ERGENEKON ÇETESİ

Ergenekon Terör Örgütünün Tüm Telefon Görüşmeleri ve İddianamenin Tamamı…..

37- ŞÜPHELİ SEMİH TUFAN GÜLALTAY, b) telefon görüşmeleri

Posted by oktay571 Eylül 17, 2008

37- ŞÜPHELİ SEMİH TUFAN GÜLALTAY, b) telefon görüşmeleri

21.07.2006 günü saat 22.29′da Emre GÜLALTAY ile Şemsettin…? arasındaki telefon görüşmesinde;

Şemsettin’in “Bizim Osman deliyi gördün mü ne yaptı?” dediği, Emre’nin “Gördüm şerefsiz herif ne işin var senin” dediği, Şemsettin’in “Yazık ya kendini gerçekten batırdı ya” dediği, Emre’nin “İt herif yüzünden bizim ismimizde geçti” dediği, Şemsettin’in “He biliyorum ya zaten ben kaç sefer basından hep takip ediyordum ya. Ama yemin ederim var ya çok dua edin. Dedim inşallah size doğru gelmez bişey abi ya” dediği, Emre’nin “YA BU PEZEVENGİN MÜSLÜMANLIĞI DA YOKTUR. NE İŞİ VARDI BUNUN BU İŞLERLE BEN ANLAMADIM Kİ.” “Sen bunun hiç müslümanlığını falan biliyor musun? … Sene yattın sen bu pezevenkle” dediği, Şemsettin’in “Beş altı ay beraber kaldık karşıda.” dediği, Emre’nin “Hiç Allah dediğini duydun mu?” diye sorduğu, Şemsettin’in “Yok valla duymadım” dediği, Emre’nin “Bu pezevenk peki niye bu işi yapmış” diye sorduğu, Şemsettin’in “Bilmiyorum ki abi bu ne yapmaya çalışıyor. Kendim bile şok oldum. Arkadaşlarım bana söyledi. Ben geldim baktım. Ne şok oldum ya. Bana kim söyledi biliyor musun?” “He Canip bana söyledi Kağızman’da” dediği ve Canip isimli şahısla hapishanede yaşadıkları olayları anlattığı,

15.08.2006 günü saat 15.40′ta Semih Tufan GÜLALTAY ile Haşini…? arasındaki telefon görüşmesinde;

Haşim’in “Semih Bey merhabalar Albay Haşini.” Şeklinde kendini tanıttıktan sonra bir süre hal hatır ettikleri, daha soma Haşim’in “…Özkan’ın durumu hiç iyi değil ne oldu ya?” diye sorduğu, Semih’in ise “Bi ara uğra da bi konuşalım.” dediği ve ertesi gün görüşmeye karar verdikleri,

13.09.2006 günü saat 19.09′da Semih Tufan GÜLALTAY ile Gürkan TEMELLİ arasındaki telefon görüşmesinde;

Gürkan in “Başkanım hemen Starı açar mısın hemen.” dediği, Semih’in “Ne var son dakika?” dediği, Gürkanin “Şeyi diyor … İNTİKAM TUGAYI ÜSTLENDİ DİYOR. Diyarbakır’daki olayı diyor, Akın BİRDAL suikasti falan onlardan bahsediyor.” “Bi izleyin başkanım hala devam ediyor şuan devam ediyor.” dediği, Semih’in “Herhalde yine birileri bana kuyu kazıyor” dediği, Gürkanin “Tamam NORMALDEN GÖRÜŞÜRÜZ birazdan Başkanım.” dediği,

13.09.2006 günü saat 19.15′te Ahmet FULİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde;

Emre’nin “Televizyonlar yine bangır bangır be, Diyarbakırdaki olayları.” dediği, Ahmet’in “…7 tane çocuk ölü 4 tane de şey kardeş, vatandaş.” dediği, Emre’nin “Son son haber olarak geçerek ne demişler Türk İntikam Tugayı yaptı falan.” dediği, Ahmet’in “İyi tamam neyse konuyu kapatalım yann görüşürüz” dediği,

13.09.2006 günü saat 19.51′de Ahmet FULİN ile Nejdet ATIŞ arasındaki telefon görüşmesinde;

13.09.2006 günü saat 20.32′de Ahmet FULİN^te^r^an FULİN arasındaki
telefon görüşmesinde;
.jy^ n-


Ahmet’in “E Nejdet haberleri takip ettin mi sen” “Akın BİRDAL olayını yapanlar yapmış demişler. Beni şimdi aradılar.” dediği,


25.09.2006 günü saat 16.04′te Gürkan TEMELLİ ile Osman KAVI arasındaki telefon görüşmesinde;

Osman’ın “Gürkan bey rahatsız ediyorum” “BAŞKAN’a ulaşamadığım için sizi aradım. Ben Mahmut’la gelmiştim bizim bu Edremit’le ilgili Bİ KOMUTANIMIZIN bi sorunu vardı, onla ilgili bi…” “Onlan ilgili hiç bi gelişme olmadı.” dediği, Gürkan’m Osman’ın adını soyadını aldıktan sonra görüşüp tekrar döneceğini söylediği, Osman’ın ise “Çok teşekkür ederim BAŞKAN’a hürmetler ediyorum” dediği,

27.09.2006 günü saat 16.12′de Gürkan TEMELLİ ile Savaşhan TOSUN arasındaki telefon görüşmesinde;

Savaşhan’ın “Bu bizim Emre’nin yanında Ayhan diye bi çocuk var mı?” diye sorduğu Gürkan’m “Ayhan var abi evet” dediği, Savaşhan’ın “O bizim Fahri abi var. Fahri YAYLA’ya gider mider yapıyo. Ona söyle akıllı olsun.” “Faruk YAYLA benim halamın oğludur yabancı değil.” dediği, Gürkan’m “…AYHAN BU HANİ BAŞKANIN ÇOK YAKIN ŞEYİ, İÇERDE AKIN BİRDAL OLAYINDA BERABER YATTIKLARI ÇOCUK ABİ.” “ŞEYİ ATEŞLEYEN, YANİ TETİĞİ ÇEKEN” dediği, Savaşhan’ın “Her neyse, deki Fahri abi söyle Savaş abin halasının oğlu, yani yanlışlık yapmasın yani” dediği, Gürkan’m “Ama ben onla da görüşmüyorum ki abi. ONLAR ŞEYİN EMRE’NİN GURUBU yani ha söylim.” dediği,

27.09.2006 günü saat 16.17′de Gürkan TEMELLİ ile Savaşhan TOSUN/ Nuh Celal…? arasındaki telefon görüşmesinde;

02.10.206 günü saat 13.57′de Ahmet FULİN ile Veli KILIÇ arasındaki telefon
görüşmesinde;
^mm^


Savaşhan’ın “Oğlum bunlar hep yanlış yollara bulaşıyorlar ya.” “Şimdi bizim yeğene BİZ DERİN DEVLETİZ hesabına bazı.” “Hareketler yapmış, Emre yapıyo bunları. Ya ben sana bişey söylim mi çok ayıp ya” “Sen sen gel buraya bakim ismin neydi senin Nuh Celal YAYLA.” “Trabzon Vakfıkebirli ha” “Arabasını alıyo bak Gürkan’a anlat bakim bi dakka bi dakka dinle” dediği, telefonu Gürkan’m aldığı, Nuh Celal’in “Peugeut 407 Emre’nin de ortağında yani ortağının kardeşinde bu araba ama Emre konuyu iyi biliyo iade etceklerdi etmiyolar” “Bi 45 milyar lira benim şahsi çeklerim var buda iade edilecekti bunu da iade etmediler.” “Ya ben bu Emre’nin ortağının kardeşiyle ortaklık yaptım…” “Fatih MELEK’le” dediği, Gürkan’m da “MELEK’le evet Osman MELEK’in abisi” dediği, Savaşhan’ın “Muzaffer abiye gidiyorum de. TEKİN’e oraya gelecekler hepsi ben sana söylim.” “Benim yi genime böyle tahsilat olurmu ya. Muzaffer TEKİNTAY’a çağıracam Emre’yi… bunuda çağıracam böyle bişey olurmu oğlum ya he” dediği, Gürkan’m “Ya Savaş abi Muzaffer abi ne yapabilir ki Emre’ye ya. MUZAFFER ABİYİ PATLATIRLAR İKİ DAKKADA.” “İKİ DAKKADA PATLATIRLAR MUZAFFERİ, MUZAFFER KİM ABİ.” dediği, Savaşhan’ın “AMA BİZİM YAKINLARI MI KOPARTACAK OĞLUM.” “Ben tahsilata çıkmadım oğlum ya anla yani ben sana de diyosam … ben tahsilata çıkmadım bizi de Allahtan başka kimse kopartamaz Gürkan bunu bil yani biz dostuz anla” “Bak biz dostuz, Gürkan BEN ADAMLARI ALIRIM Gürkan ben alırım bak biz dostuz diyorum sana madem dostuz yanlış olmasın diyorum oğlum” “Konuş bakalım Emreylen selam söyle Savaş abin öz yiğeni söyle ya ba amcası benim teyzemin çocuğu ya” dediği,


Bir süre Ahmet’in yaşadığı maddi sıkıntılardan bahsettikten soma “Ben sana söyledim ben hani bi şekilde tamam yani şuanda yani bilsem ki orası oturmuş yani oturmuş derken oturmasını beklemek mümkün değil.” “Ki oturası oturmaz millet oraya yani MAFYA GÖZÜYLE bakıyor korkuyor insanlar gelmiyor.” “İmajı bozuk şimdi bizim sıkıntımız zaten kendimize yetiyor kendimizi kimseye anlatamıyoruz.” “MİLLETTE BİZE O GÖZLE BAKrYOR.” “Yani şimdi insan üzülüyor yani len ne ulan biz mafya olsak ulan hani paranın içerisinde yüzeriz ulan” “Harçlığımız yok cebimizde elimizde harçlık yok.” “Ya BU NASIL MAFYACILIK KARDEŞİM bu nasıl iş.” “Hani teşkilatız NE TEŞKİLATI KARDEŞİM nasıl HANİ PARTİCİLİK, TEŞKİLATÇILIK?” “Ha o Chreslerle geziyor öbürü tamam gene iyi kötü bi arabayla geziyor Chreslerle gezen kendine göre Nejdet kendi kafasına göre” “GELEN PARALARI KİM GETİRİYO KİM GÖTÜRÜYO ne oluyor ne bitiyor bizim ne kadarımız var nereye şeyimiz var kendi başımıza bi iş yapamıyoruz sanki şimdi ben yani bişey yapmaya çalışsam da tabi onu bağlayacak bişey yok ta fakat yapmıyoruz çünkü diyoruz lan biz birlikteyiz birbirimizden habersiz bi iş yapmayalım ama Onlar hep habersiz yapıyor.” “He biz de hala diyoruz ki yav bi İŞ YAPARSAK YANİ … YANİ HEP BİLGİLERİ DAHİLİNDE YAPALIM.” dediği,

27.11.2006 günü saat 12.01′de Ahmet FULİN ile Şükrü…? arasındaki telefon görüşmesinde;

Bir süre doktor olarak bahsettikleri kişi hakkında görüştükten sonra Ahmet’in “…Bizim bunlardan öyle benim bi beklentimiz de yok. Öyle bi kalkıpta ben onlar içinde kendimi feda etmiş değilim. Biz parti amacıyla biz kölelik yapmışız, onun dışında arkadaşız dostuz. Her türlü sıkıntımız olursa yani para durumları olduğu zaman da yardımcı olmuşlardır. Ya şükür benim ya öyle şey değil ama dostluklarımız geçerli bizim yani şimdi. Herşey para değil ki ne olmuş biz ayrı bi gücüz o ayrı bi güç ne olmuş. Yani sonuçta o da arkadaş da biliyorsun kendine göre bi ismi olan bi delikanlı.” “Dolayısıyla nedir Bİ GÜÇ TEŞKİL EDİYOR. Başka bişey yok yani İstanbul’da da bu gerekiyor…” dediği ve bir süre yaşanan olaylardan bahsettikleri,

16.12.2006 günü saat 13.10′de Necdet ATIŞ ile Semih Tufan GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde;

Necdet’in “Başkanım ben şimdi o şeyleri yapayım ulusal birlik…” dediği, Semih’in “He yaz derneğimiz adına.” “ULUSAL BİRLİK HAREKETİ PLATFORMU hareketi platformunda derneğimizi temsile yetkilidir.” dediği, Necdet’in “Yani her hangi bir dernek üyeleri de bunu ben dışardan bir insan ayarlayacağım için başkanım bir derneğe üye olan bir kişi böyle bir yazıyı kendi derneğinden alıp bizim ulusal birlik platformumuza üye olur.” dediği, Semih’in “O kadar o kadar o kadar” Semih “Yani temsile yetkili olduğunu kaşeli bir mühürle dernek başkam şey yapacak” “Ziya da kooperatif başkanlarını organize edecek.” “He kamyoncular kooperatiflerinin başkanına da.” dedikten soma aynca Semih’in “Sen Sedat la da konuş.” “Sedat’ta derneğimizin onursal başkanı olarak, Semih Tufan Gülaltay’ı derneğimize ulusal birlik hareketi platformunda temsil etmeye diye kaşeli bir yazı göndersin.” “Ziya yı da böyle organize et.” dediği, Necdet’in “Ben şimdi bakmaya geldim. Ali Rıza beyi bekliyorum.” dediği, Semih’in “Ali Rıza ile konuştuğun zaman beni bir arayın da ben Ali Rıza ile görüşeyim.” “O da orda derneklerden bir tanesinin başkanıyla otursun.” “Tamam mı farketmez derneğin hangi dernek olduğu tanıdığı birinden rica etsin” dediği, Necdet’in “… Şimdi aklıma geldi dernekler genel başkanı Ziya’nm iyi bir dostuydu. İşimize yarar değil mi başkanım?” diye sorduğu, Semih’in “Çok önemli o adam bize.” “O çok ağır bir top o bize çok lazım.” dediği.

21.12.2006 günü saat 21.59′da Semih Tufan^^JlaIİTM‘ ile Selçuk arasındaki

telefon görüşmesinde; ff &


Bir süre sohbet ettikten sonra Semih’in “Şimdi dün akşamki toplantıda; ben Kemal beyle bu şuan da imzalanmasın vakıflar imza atamaz gibi çıkışınızdan ben bir şey anlamadım.” “Madem böyle bir çıkış yapılacaktı, orda bizim daha evvelden konuşmamız gerekirdi.” “Ve işte ben bugün hukuki olarak arkadaşlara çalışma yaptırdım.” “Deklarasyon metnine vakıflar imza atabilir. Böyle bir sakınca yok. Ankara’yla da konuştum. “Şartı bile yok 6 tane 6 tane kuruluşun vakıf veya dernek” “Ortak bir deklarasyon metnini imzalaması kuruluş kabul ediliyor isterse valiliğe dilekçe veriyor ki Ankara’daki platform” “Selçuk abi sen gelmeden evvel ben Kemal Atay’a şunu söyledim.” “Orda herkesin içinde söyledim dedik ki Selçuk ORHON sen ben bir şey konuştuk.” “Ben size bir şey söyledim dedim ki benim zaten bir hedefim ve bir projem var yürüyorum birlikte yürüyelim” “BEN KUTLU BİR DAVA YOLUNDA YÜRÜYORUM SELÇUK ABİ. Bana yardımcı olun bana köstek olmayın…” “Üç dört gündür kendi kendimi yiyorum” “Şimdi bir dakika son derece rahatsızım üç dört gündür kendi kendimi yiyorum. Orada bir kelime bahane edildi. BURDA DEDİLER DİN KELİMESİ GEÇMİYOR YANİ MANEVİ DEĞERLER.” “ONU ULUSAL DEĞERLER OLARAK TADİL ETTİK.” dediği ve bir süre toplantıda ve somasında yaşandıkları hakkında görüştükleri, daha soma Semih’in “Şimdi dün akşam ben deklarasyon metnini imzaya açacaktım. Kemal Ata’yla siz madem bir söz birliği yaptınız, bana niye sormuyorsunuz? Şuanda bu imzalanmasın... Selçuk abi ve bu iş benim için her şeyden üstün. BEN BU İŞİN SONUNDA KAN DÖKÜLMESİNİ İSTEMİYORUM.” dediği, Selçuk’un “Yani kimse kimseye memurluk yapmıyor. Bu işe ben inanmasam zaten ben bu işe girmezdim.” dediği, Semih’in “Ben bu platformu kuracağım. Bunun başkanı olarak bu işi, BU OPERASYONU BEN YÜRÜTECEĞİM. Ben orda bana muhalif olacak adamın AĞZINA MERMİYİ SIKARIM. Bana destek olacak bana ağ sakal insana ihtiyacım var.” “Şimdi Selçuk abi bunlar açık anlatılmaz. Ben size dedim ki; benim bir yolum var, bir hesabım var, ben yürüyorum dedim mi” “Birlikte yürüyelim dediniz peki” dediği, Selçuk’un “Konuştuğumuzda böyle konuşmadık.” dediği, Semih’in “Şimdi bir dakika sen o gün gecikiyorsun. Her gün toplantıya geç kalan Kemal Ata erken geliyor, Arif Akdeniz erken geliyor.” “Beyler … yere vuruyor. Vay efendim burda din kelimesi vaaz edilmemiş. BİR SONRAKİ TOPLANTIDA BEN PAŞAYI ÇAĞIRIYORUM. Bu sefer mealen diyorsunuz ki; yav öyle bir organizasyon kuruyorsun da paşanın senden haberi var mı tabi” “… BU SEFER ERTESİ GÜN PAŞA GELİYOR. Diyorum kalk gel buraya paşa diyorum arkadaşlarla görüşelim.” “Paşa geliyor toplantının bitimine doğru. Sen dönüyorsun diyorsun ki Arif bey bir söyleyeceğin var mı?” “Arif bey kalkıyor, din tasavvuf dergah tarikat. Yav biz ne kuruyoruz ya” dediği ve bir süre aynı konu hakkında görüştükten soma “… bir kaç gündür ben rahatsızım. Ya yollarımızı şimdiden ayıralım ya da konuşun aranızda… BEN BU YOLDA YÜRÜYECEĞİM. BU YOLDA DA BABAM SIRRI GÜLALTAY’I KURBAN EDERİM TANIMAM. EMRE Yİ YATIRIR BAŞINI KESERİM.” “Bak ben şimdi bu saatte gidiyorum 6 tane dernek başkanıyla toplantı yapmaya. 6 dernek davası kazanırım diye ben yırtmıyorum.” “Selçuk abi, Arif Akdeniz gibi bir adam, bir kuvvet komutanının yanında bunları konuşması hiç tesadüfi bir şey değildir.” “BEN ŞİMDİ BİZ ŞİMDİ O ADAMI RAZI ETMİŞİZ BU PLATFORMUN BAŞKANLIĞINA GETİRMİŞİZ.” dediği,

21.12.2006 günü saat 22.18′de Semih Tufan GÜLALTAY ile Selçuk…? arasındaki telefon görüşmesinde;

Görüşmenin başında telefonun kesildiğinden bahsettikleri ve bir önceki telefon görüşmesinde bahsettikleri deklarasyonun imzalanmaması ile ilgili görüşmeye devam ettikleri, bu çerçevede önceki görüşmenin devamı olarak Semih’in “Selçuk abi açık söylüyorum. BU İŞİN KELEYİ KOLTUĞUNA ALMIŞ OLAN ADAM BENİM. Benim askere ihtiyacım var. Benim kendime komutana ihtiyacım^^e^Sana akıl verecek adama ihtiyacım yok. Hele beni engelleyecek insana hiç ihjjy’aeım fok; Lütfen bana destek

verilecekse bundan sonraki toplantıya gelin.” “Bak Selçuk abi aynen politika yapmadan neyse
söylüyorum çünkü bu benim namus meselem namus namus burada yolumuzu ayırdıktan
soma da İNTİKAM ALIRIM HEPİNİZDEN aynen söylüyorum.” “Ailemi koymuşum her
şeyi mi koymuşum bu yola.”
“HERKESE TETİK KESERİM” “Yani ben bu işin
boyutlarını anlatıyorum.
ÖLÜMÜNE YÜRÜYORUM BU İŞTE…” “Benim bu işle
uğraşmamın sebebi BEN ULUSAL BİRLİK HAREKETİ PLATFORMUNU KURUP
BUNUN BAŞKANI OLARAK MÜCADELEYİ HEDEFE ULAŞTIRMA
AZMİNDEYİM…”
dediği ve bir süre aynı konularla ilgili görüştükten sonra Semih’in
“YANİ BEN ORADAKİ… HADİ HARP AKADEMİLERİ ADRESİ
OLMASIN. BUNU
BİR YERDE BİR KAÇ SEFER TEKRARLADIKTAN SONRA… OLABİLİR YANİ
MAKUL.”
dediği, Selçuk’un “Yani olumsuz adledilir yoksa… Olumsuz yani okuyanlar evet
…….. Kalmasın.” dediği ve deklarasyonun imzalanamaması konusunda görüştükleri,

08.01.2007 günü saat 10.31′de Ahmet FULİN ile Gürkan TEMELLİ arasındaki telefon görüşmesinde;

Ahmet’in parayı yeni yatırdığından bahsettikten soma Gürkan’m Nejdet isimli şahsın kendisine ulaşmaya çalıştığından ve buluştuklarından bahsettiği, buluşmada geçen konuları Gürkan’m “GÜRKAN DİYOR BİZ DÜŞÜNDÜK TAŞINDIK DİYOR SENSİZ BU İŞLER OLMUYOR.” “Ondan soma işte SENİN MUTLAKA BAŞKANIN YANINDA OLMAN lazım Alper bir yana bizim Cengiz aptaldır şudur budur işte bir yere gidilmesi gerekir birileri ile konuşulması gerekir onun yanında DİK DURAN BİRİ OLMASI LAZIM işte senin mutlaka.” “Senin başkanın yanında olman lazım.” “Ya dedim bişey söylüyecem Nejdet dedim hı başkan demiş ki Gürkan bize küstü galiba BİZDE ONA MI KÜSELİM.” “BİZİ KÜSTÜRMESİN” “Ondan soma sabahleyin BAŞKANLA BERABER BİSMİLLAH DİYİP ŞEY YAPIYORSUNUZ yanından LÜTFİYİ DE UZAKLAŞTIRIN bilmem ne yapın bakarız dedim ben anlıyor musun?” dediği ve bir süre aynı konuyla ilgili görüştükten sonra Gürkan’m “Sana bişey söyilim mi bu problemler yani şu GÜNDEME GELEN MEVZULAR BAŞKANDAN KAYNAKLANMIYOR HE EMRE İLE NEJDET ORGANİZE YAPIYOR.” “Onun da haberi var aslında.” dediği, Ahmet’in “Ya tabi bunlar hepsi istişareli be abi baktılar ki BU İŞLER YÜRÜMÜYORLAR BİZSİZ anlatabiliyor muyum” “İşte dernek kuracaz dernek … dernekten yetki ver YA ABİ YANİ SEN, ULUSAL BİRLİK HAREKETİ BİLMEM NE BANA BİR DE MESAJ GELMİŞ. ULUSAL. BARIŞ BEY GÖNDERMİŞ.” dediği, Gürkan’m Yine mi HAREKETE GEÇMİŞİZ ABİ ULUSAL BİRLİK HAREKETİ DİYE.” diyerek şahıslarla arasındaki memnuniyetsizliği anlatmaya çalıştığı,

17.01.2007 günü saat 18.23′te Ahmet FULİN ile Cengiz…? / Semih Tufan GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde;

23.01.2007 günü saat 11.18′de Ahmet FULİN ile Durşun-GÜLER arasındaki
telefon görüşmesinde;
& <".-


Semih’in “Ya bak Fulin telefonunu kapatma kardeş bak” “BAK DİNLE KOŞTURUYORUZ HER TÜRLÜ. HER YERE GİRİP ÇIKIYORUZ. HER TÜRLÜ FAALİZ.” “Yani imkanlar kısıtlı da olsa” dediği, Ahmet’in “Başkanım hi önemli değil biz imkanlarımızı.” dediği, Semih’in “HERŞEYİ YAPIYORUZ. HER TÜRLÜ YÜRÜYORUZ. Ahmet FULİN hiç canını sıkma.” dediği, Ahmet’in sıkıntılarını aştığından ve geleceğinden bahsettiği, Semih’in “ŞİMDİ CUMA AKŞAMI 6′DA TOPLANTIMIZ VAR.” “Bizim yazan ede temsil heyetini seçiyoruz.” “Ocak ayının ilk haftası da büyük bir kurultay topluyoruz. Salon malon işlerini hallettiriyorum.” dediği ve deklarasyon metninin dernek başkanına imzalatmasını istediği, ayrıca Ahmet FULİN’i icra heyetine aldığını söylediği,

Ahmet’in “Ya yok kardeş biliyorsun Ermeni vatandaşımız öldürüldü. Dolayısıyla hani televizyonlarda da o NTV’DE YOK İŞTE AKIN BİRDAL SUİKASTÇİLERİ HARAÇ MARAÇ TOPLUYORLAR FALAN FİLAN DİYE GEÇİYOR BİLİYOR MUSUN?” “Gerekte yok biz geçen gün gittik BENİMDE MAHKEMEM VAR.” “Belli değil hele beni çağırmışlar. Semih Tufan, Emre GÜLALTAY, Nejdet ATIŞ ondan sonra Gürkan TEMELLİ.” “BU SUAT TURGUT YOK MU MAVİ MEDYA” “ŞİKAYETTE BULUNMUŞ BİZLERİ.” “Hı işte geçen günde gençlik başkanı geldi beni aldı.” “Ofısde yer yapmış bana işte yerimi gösterdi burası senin dedi.” dediği, Ahmet’in Elazığ’a gideceğinden ancak para sıkıntısı olduğundan bahsettikten soma “.. .yani sen fabrikadan para çözemiyor musun?” diye sorduğu, Dursun’un “Nasıl biliyor musun bu kırk ayaklar var ya 12 teker” “Onlardan paso mal yüklüyoruz Irak’a” “Dün gittim şeye Emre Bey falan ordaydı işte” “Dimes’teki yere gittim. Ali ŞİBİROGLU falan ordaydı.” “Seni dediler halledecez dedim ki abi benim harcamalarım var bari bunlan şey edin e halledecez sıkıntımız var dedi bende sinirlendim çıktım geldim.” dediği,

26.01.2007 günü saat 12.43′te Semih Tufan GÜLALTAY ile Dursun GÜLER arasındaki telefon görüşmesinde;

Semih’in “Dursun bu BAŞKOMSERLER DERNEĞİNİN BAŞKANI döndü mü onla bi görüş de” “… Platformu biraz şey yap çalışma yap destek ver Dursun.” “O deklarasyon metnini de tanıdığın bi dernek başkanına imzalattır tamam mı?” “Senide platforma üye olarak alalım.” dediği,

19.02.2007 günü saat 11.25′te Ahmet FULİN ile Necdet ATIŞ arasındaki telefon görüşmesinde;

Necdet’in “…Önümüzdeki pazar günü Taksim de miting var Azerbeycan’lılar Derneğinin” “… BAŞKAN SÖYLEDİ ŞEY GÖNDERECEZ OTOBÜS. Abi işte güzel bi organizasyon. Abi bi otobüs dolusu…” dediği, Ahmet’in “Tamam … YEVMİYELERİNİ VERİK, HAMALLARI TOPLARIK.” “Ne işler çıkardız gene” dediği, Necdet’in “Şey ya bizim TİMUR ABİNİN BASIN AÇIKLAMASI MİTİNG ŞEKLİNDE…” “ORDA ÇOK KALABALIK OLMAMIZ GEREKİYOR.” dediği,

16.02.2007 günü saat 11.26′da Ahmet FULİN ile Cihan KARADAĞLI arasındaki telefon görüşmesinde;

16.02.2007 günü saat 11.29′da Ahmet FULİN ile Selahattin…? arasındaki


Cihanin “İyidir abi bu … heralde Hüseyin Ankara’dan beni aradı KARABULUT Hüseyin abiyle görüştürdüm. Dün akşam Hüseyin abi aradı. Ahmet beni bi arasın dedi.” “Abi bana bak sen gene bu KARABULUTU GÜZERGAHINDAN KAÇIRMA. Yani o biraz dengesiz bişeyler yapıyor heralde şimdi BURDA NE YAPACAĞI DA BELLİ DEĞİL.” dediği, Ahmet’in “Şimdi burdan ben İstanbul’a geldim ya Cihan burda bi kardeş var Eyüp GECREK şimdi” “Bİ TAKIM İNSANLARLA DEVREYE GİRMİŞ O EYÜP KOKSAL PAŞALAR FALAN HEPSİ ŞEYDELER ANKARA’YA GEÇMİŞLER.” dediği, Cihanin “…. Bana KARABULUT dedi ki; BEN O PAŞA FİLANLA SEN DEDİN Kİ NERDEN GÖRÜŞECEKLER GÖRÜŞTÜ ÖYLE TAHMİN EDİYOM.” “GEÇMİŞTİ DÜN GÖRÜŞTÜLER HERALDE” “Hüseyin abiyi aradı şimdi Hüseyin abi de dedi ki Ahmet beni bi arasın benim demek istediğimi sen anlamadın şimdi Hüseyin abi gider orda adam bulur bulamaz bu yanda maksat bu firmayı sen temize çıkarasın ki aklı başında ondan sonra zaten ömürlük bişey eğer” dediği,

Ahmet’in “Adapazarı’ndaydım abi bi Adapazarı na geçmiştim bi yerde işlerim vardı. Benim olduğum bölgede de çekmiyordu. Sen ne yapıyorsun abi geçtin mi Ankara’ya” diye sorduğu, Selahattin’in geçtiği söylemesi üzerine Ahmet’in “Ne yaptın görüşmeler yaptın mı abi” diye sorduğu, Selahattin’in “YAPTIM BİR İKİ GÖRÜŞMELER VAR Bİ GELİŞMELER.” dediği, Ahmet’in “KİMLE GÖRÜŞTÜNÜZ ABİ KOKSAL PAŞAYLA MI?” dediği, Selahattin’in “Yok Koksal Paşa ayrı Koksal Paşa” dediği, Ahmet’in “Hüseyin beyle o Amerika’dakiyle” dediği, Selahattin’in “He he onla görüştük Koksal Paşa di bana 400 milyar verin dedim anan güzel mi şirketi komple devredek borçlan … sıfır işte bunlar var bizde dedik öyle bişey yok kardeşim” dediği, Ahmet’in “Abi sen onu Hüseyin’le görüş ya Hüseyin ÖZDEMİR’len de görüş o olaylara vakıf ya Hüseyin ÖZDEMİR’de bu aynntılan.” dediği, Selahattin’in “Hüseyin şeyde işi yok. Bu Ankara şeylen o şey GÜL’e, Eyüp GÜL o Koksal Paşa ….” “Geldim burda adam di ben İstanbul’dayım o Koksal Paşa’yla konuşim di. Ben İstanbul’dayım yani bi çelişkiler var ha” dediği,

17.02.2007 günü saat 10.21′de Semih Tufan GÜLALTAY ile Ali ŞİBİROĞLU arasındaki telefon görüşmesinde;

Semih’in “.. ALİ BEY SAAT 1′ DE İDRİS PAŞAYLA RANDEVUMUZ VAR.” dediği ve Taksim’de bulunan Ramada otelin adresini tarif ettikten sonra “Sen bi dosya kataloklar broşür falan hazırla.” dediği,

17.02.2007 günü saat 14.50′de Semih Tufan GÜLALTAY ile Ali ŞİBİROĞLU arasındaki telefon görüşmesinde;

Semih’in “Şimdi Ali bey” “ÇIKTIKTAN SONRA SAYIN PAŞAMLA DA KONUŞTUK.” “Bu Bulgaristan’daki iş 430 kilometre otoban işi” “BUNUN IŞIKLANDIRMASI, AYDINLATMASINI SANA VERİCEKLER.” “Ora diyor çok iş var diyor. Bide orası artık Avrupa Birliği’ne girdi.” “ŞEY KONUSUNA DA, ÇALIK KONUSUNA DA SİZİ GÖRÜŞTÜRECEK.” dediği, Ahmet’in “YANİ ZATEN BİZİM GELMEK İSTEDİĞİMİZ NOKTAYI ÇOK HIZLANDIRACAK BİR OLUŞUM OLMAKTA VE HAYIRLISI OLSUN BU GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİDİR.” dediği ve yorumlan somaya bırakmak istediğini belirttiği,

19.02.2007 günü saat 11.25′te Ahmet FULİN ile Necdet ATIŞ arasındaki telefon görüşmesinde;

Necdet’in “…Önümüzdeki pazar günü Taksim de miting var Azerbeycan’lılar Derneğinin” “… BAŞKAN SÖYLEDİ ŞEY GÖNDERECEZ OTOBÜS. Abi işte güzel bi organizasyon. Abi bi otobüs dolusu…” dediği, Ahmet’in “Tamam … YEVMİYELERİNİ VERİK, HAMALLARI TOPLARIK.” “Ne işler çıkardız gene” dediği, Necdet’in “Şey ya bizim TİMUR ABİNİN BASIN AÇIKLAMASI MİTİNG ŞEKLİNDE…” “ORDA ÇOK KALABALIK OLMAMIZ GEREKİYOR.” dediği,

10.03.2007 günü saat 17.24′te Semih Tufan GÜLALTAY ile Veli KILIÇ arasındaki telefon görüşmesinde;

Bir süre hal hatır görüşmesi yaptıktan soma Semih’in “… BİZDE İKİTELLİ’YE GİDİYORUZ TOPLANTIYA.” dediği, Veli KILIÇ’ın “Başkanım ben yazıyı hazırladım, akşam yaymlicam.” “Bakalım ne cevaplar alacaz. Bakalım efendiler bunlarla … gibi oynayacam. Bana bi eğlencelik çıktı başkanım o” dediği, Semih’in ise “Onun bunun serveti ya.” dediği, Veli KILIÇ’ın “Evet başkanım ama buna şimdi başka başkalanna da yazı yazdıracam. Başka arkadaşlara da tembihliyim.” dediği, Semih’in ise “Tabi rüsva edecez onu.” dediği, Veli KILIÇ’ın ise bazı şahıslarla görüştüğünden ve .-onlarında yazılar yazacaklanndan bahsettiği, bunun üzerine Semih’in “Bölücülük yapıyor namussuz ” dediği, bir süre aynı konuyla ilgili görüştükten soma Semih’in “Ozanım herkes haddim bilecek.”

dediği, Veli KILIÇin ise “Evet başkanım bildiricez.” dediği ve Semih’le konuşmasından dolayı rahatladığından bahsettiği, Semih’in ise “Az kaldı az” “…. BU SİPERDE 3-5 AY DAHA ZATEN DAYANIRIZ.” dediği,

d)Aramalarda elde edilen deliller

Şüpheli Ümit OGUZTAN’dan ele geçirilen disketlerin incelenmesi sonucunda elde edilen JİTEM’Cİ VE MİT’Çİ GAZETECİLER isimli dokümanın MİLLETVEKİLİNE DE FOTOĞRAF SATMIŞ bölümünde;

JİTEM’ci gazeteci diyologda önemli bir başka bilgi daha verdi. Mesut Yılmaz ile Abdullah Çatlı’nm birlikte olduğu resmi DYPTi bir milletvekiline sattığını söyleyen JİTEM’ci gazeteci, fotoğraflardan yüklü para aldığını söylüyor. Abdullah çatlı ile Mesut Yılmazin birlikte olduğu fotoğraf basında yer almadı. Sadece 1998 yılında Radikal gazetesinde manşetten yayınlanan bir haberde Mesut Yılmaz-Abdullah Çatlı ve Eyüp Aşıkin birlikte olduğu fotoğrafları kendilerine satmak için bazı kişilerin getirdiği yer almıştı. Radikal gazetesi fotoğrafın orijinalini değil, bilgisayarda hazırladığı kopyasını yayınlamıştı. Bu haberin yayınlanmasının ardından Akşam Gazetesi’nde görev yapan iki gazetecinin bu olay nedeniyle gazeteyle ilişkisi kesilmişti.

Fotoğrafı arın Denizli Milletvekili Kemal Aykurt’a satıldığı ileri sürülüyor. Çünkü Aykurt, 23 Haziran 1998 tarihinde TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmada, Mesut Yılmaz ile Akın Birdal suikastının azmettiricisi Semih Tufan Günaltay’m birlikte çekilmiş fotoğraflarını kamuoyuna açıklamıştı. Şeklinde isminin geçtiği,

Tutuklandığı dosyada el konulan bilgisayarında, Ulusal Birlik Komitesi.doc bilgisayarların yapılan incelemesinde; 53 Kişilik ulusal birlik komitesinin kurucular kurulunun listesi olduğu ve bu listenin ilk sırasında Semih Tufan GÜLALKAYTN 36. sırasında ise Muzaffer TEKİN isminin bulunduğu,

Aynı bilgisayarda kayıtlı bulunan ÇOK GİZLİ333.doc Word formatmdaki metin dosya bulunmuş, bulunan bu dosyanın incelenmesinde genel merkezi Kadıköy’de bulunan Kuvayi Milliye derneği ve yöneticileri hakkında istihbari mahiyette geniş kapsamda bilgilerin olduğu anlaşılmıştır. 1-Derneğin genel başkanı Fikri KARADAĞ 2-Hüseyin GÖRÜM, 3-Prof. Burhan Omay 4-fbrahim ÖZCAN 5-Kahraman ŞAHİN 6-Ali ÖZOĞLU,7-Hatice BAHTİYAR 8-Ahmet TÜRKYILMAZ 9-Nuri VARDARBAŞI isimli şahıslar hakkında istihbarı nitelikte bilgilerin olduğu görülmüştür.

e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;

şüpheli Muzaffer TEKİN’in İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğünce suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen PİYON (K) planlı operasyonda örgütün liderliğini yapan TİT’in kurucularından Semih Tufan GÜLALTAY ve halen firar olarak ARANMAKTA olan örgütün yöneticisi konumunda bulunan Emre GÜLALTAY ile irtibatının olduğu tespit edilmiştir.

Soruşturma kapsamında halen tutuklu bulunan örgüt üyesi Hayrettin ERTEKİN’in Semih Tufan GÜLALTAYin tutuklu bulunduğu ve liderliğini yaptığı suç örgütü ile ilgili dosyada hakkında yakalama karan çıkanlan örgütün yöneticisi konumunda bulunan Emre GÜLALTAY ile telefon görüşmelerinin olduğu.

01.02.2008 günü saat: 13.55′de Hayrettin ERTEKİN ile emre gülaltay arasındaki telefon görüşmesinde özetle;


Emre’nin “abi şimdi katara gideceğim ordaki işlere bakip ondan soma da buraya geleceğim…” “şimdi burda ortam uygun” “burda o diyorum derneği kuruyorum” “burda bide kasap oturmaya başladi” dediği, hayrettin’in “hi dur murat’i bir gicik edeyim firin açmayi düşünüyoruz diyeyim bizden önce hemen şey yapsinlar” “patentini aldik diyeyim” dediği, emre’nin “şey yapariz abi yarisini senle benim olur yarisi da bunlarin olsun” dediği, hayrettin’in “tamam baba ben varim” dediği, emre’nin “çünkü hiç olmazsa bunlar başinda da durur” dediği, hayrettin’in “ya yok onlara hiç güvenme onlar kendi kendi evlerinde ki işini yapamıyorlar onlardan bir şey bekleme bak onlara güvenirsen şey olmaz” “onu da biz yapariz ben oraya bir tane adam koyarim” dedikten soma görüşmenin ilerleyen bölümlerinde hayrettin’in “bomba gibiyiz devam ediyoruz işte burda bir türban sikintisi var burda bu adamlar okuyorsundur şeyden mhp destek verdi bunlara onlarla ilgili bu gün bir yazi yazdim güzel bir böyle bunlara bir ufak yazmiyordum uzun zamandir şimdi ortalik yine hop oturup hop kalkacak böyle” dediği, emre’nin “ben sana bir şey söyleyeyim mi vatan için uğraşiyorsun soma vatan hayini oluyorsun” “abi bizden vatan hayini olmaz da vatan hayini muamelesi görüyoruz” dediği, hayrettin’in “…en iyi kürt ölü kurttur dediğim için 301. maddeden dgm’de yargilaniyoram inşallah ceza verirler de ben de tarihe geçerim…” “…biz ya biz türk ırkinin türk milliyetçisinin ant içmiş yemin etmiş olan insanlar için çünkü bizim yeminler genlerimizde taşiniyor…” “…ben seni taniyoram yani seni biliyorum sen insana ne derlerse desinler seni bak biliyorum diyorum ki yanindayim sonuna kadar her zaman yani bunu bilesin” “…ne derlerse desinler organize çete desinler bilmem hain desinler… güleceksin şöyle bakacaksin diyeceksin ki bunun bir hedefi var bunun bir amaci var amacinin karşisinda duran benim” dediği, emre’nin “şu on beş günden beri çikarmadiklari şey kalmadi” “yok haplemin torunundan tuttular ya daha ankara’daki araçlara tut yok malatya’da olayi yok” dediği, hayrettin’in “genel kurmay başkani gibi bir tertemiz … seçilmiş bir adama bile kalktılar fezleke düzenleyip çete diye dava açmaya kalkan milletten insanlardan ne beklenir onların bir amacı var onu niye yapıyorlar onu bu memlekete yıkmak için memleketin ilerlemesini” dediği, emre’nin “ya utanmıyorlar dün şu başlığı gördün mü gülmekten öldüm ya şey çete tetikçi dizilerden seçmiş diye ya bu kadar olmaz ya” “yalnız ben sana bir şey söyleyim mi çok büyük strateji hatası yapıyoruz biz yapıyoruz biz başından beri” “bu hem ak partiye hem bu İslamcı kanada karşi strateji hatası yapıyoruz” “biz aslında abi bunları devşirebiliriz …” “abi en büyük tehlike kim biliyor musun bunlar değil bunlar yine bir noktada gelirler mecburen de olsa yani bunların içindeki kamuluşlari yani bu yüzde kırk yedinin içinde en fazla böyle kemikleşmiş böyle şey olan kısmi yüzde ondur geri yüzde otuz beşini biz kendi safımıza çekeriz ama en tehlikeli olanlar ikinci cumhuriyetçiler” “bak biz biz şimdi bunları köşeye sıkıştırıyoruz zannediyoruz bu ak parti ve o adamın ismi esasında ikinci cumhuriyetçiler bunları kullanıyorlar biz bunları korkuttukça bak bizi öcü diye gösteriyorlar bunlar diyorlar sizi kesecek öyle yapacak böyle yapacak anlatabiliyor muyum bunlar sizi şöyle yapacak böyle yapacak diyorlar onlarin üzerinden bize operasyon yapiyorlar” “abi bütün basini ele geçirmişler” “ya şimdi bunlar sivil toplum biz sivil toplum örgütü kuruyoruz çete oluyor” “şimdi sivil toplum örgütü kur meydana çik sen çetesin abi olmayan bağlantilar olmayan suçlamalar ya o gazeteci kadini ne hale getirdiler güler kömürcü’yü” “… ekibi sedat peker’e telefon açmiş ya kadin sedat peker ile yatmiş da olabilir ne olacak yani bu kadini şey mi yapar” “ya o garibim o sevgi erenerol’a yaptiklari ya” dedikten soma görüşmenin sonlarina doğru türk-çin işadamlari adi altinda bir dernek kurmayi planladiklari, türkiye’deki dernek başkaninin hayrettin ertekin olmasi, yurtdişindaki dernek başkanin da ibrahim..? isimli şahis olmasi yönünde konuşmalar yaptiklari tespit edilmiştir.

İsmail yıldız’ın işyerinde elde edilen bilgisayarda; Uluş^i».-Bifl% Hareketi Platformu; İnsan Haklan Derneği’nin eski Genel Başkanı Akın BirdaMr4998syJhn% silahlı saldırıda bulunulması eylemini organize eden Semih Tufan Günajfay, 4.5^qf Tşfpaeyinde

yattıktan sonra 2005 yılında Ulusal Birlik Partisi’ni (UBP) kurdu. Günaltay, Muzaffer Tekin’le Türksolu’nun düzenlediği bir etkinlikte tanıştı. Kitaplarını da Türksolu tanıyordu. Günaltay, Yargıtay kararıyla başkanlıktan ayrılınca UBP de kapandı. Günaltay, uzun bir sessizlikten sonra 11 Şubat’ta Ulusal Birlik Hareketi Platformu’nu (UBHP) kurduğunu açıkladı. Kağızman Gençlik Derneği’nin başkanlığını da yürüten Günaltayin oluşumunda 38 kuruluş var. UBHP’nin Ankara’daki temsilciliğini ise Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur yürütüyor. UBH’ya destek veren kuruluşlar arasında Temizin UHB’si ve avukat Erkut Şahinin İlerici Aydınlar Derneği (İAD) de yer alıyor.

İlerici Aydınlar Derneği: Semih Tufan Günaltayin Akın Birdal suikasti soması avukatlığını üstlenen Erkut Şahin, İlerici Aydınlar Derneği’ni (İAD) kurdu

Hüseyin GÖRÜM; 27.05.2006 tarihinde danıştay davasında yakalandığında ankara c.başsavcılığında alınan ifadesinde; Muzaffer TEKİN’in Semih Tufan GÜNALTAYin cezaevinde bulunduğu dönemlerde bu şahsa yardım ettiğini kendisine söylediğini.

f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;

Mehmet Hadi ÖZCAN; hakkında bir kaç sefer çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçundan tutuklandığını, halen ayrı bir çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçundan Kandıra Cezaevinde tutuklu olduğunu,

ERGENEKON ile alakalı olarak geçmişte bazı tanıdığı şahıslar olmuduğunu, ancak örgütün içinde fiilen bulunmadığını,

VELİ KÜÇÜK’ü gıyaben tanıdığını, İzmit’te Alay komutanlığı yaptığı dönemde kendisi ile 1996 yılında bir olay sebebi ile arandığı için teslim olmak için birkaç sefer telefon görüşmesi olduğunu, ancak hiçbir zaman yüz yüze bir görüşmesinin olmadığını, SEMİH TUFAN GÜLALTAYi arkadaşı olan SAVAŞ UZUN ile aynı cezaevinde yatmasından dolayı tanıdığını, SEDAT PEKER in dayısını ve babasını tanıdığını, kendisini tanımadığını,

kendisinin SUSURLUK Meclis Araştırma Komisyonuna ve ilk yakalandığında emniyet müdürlüğünde geçmiş dönemde ifade verdiğini, Ergenekon örgütü üyesi olmadığını,

Tuncay güney mülakatında; SEMİH TUFAN GÜLALTAY ile ilgili olarak; PKK’nm K.Irakta Celal TALABANİ ile uyuşturucu işi yaptığını, PKK nm yanında yer alan Akın BİRDALin vurulması emrini YEŞİL(Mahmut YILDIRIM’in verdiğini, Yeşilin Veli KÜÇÜK’ün adamı olduğunu, Yeşilin adamının da Cengiz Astsubay olduğunu, Semih Tufan GÜLALTAYin Akın BİRALi vurmaktan yakalanıp ceza evine konulduğunu,

Bir dönem Semih Tufanin kardeşi Emre GÜLALTAYin Korkmaz YİĞİT’i sıkıştırdığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK’ün Emre yi yanma çağırdığını, Emre GÜLALTAYin Veli KÜÇÜK’ün karşısında “iki büklüm oturarak” bir emri olup olmadığını sorduğunu,

Mehmet Fikri KARADAĞ; SEMİH TUFAN GÜLALTAYi Elazığ’da görevli iken İHD başkanı Akın BİRDALin tetikçilerini azmettiren kişi olarak duyduğunu, Şahısla hapisten çıkana kadar herhangi bir görüşmesinin olmadığını, Semih Tufan GÜLALTAY hapisteyken Semih Tufanin kardeşi Emre GÜLALTAYi Muzaffer TEKİN’in bürosunda tanıdığını, Emre’yi kendisine Muzafferin Semih Tufan GÜLALTAYin kardeşi olarak tanıştırdığını, Emre’yi Muzafferin yanında 3-4 defa görmüş olabileceğini,Semih Tufan cezaevinden çıktıktan sonra Muzaffer’J^yeya&^yrı ayrı en az 10 defa görüştüğünü. Şahısla Ulusal Birlik Partisi kurulması aşamagında*gjroşf,al ı şveri şl eri nin

Şahısla Muzaffer TEKİN’in bürosunda da görüştüğünü, şahısla Ulusal Birlik Partisinin kurulması çerçevesinde Ankara’ya gittiklerini,

İlerleyen dönemde Semih Tufan ticari ve gayri menkul faaliyetlerinin devlet tarafından engellendiğini söylediğini, bu söylemlerde bulunurken bu olayların kendisinden kaynaklandığını ima etmeye çalıştığını anladığını, Bunun üzerine kendisinin de şahsa kızarak “Bugüne kadar senle görüştüğüme yazık.” diyerek şahsın yanından ayrıldığını bir daha görüşmediğini,

Atilla AKSU savcılık ifadesinde; Ergenekon Terör örgütü operasyonu kapsamında halen tutuklu bulunan Avukat Kemal KERİNÇSİZ’in zaman zaman kendisinden Türklüğe hakaret, Atatürk’e hakaret, Recep Tayyip ERDOĞANin damadı, Abdullah UN AKIT AN, Ali ÜLKER, Murat ÜLKER ve Türk İntikam Tugayından Semih Tufan GÜN ALT AY in tehdit edilmesi ile ilgili evrakları ve bunların sayı numaralarını istediğini, kendisinin bunlardan bazılarının numaralarını ve kesinleşmiş takipsizlik kararlarının birer örneğini, UYAP’tan ulaşabildiği kadarı ile istediği şeylerin, 301 madde ve Atatürk’e hakaret davaları ile ilgili liste suretlerini çıkartarak göndermiş olduğu ismini bilmediği elemanına verdiğini,kendisinin yasadışı Ergenekon terör örgütü ile bir bağlantısı olmadığını,sadece görevi ile ilgili hatalar yapmış olabileceğini belirtmiştir.

Muzaffer TEKİN Ankara Emniyet Müd.Tem Şube Müdürlüğü 26.05.2006 günü vermiş olduğu ifadesinde; Kendisini 1988 yılında Mete YALAZANGİL vasıtasıyla tanıdığmı,1988-1998 yıllan arasında iki veya üç defa görüştüklerini, Bir ara bir güvenlik şirketi kurduğunu, bir ara da yurtdışında tahsil için bulunduğunu duyduğunu, Akın BİRDAL olayında beş sene ceza evinde yattığını bildiğini, Bir dönem Ulusal Birlik Partisini Kurduğunu,bu hareketin içinde yer almamı yönetim kuruluna gelmesini istediğini, Ancak kendisinin kabul etmediğini,

Muzaffer TEKİN’ savcılığımızda alman ifadesinde C.savcılığına posta ile gelen Sulhi CANACAR imzalı mektup içeriği sorulduğunda;

Akın BİRDAL suikastı ile ilgili olarak aranan Semih Tufan GÜLALTAYi evinde saklamadığını, ancak bu kişiyi saklayan Emekli Binbaşı Mahmut Zihni OZAN’m kendisinin arkadaşı olduğunu, Semih Tufan GÜLALTAY’ ı sözü edilen olaylardan 2-3 sene önce Mete YALAZANGİL aracılığı ile tanıdığını,olayı basından duyduğunu ve olayla ilgili olarak kendisinin ifadesinin alınmadığını, Doğuş Factoring Şirketinin hissedan olduğunu, Ahmet ÇEKENKIRAN’ın da bu şirketin sahibi olduğunu, İlhan PARLAK ve Hasan PARLAKin Danıştay soruşturmasında kendisi ile birlikte ismi geçen Ayhan PARLAKin kardeşleri olduğunu, Nezahat KELEŞ ve Erdoğan KELEŞ’ i tanımadığını ve Doğuş Factoring Şirketinin 2003 yılında kapatıldığını, SEMİH TUFAN GÜLALTAY’IN CEZAEVİNE GİRMESİNDEN SONRA AİLESİ İLE İLGİLENDİĞİNİ, bu kişi 2003 yılında cezaevinden çıktıktan bir müddet sonra tekrar irtibat kurduklannı,yaklaşık 3 senedir görüşmediklerini, beyan etmiştir.

Hayrettin ERTEKİN;Semih Tufan GÜLALTAY’ ı tanımadığını, Emre GÜLALTAY’ ı tarihten iki ay önce Çin de fuarda tanıdığını, Çin’de tercümanlığını yapan Murat KILIÇ vasıtası ile tanıştığını, Semih Tufan GÜLALTAYin kardeşi okluğunu bilmediğini, kendisi ile hiçbir ilişkisi olmadığını, ara sıra telefonda görüştüklerini, bir kere Çin’de Çin-Türk iş adanılan derneği kurmayı teklif ettiğini ancak kendisinin kabul


Osman YILDIRIM 21.05.2006 günü Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde Danıştay saldırısından dolayı alınan ifadesinde; Semih Tufan GÜN ALT AY ile hemşeri oldukların. 1995 yılından beri kendisini tanıdığını, Yozgat Cezaevinde 1999 yılında birlikte yattıklann,2000 yılında cezaevinden çıktığımdan beri kendisi ile bir görüşmesinin olmadığını,

Esra Feride GÖKÇİMEN 11.07.2006 Organize Suçlarla Muadele Şue Müdürlüğü’nde Vermiş olduğu ifadesinde; “… binaya sık sık gelen şahıslardan birinin Danıştay binasında yapılan silahlı saldırıda adı geçen Muzaffer TEKİN olduğunu, bu şahsını Muzaffer olarak bildiğini, soyadını Danıştay saldırısından soma gazetelerden öğrendiğini, bu şahısın geldiğinde sadece birinci katta bulunan parti kısmına çıktığinı„orada Semih Tufan GÜLALTAY ile baş başa görüştüklerini, bu şahısın son olarak Danıştay’da yapılan silahlı saldırıdan iki gün önce 4-5 kişilik kalabalık bir grup ile geldiğini ve Semih Tufan GÜLALTAY ile saatlerce toplantı yaptığını, Danıştay saldırısının yapıldığı gün gece geç saatlerde Veli KILIÇ kendisinin kullanmış olduğu, 0533 681 74 05 ya da 0533 300 74 40 numaralı telefondan arayarak “şimdi beni dikkatlice dinle ,sana söyleyeceğim isimleri not al ve bunları www.ulusalbirlikkomitesi.com isimli siteden sil, bu acil bi durum, bunları bu gece mutlaka sildir” dediği, kendisinin de bunu yapamayacağını bu işlerle benim uğraşmadığını söylediğini bunun üzerine veli’nin “Bu Semih Tufan GÜLALTAY’ın talimatıdır,o zaman bu işle kim uğraşıyorsa onu bul ve bu işi hallettir,sabah olmadan bu işin hallolması lazım” dediği, sonra tekrar kendisini arayarak Sami Alper EREN isimli şahsı 0216 489 13 70 numaralı telefondan acil araması gerektiğini söylediğini, kendisinin de bu numarayı aradığında Sami Alper E REN’in Veli KILIÇ ‘ın kendisine verdiği ve silmesini istediği isimleri tekrar yazdırarak bunların parti kurucu üye listesinden silinmesi gerektiğini söylediğini, silmem istenen isimlerin ise ; 01.MUZAFFER TEKİN, 02.SAVŞHAN TOSUNOĞLU, 03.MAHMUT AYDIN ve soyadını hatırlamadığı ama kurucu üye listesinde olan MAHMUT….isimli başka bir şahıs olduğunu,aynca Danıştay da yapılan silahlı saldın eylemi gerçekleştiren Avukat Alparslan ARSLAN ‘m bu binaya kalabalık bir grup ile geldiğini gördüğünü,o dönemde adını bilmediğini, fotoğraflarını gazetelerde görünce Semih Tufan GÜLALTAY’ın yanına gelen şahıslardan biri olduğunu kesinlikle hatırladığını,

Muzaffer GÖKÇİMEN 11.07.2006 Günü müşteki sıfatı ile vermiş olduğu ifadesinde; “… Ulusal Birlik isimli internet sitesinde isimleri olan şahıslardan bazılanmn Danıştay cinayeti olunca cinayete adı kansan Muzaffer TEKİN, Alpaslan ASLAN, 2 tane Mahmut, isimli kurucu üyenin siteden ismininin silindiğini, Semih GÜLALTAY’ın yanma Muzaffer TEKİN .Alpaslan ARSLAN gibi cinayetle bağlantılı olduğu iddia edilen şahıslar gelip gittiğini,

Mete YALAZANGİL İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde 25.08.2007 günü alınan ifadesinde; 19.06.2007 GÜNÜ MUZAFFER TEKİN İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINDA SİZİNLE İLGİLİ OLARAK “… Akın Birdal suikastı konusuyla alakalı olarak da sadece eylemi yapanlan azmettiren Semih Tufan Gülaltay isimli şahsı evinde saklayan emekli binbaşı Namık Zihni Ozansoy isimli bir alt devrem olan arkadaşımı ben tanıyorum. Semih Tufan Gülaltay’ı da Mete Yalazangil vasıtası ile tanıyorum. Bu olaylardan 2-3 sene öncesinden tanıyordum. Olayı yaptıklannı basından duydum. Benim bu olaylarda ifadem alınmadı.” şeklinde beyanda bulunduğu sorulduğunda;

Semih Tufan GÜLALTAY’ı çocukluğundan beri tanıdığını Mikail SARI’nın Akın BİRDAL suikastından dolayı arandıklannı basın ve medyadan öğrendiğini, Mustafa GÜLEN’e olayın aslını sorduğunda Semih Tufan GÜLALTA^Pr‘-Mikajl SARI ile SER şirketinde tanıştırdığım kendisinin bu olayla ilgisi olmadığını şöyî«diğiht

1988-89 yıllarından önce Tekel’de çalıştığım dönemlerde Muzaffer TEKİN’de ile tanıştığını, zaman zaman Muzaffer TEKİN’in Kadıköy Kuşdilinde bulunan bürosuna gidip geldiğini, 1998 yılı içerisinde Muzaffer TEKİN’in Semih Tufan GÜLALTAY ve arkadaşı Namık Zihni OZANSOY’un Kastamonu cezaevinde olduklarını ve görüşmeleri gerektiğini kendisine söylediğini, Muzaffer TEKİN ile birlikte Kastamonu’ya giderek Semih Tufan GÜLALTAY ve Namık Zihni OZANSOY ile cezaevinde görüştüklerini, Bu görüşmeden yaklaşık 1,5-2 ay kadar sonra milliyet gazetesinde Akın BİRDAL suikastı sanıklarından birisinin de kendisi olduğu yönünde haberler okuduğunu bunun üzerine Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne gidip teslim olduğunu,Ankara DGM savcılığınca serbest bırakıldığını, 2001 yılında bir gün Semih Tufan GÜLALTAYin yeğeni olan Necdet ATIŞ isimli şahısın Semih Tufan GÜLALTAY ve bu olaydan dolayı yakalanan bütün arkadaşlarının Yozgat cezaevine nakledildiklerini ve Semih Tufan GÜLALTAYin kendisi ile görüşmek istediğini Muzaffer TEKİN’in Yozgat cezaevine gidip Semih Tufan GÜLALTAY ile görüşmesini istediğini, ancak kendisinin bunu da kabul etmediğini.

Mehmet EYMÜR, 17,06,2008 tarihinde tanık olarak alınan İfadesinde;

Semih Tufan GÜLALTAYi şahsen tanımadığını, ancak Alpaslan Cemal ERTUĞ bu şahsın milliyetçi bir kişi olduğunu ve faydalı olabileceğini söylediğini, Kendisinin bu gibi konulardan biraz dilinin yandığı için bu şahsı bir müddet kontrole aldığını, Semih Tufan GÜLALTAYin tahsilat işleri yaptığı, kirli işlerle uğraştığı, ağzının çok bozuk olduğu hususlarını öğrendiği için bu şahıstan faydalanmayı düşünmediğini, Ancak buna rağmen Semih Tufan iki veya üç defa birisi Kendilerinde eskiden şoförlük yapan bir teşkilat mensubu vasıtasıyla Mersin’de olan bazı olayları anlatmak üzere görevli arkadaşlarla görüştüğünü bir de İran’la ilgili bir konuda Mit mensubu personelle görüştüğünü bildiğini, bunun dışında kendisi Amerika’dayken Türk İntikam Tugayları adı altında örgütlenerek eski İnsan Haklan Derneği başkanı Akın BİRDAL’a saldın düzenlediklerini duyduğunu, bu eylemde Semih Tufan’la irtibatlı olan Mikail SARI sahte kimlikli Cemal KULAKSIZOĞLU’ nun 1995-96 yıllanndan soma teşkilatta haber elemanı olarak görevli bir kişi olduğunu, Cemal KULAKSIZOĞLU Yavuz ATAÇ tarafından teşkilata getirilmiş bir kişi olduğunu, Mit tarafından yurtdışında görevlendirildiğini, ancak daha sonra captagon işleri ile ilgilendiği, sınır girişlerinde kendini Mit mensubu olarak tanıtıp arattırmadığı gerekçesiyle Kendisinin talimatıyla ilişiğinin kesildiğini, ancak daha sonra kendisine bu hüviyetlerin verildiğini ve operasyon başkanlığının bu şahıstan faydalanmaya devam ettiğini öğrendiğini, ancak eylem hakkında teferruatlı bilgiye sahip olmadığını beyan etmiştir.

g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;

Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAYin Akın Birdal suikastının sanıklanndan olduğu bu konuda kesinleşmiş hapis cezasının olduğu ve cezaevinden çıktığı, dosyadaki belgelere göre bu suikastı Yeşil (Kod) Mahmut YILDIRIMIN talimatıyla yaptığı dosyadaki delillerden anlaşıldığı,

11.02.2007 tarihinde saat 11.00′de Beyoğlu İlçesi Savoy Otel’de toplanan gruba Ulusal Birlik Hareketi Platformu Başkanı şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY tarafından Yüce Türk milleti başlıklı basm bildirisinin okunduğu, Güvenlik şube müdürlüğünün konu ile ilgili göndermiş olduğu dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

25.02.2007 günü Taksim Gezi Parkında Azerbaycan Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen ve dernek başkanı Timur SELÇUK’un katıldığı basm açıklamasına; şüpheliler Veli KÜÇÜK, Av. Kemal KERİNÇSİZ, Bağımsız Türk OrtpM^t‘PçjŞrikhanesi Basın

Sözcüsü Sevgi ERENEROL, Muzaffer TEKİN, Semih Tfifah ile Rafet

Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY’ın bilgisayarında kayıtlı bulunan ÇOK GİZLİ333.doc Word formatmdaki metin dosya bulunmuş, bulunan bu dosyanın incelenmesinde; genel merkezi Kadıköy’de bulunan Kuvayi Milliye Derneği ve yöneticileri hakkında istihbari mahiyette geniş kapsamda bilgilerin olduğu anlaşılmıştır. 1 -Derneğin genel başkanı Fikri KARADAĞ 2-Hüseyin GÖRÜM, 3-Prof. Burhan Omay 4-İbrahim ÖZCAN 5-Kahraman ŞAHİN 6-Ali ÖZOĞLUJ-Hatice BAHTİYAR 8-Ahmet TÜRKYILMAZ 9-Nuri VARDARBAŞI isimli şahıslar hakkında istihbarı nitelikte bilgilerin olduğu görülmüştür.

Şüphelinin hem Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN hem de Paşa (Kod) M. Fikri KARADAĞ ile yakinen görüştüğü halen çıkar amaçlı suç örgütü kurup yönetmekten tutuklu bulunduğu, bu dosyadaki delillerden de şüphelinin halen bazı görevli ve emekli askeri şahıslarla görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerin hayatın olağan akışına uygun görüşmeler olmadığı, ERGENEKON terör örgütünün yapılanmasına uygun ve gizli ilişkilerle örgütün hedefine varmak için oluşturulun illegal kişilerle irtibat olarak örgütün nitelediği kişilerden olduğu,

ERGENEKON terör örgütünün amaçlarına ulaşmak için ne kadar çok olursa o kadar etkili güçlü lobi oluşturulacağı aynca baskı unsuru ve istihbarat toplama faaliyetlerinde başanlı olunacağını belirten LOBİ ve ERGENEKON dokümanlannda önemle vurgulanan sivil toplum kuruluşlan kurulması zorunluluğuna şüphelinin de uyarak, önce siyasi parti kurduğu, akabinde UBP adı altında ULUSAL BİRLİK PLATFORMU isimli birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun aynı çatı altında örgütleneceği sivil platform kurma çalışmalan yaptığı, bu çalışmada önemli bir yeri bulunan emekli Paşa M. Şener ERUYGUR’un bulunması hususlan da şüphelinin ERGENEKON terör örgütünün talimatlan doğrultusunda örgütlenmeye gittiği, görüşmelerde; kendisinin bir hedefi olduğunu bu hedefte önüne babası dahi çıksa öldüreceğini, karşısına çıkana acımayacağını yakın arkadaşlarına söyleyerek sivil toplum kuruluşu olarak adlandırdığı oluşumların bu kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştığı, Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY’ın bu tür sivil toplum kuruluşulan için adam öldürecek kadar önemli amacının dernek kurma ve düşünce özgürlüğü kapsamından çok ERGENEKON terör örgütünün amaçlan için çalıştığını göstermektedir.

Yine Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN ve Paşa (Kod) M. Fikri KARADAĞ’ ın sürekli kendisiyle irtibat halinde olmalan ve görüşmeleri ve Danıştay saldırısından soma Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN’in ismini UBP listelerinden sildirmesi de kendisinin deşifre olmamak için bu şekilde davrandığını göstermektedir.

Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY’ın Türk Ortodoks patrikhanesinde yapılan ERGENEKON terör örgütünün gizli toplantılanna katıldığı, fikir ve düşünce olarak ülkücü görünmesine rağmen kendi yazdığı kitaplann Türk Solu dergisince yayınlandığı,

Ceza evinde olduğu dönemde Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN’in kendisine maddi destek sağladığı, şüpheli Mete YALAZANGİL’in ceza evinde kendisini ziyaret ettiği, Paşa (Kod) M. Fikri KARADAĞTa Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN’ in ofisinde tanıştığı,

Aynca Hayrettin ERTEKİN’le kardeşi Emre GÜLALTAY’ın hakkında yakalama karan bulunmasına rağmen telefonla görüşmeleri, Veli KÜÇÜK’ü tammadıklanm beyan etmelerine rağmen Tuncay GