonu yanında bulunan Harun ÇAKIR’a verdiği ve Harun ÇAKIR ile Sedat PEKER’in görüşme yaptığı, bir süre konuştuktan sonra Harun ÇAKIR’ın “Hatta ben e bir avukatınız vardı. Bülent olması lazım.” “O konu vardı. O konu ile ilgili çok özel bir yerden çok büyük baskdar vardı, gereği yapılsın diye. biz o evrakları falan da hepsini imha ettik. Şimdi üstatla onu konuşuyorduk işte…” dediği, Sedat’ın “Benim yapabileceğim bir şey her ne olursa olsun sadece bana bir selamınız gelmesi yeterdir ağabey.” dediği, Harun’un “Bir mukabil. Ankara boyutunda bizim boyutta ne zaman, ne yapılması gerekirse biz de yaparız. Çünkü biz bir araya gelmesek de gönüller birdir. …üstümüze ne düşüyorsa önümüze bir not geldiğinüç “onu yapıyoruz.” Dediği, bir süre
daha konuştuktan sonra Harun ÇAKIR’ın “…BİZİM AĞABEYİMİZLE BERABERSİNİZ HERHALDE ZATEN.” “VELİ PAŞA” dediği, Sedat’ın “DOĞRUDUR, DOĞRUDUR AĞABEY. İnşallah yaşadığım sürece kendisinden çok şeyler öğrendim her zamanda…” dediği,
Tape: 000056, 01.07.2004 günü saat : 19.04‘te Fikri KARADAĞ ile Hüseyin NALBANTOĞLU arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hüseyin’in “Ben Hüseyin NALBANTOĞLU. Atilla Beyin yanından ben” “Komutanım saygılar ellerinizden öpüyorum.” diyerek kendisini tanıttığı, Fikri’nin “Bir arayıp sorayım dedim. Ne oldu bu çocuklara hiç ses soluk çıkmıyor dedim. İyiler mi dedim.” dediği, Hüseyin’in “İyiler Allah’a şükür.” dediği, Fikri’nin “REİS NASIL İYİ Mİ?” diye sorduğu, Hüseyin’in “İyi Allah’a şükür.” dediği, Fikri’nin “HEPSİNE SELAM SÖYLE.” dediği,
Tape: 001177, 21.07.2004 günü saat : 17.56‘da Güler KÖMÜRCÜ ile Gaffar KARADEMİR / Sedat PEKER arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Sedat’ın “…Bu Korkut abiler filan varya.” “Bu Korkut filan bu Milli Yol diye bişey diyodun ya sen. “…Sen demiştin ya biraz karışıklıklar isteyelim. Ben sana o gün orda masal anlatmadım. …Dedim abi şuan ülke sıkı durumda yani. Ülkenin Polisi görevini yapıyo. Adliyesi yapıyo. Askeri yapıyo. Şuan bu ülkede kaosa ihtiyaç yok.” “Ben zaten böyle bi tip bişeylerin içersinde zaten bulunmam. Oda yapalım derken böyle yuvarlak ortada bırakmıştı hani. Şöyle yapmak böyle yapmak lazım filan diye.” dediği bir süre Korkut EKEN’in kardeşi ile arasını açmaya çalıştığından bahsettikten sonra “… meğerse bu kendini bi parti gibi görüyolarmış.” dediği, Güler’in “Korkut EKEN ve etrafı, tabi tabi.” dediği ve bir süre sohbet ettikten sonra, Sedat’ın “Eskidendi ya. Pavyonlarda kadınlarla yatardı. Güler bigün biz İbrahim ŞAHİN bana dediki. İşte sen dedi. Bu olaylar dedi, konuşuluyo filan piyasada ilk böyle karşılaşıyoz aramızda bi sorunlar var, geçmiş. Dedim ki ne konuşuluyo kardeşim ben yaşadığımız bişeyi konuşmam. İçinde olduğum hiç bişeyi de konuşmam ki kaldıki bunlann içinde de diğilim ben dedim. Bu pavyonda karılar, manitaları var bunların. Onun manitası diyoki işte falanca kez kaçırıldı, öldürüldü diyo ya. Uyuşturucu kaçakçılığı işte. Benimki sıktı, senin ki sıktı yapıyorlar birbirlerine…” “Ya bide Politik lider diğil Güler.” “Rahmetli Çatlı’yı bunlar Kokain’e alıştınp, öldürdüler çocuğu yani. Korkut abi zaten alkolik.” dediği, bir süre daha konuştuktan sonra, Sedat’ın “VELİ ABİ BENİ ON SENE EVVEL UYARMIŞTI BİLİYOR MUSUN? Bide kibar kibar uyarmıştı. Yani direkmen söyliyemiyodu, bende bunları barıştırmak için napıyodum biliyon mu Güler?” “Bi Korkut abinin yanına giderdim. Abi Veli abi seni ne kadar seviyo, söyle seviyo, böyle seviyo, sonra VELİ AĞABEYNİN yanına giderdim. Abi seni böyle seviyo, şöyle seviyo, sonra tuttu dediki tanı ben bunları yan yana getirdim. Başladı VELİ ABİNİN arkasından konuşmaya, niye dedim. Yavuz ATAŞ bişeyler söyledi dedi. Yavuz ATAŞ’ı aradım. Abi sen böyle bişey söyledin mi dedim. Sonra dedim ki yüzleşelim bak ben 22 yaşında çocuğum. Onlar yetmiş yaşında adam. Herkes yan yana gelip yüzleşsin dedim. Bu ne demek dedim ya benim adımı siz, ben siz birbirinize yakın olun diye şey yapıyorum dedim. Tutuyosunuz dedim, beni de işin içine çekiyosunuz dedim. Siz napıyosunuz dedim. Yüzlesin abi kim yalan söylüyorsa çıksın. Sonra VELİ PAŞA’YLAN, Korkut Abiylen, Yavuz ATAŞ’ı görüştürdüm.” “İşte yüzleşmediler. Üçü yan yana yüzleşmediler. Birbirleriyle konuştular ama üçü yan yana gelmediler.” “Ya ben bu tip Hareketin içersinde dedim olmaz zaten ya.” “Yani ne maddi ne manevi desteklemem dedim. Kardeşim bi sene önce söyledim.” “Şimdi napıcaz yani. Onu soruyorum. Bide bunlar cahil. BİDE TUTAR Bİ KAHVE MAHVE TARATTIRIRLAR. Bİ İKİ GENÇ ÇOCUĞUN ELİNE VERİP.” dediği, Güler’in “Yok canım yapmazlar öyle şeyler. Bunlar 40 kişiler aman yani hiç zannetmiyorum. Böyle yollara sapacaklannı umut etmiyorum. O tür illegal şeylere sapmazlar.” dediği, Sedat’ın “…On sene evvelinde” elan olayların içinde Güler aklı
başında insanlar vardı. Devlet kararı, Hükümet kararı vardı.” dediği, Güler’in “…Bizim ülkemizde son derece güçlü bi İstihbarat, son derece gerekli makamlar var. Onlarda bunun haberini alırlar tahmin ediyorum. Bunlar bu türlü bir gayri resmi yapılanmaya girerse.” dediği, Sedat’ın “…Yok zannetmiyorum orda bi iki kişi de bulabilirler. Kendilerini ayarlayabilirler zaten Güler hep söyliyen benim yani. Şu ülkenin istikrara ihtiyacı var. Eskisi gibi diğil. Polis işini yapamıyordu. Adliyeler yapamıyordu. Mecburen eskinden bişeyler oluyodu. Artık eskisi gibi diğil ülke… oturuyo zemin güçleniyo Devlet güçleniyo, Polis güçleniyo, yani böyle bişey yok diyodum. Yav anlamadım Güler yani napıcaklar.” dediği, bir süre Sedat’ın bu oluşum içinde olmak istemediğinden bahsettiği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Sedat’ın “O senin arkadaşında onlarla birleşcekmiş biliyomusun?” “Hani senle görüşmeye gelmiş ya bir beyfendinin oğluydu, ölmüş. Ben çok^ iyi şeyler söylemiştim masada, hatırlıyor musun?” dediği, Güler’in “Ümit BOZDAĞ, Korkut EKENTe birleşcek.” “Yok canı Ümit’in adını kullanıyorlardı^ Zannetmiyorum öyle bişey…” dediği, Sedat’ın “…Turan YAZGAN Hoca” “İşte Mehmet AĞAR filan bunlar birleşceklermiş.” dediği,
