ERGENEKON ÇETESİ

Ergenekon Terör Örgütünün Tüm Telefon Görüşmeleri ve İddianamenin Tamamı…..

36-ŞUPHELI SEDAT PEKER, Savcılık ifadesinde

Posted by oktay571 Eylül 17, 2008

36-ŞUPHELI SEDAT PEKER

a) Emniyet İfadesinde;

Emniyet ifadesi yok

b) Savcılık ifadesinde;

19.03.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;

CEL REKLAM üzerine şirketinin olduğunu, aylık 20 milyar TL gelirinin olduğunu, kardeşi ATİLLA PEKER ile ortak olduklarını, 2004 yılının Ekim ayından beri Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Kurup Yönetmekten tutuklu bulunduğunu, 2007 yılı Ocak ayı itibariyle de istanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinden aynı suçlardan 14,5 yıl hapis cezası aldığını, cezasının Yargıtay’da olduğunu henüz kesinleşmediğini,

İlk defa 1988 yılında silahla yaralama suçundan (1) yıl ceza evinde kaldığını, 1998 yılında da çete suçundan (9,5) ay kadar tutuklu kaldığını, ancak o davadan beraat ettiğini, 2002 yılında Tekirdağ F Tipi Cezaevine girdiğini, (6,5) ay tutuklu kaldığını, daha sonra bu dosyadan mahkum olduğunu,

1994 ve 1998 yıllarında askeri heyete girdiğini ve psikolojik nedenlerle çürük raporu verildiğini askerliğini yapmadığını, o tarihten itibaren ticari işleriyle uğraştığını,

ERGENEKON yapılanmasını medyadan duyduğunu, bu yapılanma ile herhangi bir alakasının olmadığını, ERGENEKON’da yakalanıp tutuklanan şahıslardan;

VELİ KÜÇÜK’ü babasının arkadaşı olması sebebi ile tanıdığını, 1992 yıllarından beri zaman zaman görüştüğünü, ALBAYLIK ve PAŞALIK dönemi de dahil hem telefonla hem de yüz yüze görüşmelerinin olduğunu, Kocaeli’nde Alay’a zaman zaman gittiğini, bunun dışında VELİ KÜÇÜK’le aralarında herhangi bir ilişkinin olmadığını, çürük raporu almasında VELİ KÜÇÜK’ün herhangi bir etkisinin bulunmadığını, VELİ KÜÇÜK’e ayrı bir sempatisinin olduğunu, Veli KÜÇÜK’ün Devlet hizmetinde bulunmuş, küçük çocuğununda Ermeni ASALA örgütü tarafından da öldürüldüğünü bildiği için kendisine daha fazla saygı duyduğunu, Devlet için çalışan birisi olarak bildiklerini, bu sebeple kendisine saygı duyduklarını, VELİ KÜÇÜK ile aralarnıda, para alış verişi, şirket bazında bir birlikteliğinin bulunmadığını,

EMİN CANER YİĞİT’i tanımadığını, arkadaşı BOĞAÇ KAAN MURATHAN ve YENER KESKİN’in tanıdığını, VELİ KÜÇÜK’ün lojmandan çıkarıldığı ve korumasının kaldırıldığı dönemde, kiralık ev bulması için yardımcı olduğunu, ayrıca Veli KÜÇÜK’e yardımcı olması için BOGAÇ KAAN ve birkaç kişiye söylediğini, ancak CANER’i bizzat tanımadığını, geçmiş tarih olduğu için maaş verilip verilmediğini hatırlamadığını,

VELİ KÜÇÜK’ün İzmit Al ay’da iken altına özel araç tahsis etmediğini, cep telefonlarını ödemediğini, ancak Veli KÜÇÜK’ün öyle bir şey teklif etmiş olsaydı ödeyeceğini, geçmiş tarihli olduğu için tam olarak hatırlamadığını, VELİ PAŞA’nin arkadaşı olduğunu bildiği ve maddi durumu iyi olmayan birine borçlarını ödemesi için, o dönem 75 bin dolar para yardımında bulunduğunu ve bu parayı da şahsın durumu müsait olmadığı için almadığını,

MUZAFFER TEKİN’i 1997 yılından buyana, cemiyet ortamlarından tanıdığını,
kendisi ile zaman zaman görüştüğünü ancak samimiyetini^gbu^u^madığını, Muzaffer
TEKİN’in ofisine gitmediğini,

ERTUGRUL YILMAZ mahalleden çocukluk arkadaşı olduğunu, daha sonraki yıllarda kendisi ile görüşemediğini,Ertuğrul YILMAZ’ın cenazesinde kendisinin tutuklu olduğunu ancak cenazeye çelenk gönderdiğini,

Gazeteci TUNCAY GÜNEY‘i tanımadığını, kendisini hiç görmediğini, ismini hiç duymadığını, METE YALAZANGİL, GAZİ GÜDER, KUDDUSİ OKKIR‘ı tanımadığını,

FİKRİ KARADAĞ‘I MUZAFFER TEKİN vasıtasıyla tanıdığını, samimiyetinin bulunmadığını, villasına Fikri KARADAĞ’ın gelmediğini, geldiyse de hatırlamadığını,

1996 yılında Almanya’ya gittiğini, eşi ve çocuğunun Almanya’da doğduğuğunu, Bulgaristan’a kereste ticareti yapmak amaçlı 1996-1998 yılları arasında gittiğini,

VELİ KÜÇÜK’le irtibatlı olduğu dönemde ERGENEKON ve mafyanın yapılanması^ hakkında herhangi bir şey duymadığını, o dönem itibariyle VELİ KÜÇÜK’ün SAMI HOŞTAN ile tanıştığını bildiğini,

ÖMER LÜTFÜ TOPAL ve ABDULLAH ÇATLI‘yı tanımadığını, AYHAN ÇARKIN‘ı gıyaben tanıdığını, daha sonra 2003 yılında da Antalya’da tanıştıklarını, herhangi bir samimiyetinin bulunmadığını,

YAKUPKÜRŞAT YILMAZ‘ı 1993 yılında cezaevinde tanıdığını, daha sonra zaman zaman görüştüklerini, herhangi bir ortak işlerinin olmadığını, ZIYA BA NDIRMA LIOĞL U‘nu tanımadığını,

Soruldu; 2003-2004 yıllarında memlekette karışıklık çıkarılmasına yönelik bir toplantıya katılmadığını, böyle bir olaydan haberinin olmadığını,

GÜLER KÖMÜRCÜ ile tanıştığını, hakkında bir haber yayınladığını, , zaman zaman kendisi ile görüştüğünü, GÜLER KÖMÜRCÜ ile bir toplantıya katılmadığını,

VELİ KÜÇÜK te bulunan mafyanın yeniden yapılanması ve tekelde toplanması ile alakalı dokümanlardan haberinin olmadığını, böyle bir faaliyet içinde bulunmadığını,

SEMİH TUFAN GÜLALTAY’ı da semtinden tanıdığını, AKINBİRDAL olayından önce ve sonra görüşmüşlüğünün olmadığını, eski yıllardan tanışıklığının bulunduğunu,

AYHAN PARLAK‘ı tanıdığını, ERTUGRUL’un yakını olduğu için tanıdığını, ancak DOĞUŞ Factroring konusunu bilmediğini,

VOLKAN GEZMİŞİ tanıdığını, VELİ KÜÇÜK, EMİN CANER YİĞİT ve MUSTAFA OK’un ailesine maaş gidecek konusunu hatırlamadığını, söylemiş olabileceğini, ancak CANER YİĞİT e maaş gidip gitmediğini hatırlamadığını,

OSMAN YILDIRIM, OSMAN GÜRBÜZ, KOKSAL KARABA YIR‘ı tanımadığım,

DREJ ALİ‘yi uzaktan tanıdığını, samimiyetinin olmadığını, ZAHİT ALBAY olarak geçen şahsı ZAHİT BİNBAŞI olarak bildiğini, şuanda emekli olduğunu, bir fabrikanın güvenlik müdürü olduğunu,

1423 nolu tapede VELİ KÜÇÜK un bir seminer verdiğini, arkadaşlarının öğrenciler gönderdiğini, telefon görüşmesinde bu konuyu görüştüklerini,

HAYRETTİN ERTEKİN‘i balıkçı ZEKİ SÖZER vasıtasıyla tanıdığını, kuyumcu olarak bildiğini, ancak telefon konuşmalarında geçen altın tespihleri bu şahsa yaptırmadığını,

KÜRŞAT YILMAZ‘layaptığı görüşmelerin doğru olduğunu,

YILMAZ KATMERCİ nin bir factoring ve finans şirketinin sahibi olduğunu, bu konuyla alakalı görüştüklerini,

ALİ FEVZİ BİR‘i mahalleden tanıdığını, 1117 nolu tapede geçen görüşme
içeriğindeki
SAMI ABI ile birlikte yemek yiyelim şeklinde konu konuşulduğunu, ancak
içeriğini hatırlamadığını

HARUN ÇAKIR’ı tanımadığını, niçin REİSİM diye hitap ettiğini bilmediğini, yaptığı görüşmeyi hatırlayamadığını,

İletişim tespit tutanakları okundu, sorulduğunda;

04 Eylül 2003 tarihinde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşmede polisler hakkında şikayetçi olduğunu, polis yetkilileri hakkında dava açtığını, VELİ ABI ye söylersin demesindeki kastın ise VELİ KÜÇÜK’ün de olayı bilmesini istemesinden kaynaklandığını, çünkü Veli KÜÇÜK un baba dostu olduğunu,

03/08/2004 tarihinde VELİ KÜÇÜK’le yapmış olduğu görüşmeyi kabul ettiğini, Veli KÜÇÜK’ün ÜMİT ÖZDAĞ’la yeni bir oluşum yaptıklarını, Erzurum’dan YILMA DURAK’ın Yeniçağ gazetesinden HAYRİ KÖKLÜ, Ortadoğu gazetesinden ZEKİ SARAÇOĞLU, GÜVEN SAZAK ve MERAL AKŞENER ile görüştüğünü Veli KÜÇÜK’ün anlattığını, kendisinin de bu oluşum MHP’ye karşı veya MHP’ye alternatif bir oluşum olursa kamuoyunda yanlış anlaşılabilir şeklinde fikir beyan ettiğini, zaten böyle bir oluşumumun gerçekleşmediğini, VELİ PAŞA ile bu tür şeyleri paylaştıklarını,

ÜMİT ÖZDAĞ’ın MHP Genel Başkanlığına aday olup olmadığı konusunu bilmediğini,

YAVUZ ATAÇ’ı ATİLLA YILDIRIM vasıtasıyla tanıdığını, MİT’te görevli olduğunu, zaman zaman kendisi ile görüştüklerini, son olarak 2003 yılında görüştüklerini,

İBRAHİM ŞAHİN’i Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili olması nedeniyle tanıdığını, kendisi ile samimi olduklarını ancak, Susurluk kazasından sonrasında, cezaevine girip çıktığını, daha sonra ibrahim ŞAHİN’in bir kaza yaptığını, ondan sonra görüşmediklerini, saygıdan dolayı bu şahsa abi dediğini,

MİLLİ YOL ‘u KORKUT EKEN’in başkanlığında kurmayı düşündükleri bir oluşum olarak duyduğunu, 21/07/2004 tarihinde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşmede bahsettiği olayın bu konu olduğunu, konuşmada geçen 22 yaşında iken VELİ KÜÇÜK ile KORKUT EKEN’i barıştırma çabalarını YAVUZ ATAÇ’ın da gayret sarfettiği şeklinde anlattığını,

VELİ KÜÇÜK’ü baba dostu olmasından dolayı sevdiğini, KORKUT EKEN’i de Emniyet Genel Müdürlüğü Danışmanlığı yaptığı dönemde tanıyıp sevdiğini, YA VUZ ATAÇ’ı da MİT’te görev yaptığı sırada tanıdığını, bu şahısları sevdiği ve küs kalmalarını istemediği için, barıştırma çabaları içinde bulunduğunu,

FERİDUN ÖNCEL in Şanlıurfa MHP Eski il başkanı olduğunu, 21/07/2004 tarihinde yapmış olduğu görüşmede VELİ PAŞA’nın, KORKUT EKEN’e dikkat et deyip demediğini hatırlamadığını, askerlerin de KORKUT EKEN’e dikkat etmesi hususunda uyardıklarını hatırlamadığını,

21/07/2004 tarihinde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığım MİLLİ YOL ile ilgili “BUNLAR CAHİL BİRDE TUTARLAR KAHVE MAHVE TARATTIRIRLAR …” şeklinde görüşmeyi şuanda hatırlamadığını, böyle bir görüşme yapmış olabileceğini,

21/07/2004 tarihinde SAMİ HOŞTAN ile KORKUT EKEN hakkında konuştuğunu hatırladığını, içeriğini hatırlayamadığını,

YAVUZ KAYRAL’ı tanıdığını, Fenerbahçe’de yöneticilik yaptığını, Ankara’da mobilya üzerine işyeri olan bir iş adamı olduğunu,

25/07/2004 tarihinde YAVUZKAYRAL ile telefon görüşmesini hatırladığını ancak içeriğini hatırlayamadığını,

HÜSEYİNNALBANTOĞLU’nu ATİLLA’nın arkadaşı olması nedenivle tanıdığını, son zamanlarda birkaç yerde adını kullandığı için bu şahsı emniyete şikayet ettiğini,

ATİLLA YILDIRIM’i Trabzonspor’un eski yöneticisi olması nedeniyle tanıdığını, KELEBEK operasyonundaki telefon görüşmelerinde cezaevinde yatmasına sebep olan aleyhine yaptığı konuşmalardan dolayı bütün ilişkilerini kestiğini,

1173 sayılı tapede AYHAN YILDIRIM ile yaptığı görüşmede, Cumhuriyet gazetesinde çıkan MİLLİ YOLCULARI SEDAT PEKER FİNANSE EDİYOR başlığı altındaki haberde AYHAN ÇARKIN’ın açıklamalarının yer aldığını, daha sonra Alanya’da kendisi ile görüştüklerini, böyle bir açıklama yapmadığını söylediğini,

MEHMET FİKRİ KARADAĞ’ı MUZAFFER TEKİN vasıtasıyla tanıdığını, Mehmet fikri KARADAĞ’ın kendisini ziyaret ettiğini söylemesi konusunda, bu konunun doğru olduğunu, 3 yıldır cezaevinde olduğum için bazı şeyleri unuttuğunu, 56 sayılı tapede MEHMET FİKRİ KARADAĞ ile HÜSEYİN NALBANTOĞLU arasındaki telefon görüşmesinde kendisinin REİS NASIL İYİ Mİ diye sormasının normal olduğunu, çünkü kendisine arkadaşlarının REİS diye hitap ettiklerini,

ORHAN PAMUK la herhangi bir husumetinin olmadığını, COŞKUN ÇALIK, MUHAMMET YÜCE, AYHAN ÇELİK ve SELİM AKKURT ismindeki şahısları tanımadığını, kesinlikle hiçbir kimseye ORHAN PAMUK’u öldürmeleri halinde cezaevinde sahip çıkacağını, rahat ettireceğini söylemediğini, hiçbir kimseye suikast yapılması yönünde talimat vermediğini,

09/04/2003 tarihinde İFFET isimli şahısla yaptığı görüşmenin doğru olduğunu, manevi kardeşi konumunda olan OLGUN PEKER’in eşinin annesi olduğunu, polislerin kendisine kurmuş olduğu komployu anlatırken daha önce polisler tarafından böyle bir komplo yapılacağını beklediğini anlattığını, TURAN YAZGAN HOCA ‘yı tanımadığını, konuşmada geçen AYTÜL, OLGUN’un eşinin kız kardeşi olduğunu, görüşmede geçen ÖZEL BİR GEMİ, ASKERİYEDEN 4 KIŞI konuşmalarını hatırlamadığını,

ALAADDİN ÇAKICTyı 1996-1997 yılından beri, ortak tanıdıkları vasıtasıyla tanıdığını, en son 2003 yılında evine ziyarete gittiğini, orada görüştüklerini, kendisi ile iş ortaklığının bulunmadığını,

SEDAT ŞAHİN’i 1995 yılından beri tanıdığını, fazla bir samimiyetinin olmadığını, cemiyetlerde cenaze törenlerinde karşılaştıklarında selamlaştıklarını,

BURHANETTİN SARAL’ı da cemiyetlerden tanıdığını, fazla bir samimiyetinin olmadığını,

A YVAZ KORKMAZ’ı tanımadığını,

RAMAZAN ÖZARSLAN’ı tanımadığını, ERDAL KARA ‘yı bir defa cemiyette gördüğünü, fazla bir samimiyetinin olmadığını, SONER ŞENGÜLLER’i tanımadığını,

HALUK KIRCTyı hatırladığı kadarıyla 1998 yılında Bayrampaşa cezaevinde tutuklu olduğu sırada tanıdığını, daha sonra görüşmediklerini,

OKTA Y YILDIRIM, MEHMET ZEKERİYA ÖZTÜRK, MEHMET ÖZTÜRK, MAHMUT ÖZTÜRK, SEVGİ ERENEROL, KEMAL KERİNÇSİZ, HÜSEYİN GÖRÜM, İHSAN GÖKTAŞ, AYDİN YÜKSEK, MUZAFFER ŞENOCAK, ERGÜN POYRAZ, EMİN GÜRSES, VEDAT YENERER, HABİP ÜMİT SAYIN, ABDULLAH ARAPOĞULLARI, SA TILMIŞ BALKAŞ ve diğer şahısları tanımadığını,

Soruldu; ERGENEKON örgütü ile ilgi ve alakasının bulunmadığını, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçundan dolayı halen Kandıra 2 Nolu F Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda tutuklu olduğunu beyan etmiştir.

Bir Yanıt to “36-ŞUPHELI SEDAT PEKER, Savcılık ifadesinde”

  1. muratcan erdemir demiş

    itleri salarlar iltirafçı derler ….
    yiğitleri de tıkarlar cezaevine meydanı boş bırakırlar itler gezsin diye….
    uyuşturucu satanı , ülke genç milletini zehirleyen itlere 1 yıl …
    uyuşturucuyula mücadele eden ülke gençlerini temiz tutmaya çalışan yiğitlerede bir çok seneler verilir bu cezayı verdiren ler; ne PEKERler biter nede isimsiz onun gibi devlete hizmette bulunacak insanlar…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.