Tape: 001179, 21.07.2004 günü saat : 18.39‘da Gaffar KARADEMİR / Sedat PEKER ile Sami HOŞTAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Sedat’ın “… Abi hareketin varlığından bile haberim yoktu. Gasteci söylemişti. İsmin bunlarla anılıyo diye. Ben demiştimki, benim ismim bunlarla anılcak bişey yok demiştim yani.” “Bilmiyorum o yapıyı hareketi bilmiyorum işte. …Sağ taraf toparlanacakmış. Korkut EKEN işte başa geçecekmiş yani. Neymiş nasıl olacakmış da, partiler birleşecekmiş. İşte MHP, DYP veya onlar birleşmezse şey birleşcekmiş. Bu Turan YAZGAN hoca varmış. Bilmem birileri varmış işte yani. Böyle bi … Korkut abiyi biz tüm internet sitelerinde, tüm gastede, tüm televizyonlarda onu bunu yaptık. Onla ilgili devamlı biz bişeyler yaptık, yaptık ta…” “Yaşadıklarımız var yani. Yaşanan o kadar şey varki.” “Şimdi ben de dedimki olmaz dedim. Yani Korkut abi olmaz dedim. O işi yapamaz dedim. Öyle yani Parti kuracak Partinin başına geçecek şeyapacak.” “Ya böyle bişi olur mu abi. Komedi olur yani. Böyle bir hareketin içinde işte ben Mehmet AĞAR’a 2 Milyon dolar vermişim.” dediği ve bir süre Korkut EKEN’in parti liderliğini yapamayacağından bahsettikleri, daha sonra Sedat’ın “Şimdi bende çıkıp şöyle mi söylesem veya Sami abi işte falanca kez adama on sene evvel Korkut EKEN bana demişti ki. …Filanca kez adamı ara. Bu adam eroin satıyo. Uyuşturucu işi PKKTılarla da beraber hareket ediyo. PKK’ya para veriyo diyo abi. Bu adam yapmaz dedim de. Israr ettiğimde adama açıp küfür edin deyip sonra iki gün sonra beni arayıp ya senin dediğin doğruymuş. Adam yapmaz, işte kalbini kırdık. Bi kalbini al diyo. Biz kalbini alıyoruz. Ondan sonra da Atilla abi diyoki senden önce o adam geldi diyo. Çantayıda ben taşıdım. Atilla ahinin arkadaşı parayı getirdim, bıraktım diyo. Ben bi lira kimseden aldıysam Allah’ımın üzerine yemin ederim ki Sami şimdi herkez.” “Şimdi bunlan mı konuşalım oturalım.” “Kürtlere savaş açcaz deyip, kürt Ahmet’le ortaklık yapmak nası bişey abi.” “Bide Kürt Ahmet’le yaptığı ortaklıkta otopark ortaklığında bile.” “150 Bin dolan ben vermiştim. O otoparkı alırken…” dediği, Sami’nin “…Bu anlattığın şeyler hiç bişey diğil.” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, Sedat’ın “Şimdi mesela geçmişte duyuru falan oluyodu. Sedat’çım bana arkamdan iftira atıyolar. Diyolarki Kolombiyalı bi hostes kızla ilişkin varmış. İşte benim hakkımda kötüleme şeyi yapıyolar. Ben VELİ PAŞAYLA Korkut abiyi barıştırmak, Yavuz ATAÇ’ı. Hepsine uğraştım. VELİ ABİYE gidiyorum, abi diyorum Korkut EKEN böyle böyle. Ya diyoduki bana boşver filan. Be diyodum abi böyle böyle sonra Korkut EKEN’e anlatıyodum. Sonra onları barıştırdım. Ertesi gün abi bi konu oldu. Yavuz ATAÇ bana dediki. Diyo VELİ KÜÇÜK benim için şöyle yapmış, böyle yapmış. VELİ ABİYİ aradım. Dediki ya ben böyle bişey yapmadım ama^&ana söylemedim mi…” dediği ve
görüşmenin devamında Yavuz ATAÇVeli KÜ*fUK v% Korkut EKEN’in aralanndaki
problemlerle ilgili yaptığı girişimleri anlattığı, görüşmenin sonlarında Sedat PEKER’in “VELİ BABA BANA DEDİKİ. Ya nolur bırak bu işleri dedi. Ya sen işine gücüne bak. Sen saf temiz insansın dedi… E şimdi Sami ben düşünüyom da.” dediği, Sami’nin “Bize de zamanında ne söyledi biliyo musun? Bunu bize de, rahmetliyle bana da söyledi. VELİ PAŞA bana da söyledi. Rahmetliye de söyledi yani yani…” dediği, Sedat’ın “Ya bunlar abi bak yemin ediyorum planlayıcı filan olmadan. Bunlar olay molay yaparlar. Giderler bi kaç tane dandik dundik adama ateş mateş ederler. Bunlar Kürtçü diye. Gerçi Kürtlerle ortaklık yaparlar ama böyle saçma bide bi olay filan yaparlar abi gine…”
Tape: 001176, 21.07.2004 günü saat : 17.30‘da Gaffar KARADEMİR / Sedat PEKER ile Feridun ÖNCEL arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Sedat’ın “…Ben bu Korkut abiye zamanında uğradığımda bu böyle muhabbet filan ediyodukta.” “Böyle işte biraz aklı havalardaydı. İşte şöyle yapmak lazım. Böyle yapmak lazım. Hani OLAY filan. Bende dedim ki yani şuan bu ülke istikrara ihtiyacı var gibi bende bu yönde görüş belirtmiştim.” “Daha sonra bu bize böyle bi soğuk filan olmaya başladı.” “Dünde Cumhuriyet Gastesinde bir yazı çıkmış işte. Sedat PEKER Milli Yolu organize ediyo diye.” dediği, bir süre Milli Yol konusu ile konuştuktan sonra Sedat PEKER’in “Ya bide bak bişey diyim. Bunlar cahil yani. Bunlar bi kaç kişi o Ayhan ÇARKIN, Korkut EKEN, SEMİH FİLAN.” “Böyle sağda solda BİKAÇ TANE KAHVEYE MAVEYE ATEŞ EDİP ORTALIĞI KARIŞTIRIP. GASTECİ DİYODUKİ, AMAÇ ORTALIĞI KARIŞTIRMAK.” “…ÖYLE ÜÇ BEŞ TANE FAİLİ MEÇHUL CİNAYET YAPACAZ. ORTALIK KARIŞACAK. BİDE BUNLARIN SONU KÖTÜ OLACAK YA.” Dediği, bir süre Korkut EKEN ile ilgili konuştuktan sonra Sedat PEKER’in “Bana falanca kez kişiyi ara diyodu. Napıyo bu falanca kez kişi, PKK’ya para veriyonıuş. Daha o zaman çocuğ… Adam arıyoz. Kardeşim sen PKK’ya para veriyosun hesabı. Ulan ibne bizde arkadaş biliyoduk seni, adamda tanıdığımız, ismini söylemim. Türkiye’nin büyük zenginlerinden biri. Sonra getiriyolardı Ankara’ya bana diyo ki üç gün sonra. Ya Sedat’çım bu PKK’dan gerçekten para almamış. Sen doğru söylemişsin. Çok iyi adammış. Adamla karı koca gibi oluyolar. Adanı Atilla abi sonra bana diyo ki. Sen görmedin diyo. Falanca kez kişi Ceymis Bond çantayı getirdi diyo. Beni dışarıda beklettiler, çantayı baktım. Bıraktık gittik diyo orda.” “O Millet öldürülüyodu ya…” “Ahlaksız götveren ibneler böyle bi terbiyesizlik olur mu başkan. Kim bu ibneler ya kendireni ne sikim zannediyo bunlar ya.” “Aklının amma soktuklanmmın yok onu yaptık. Bunu yaptık. İbne milleti inandırdık biz. Kahraman diye buyur şimdi la...” “VELİ PAŞA bana ne demişti biliyo musun? Bu Korkut EKEN’e dikkat et demişti ya.” “Bu Korkut EKEN’e dikkat et demişti ya.” “BÜTÜN GENERALLER demişlerdiki bana, sende demiştin.” “Ama bunlar menfaat için demiştim. Vatan için diğilki.” Dediği aynı konularla ilgili konuşmaya devam ettiği anlaşılmıştır.
14.06.2007 günü saat:21.31 sıralarında Muhammet YÜCE ile Selim AKKURT’un yaptığı telefon görüşmesinde özetle;
S.AKKURT’un “Hı o PEKER’in adresini bulsana bana” dediği, M.YÜCE’ nin “Tamam onu ben Mesut’a derim yazar yollar” dediği, S.AKKUR’ un “Sen bana yaz ben ona bir mektup yazacam ben ona bir damardan girecem” dediği, görüşmenin devamında S.AKKUR M.YÜCE’ nin telefon hattını isteyerek kendisinin 0542′li yeni hat istedikten sonra “Tamam sen o hattı bana ver birde o Peker’in adresini canını yiyeyim ne et et bana bul” “Benim ona bir damardan girmem lazım ona bir mektup yollayacam ben” dediği,
02.10.2007 günü saat:20.11/20.12 sıralannda Muhammet YÜCE’nin Coşkun ÇALIK’a gönderdiği mesajda;
“GAZETECİ ORHAN PAMUK VAR QN_U. HALLEDECEZ 2 TRİLYON ALACAZ HAZIRLIKLARI YAPACAZ HRANT^DIN Kİ VURANL ARL AD A HALİL GORUSMUS SEDAT PEKER ALAATTIN ÇAKICI ARKAMIZDALAR İSTANBUL
EMNİYET MUDURU VE bas savcıylada BU hafta GORUSECEZ BEN SEN HALİL fucı HAZIRLIKLI OL” şeklinde yazdığı;
02.10.2007 günü saat:20.26 sıralarında Muhammet YÜCE ile Coşkun ÇALIK’ın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
“ÖYLEDE YK BOYLEDE EN AZINDAN HAYATIMIZI KURTARIRIZ BABALAR gibi YATAR ÇIKARIZ ZATEN SEDAT PEKER YAKALANINCA BIZI KENDİ KOĞUŞUNA ALDIracAKMIŞ EN BUYUK biz OLACAZ PARANINDA HERSEYINDE ENIYISINI YAPACAZ HALAOĞLU BU SAATTEN SONRA BİZE BU GİDER” dediği,
12.06.2007 günü saat: 20.09-20.10 sıralarında Coşkun ÇALIK’a Muhammed YÜCE’nin gönderdiği üç mesajda;
“HALAOĞLU nehaber HALİL GORUSDU, SUAN KUTAHYADA YARIN
CEZAEVİNDE SEDA“”T pekerle görüşecek, pekerin emrini BEKLIYOZ, I AY ICINDE ARTIK hen P” “ARAMIZ, HEMDE ARKAMIZDA PEKER OLACAK” yazdığı,
Söz konusu soruşturma kapsamında yakalanan Muzaffer TEKİN’in Kadıköy ilçesi Göztepe semti Dr. Ergin caddesi No:2/13 sayılı yerde bulunan ikametinde yapılan aramada, 1 adet bilgisayara el konulmuş ve bu bilgisayarın yapılan incelemesinde;
MevcutDosyalarAVORD dosyası içerisinde;
Fatih ALTAYLI başlıklı Muzaffer TEKİN’in Fatih ALTAYLI’ya yazmış olduğu davetinize katılmaktan onur duyarım yazısı ve “Sn. Sedat PEKER’in böylesine yüce ve kutsal davaya kendisini adamasını takdir ile karşılıyorum” şeklinde ibarenin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu not ile ilgili Muzaffer TEKİN ifadesinde;
“Sedat PEKER ile ilk olarak yaklaşık 6-7 sene öncesi İstanbul Hilton otelinde ÖZTÜRKLER gecesinde tanıştığını, ondan sonra bir sefer Kadıköy’de Morgm kafede karşılaştıklarını ve on beş yirmi dakika görüştüklerini, bir seferde Kadıköy’de Dalyan kafede 3-4 sene önce kafenin sahibi vasıtasıyla görüştüklerini, o dönemde Sedat PEKER‘i bir iş adamı olarak tanıdığını beyan etmiştir.
Şüpheli Mehmet Fikri KARADA G ise ifadesinde özetle;
Sedat PEKER’le kendisini Muzaffer TEKİN’ in tanıştırdığını, Muzaffer TEKİN’in, Sedat PEKER‘i tanıştırırken bu şahsın “Türkçü, vatansever birisi” olarak tanıttığını, Muzaffer TEKİN‘in Sedat’ın hapishaneden çıktığını, Tekirdağ’da hastanede olduğunu ve ziyarete gideceklerini anlatarak kendisini de davet ettiğini, kendisinin de bu kahraman Türk evladını ziyaretine gidebileceği söylediğini, birlikte ziyarete gittiklerini, Hastanede 10 dakika kadar ziyaret ettiklerini, ilk tanışmalarının bu şekilde olduğunu,
Daha sonra Sedat PEKER‘in kendisini ve Muzaffer TEKİN i Beylerbeyi sahilinde yalıdan bozma bir yere davet ettiğini, orada sohbet ettiklerini, ilerleyen dönem içersinde Sedat PEKER’in kendilerini tekrar yemeğe çağırdığını, Muzaffer’in bürosunda oturmakta iken sonradan adını Boğaç olarak öğrendiği bir ş ahsın gelerek kendilerini aldığını, birlikte Beykoz’da bulunan büyük bir bahçe içerisindeki eve gittiklerini, bu şekilde şahısla görüşmelerinin olduğunu, daha sonra Sedat PEKER’in kardeşi Atilla PEKER’le birkaç defa kandil ve bayramlarda kutlama amaçlı görüştüklerini beyan etmiştir.
Soruşturma kapsamında örgütün malvarlığına yönelik yetkili MURAKIPLARCA
yapılan çalışmalarda, Mehmet … isimli şahsın … yıllarında Veli KÜÇÜK’ün hesabına…………………….
para yatırdığı tespit edilmiştir. Mehmet… isimli şahıs ise Sedat PEKER’e yönelik 2004 yılında yapılan soruşturma ve koğuşturma kapsamında hakkında işlem yapılmış ve Sedat PEKER liderliğindeki suç örgütüne üye olmaktan …. Hapk sezası almıştır.
Dolayısıyla bu tespitlerde Tanık Hanefi AVCI’nm iddia ve beyanlarını doğruladığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan söz konusu soruşturma kapsamında yapılan tektik takip
çalışmalarında; telefonları dinlenen …………………………….. isimli şahıslar, örgütün talimatlan
doğrultusunda gerçekleştirecekleri silahlı eylemlerden sonra yakalanıp cezaevine girdiklerinde kendilerini Sedat PEKER’in bakacağını ve Sedat PEKER’in yanma gideceklerini konuştuklan tespit edilmiştir Şimdi de bu iletişim tespit tutanaklannm kısaca özetleri belirtilecektir.



















yusuf demiş
enteresan.bütün bunlar çoluk cocuk işi.
yusuf demiş
enteresan.bütün bunlar çoluk cocuk işi…
Anonim demiş
kurban olurum sana REİSSSSSSSSSSSSS!
HAZİRAN 2012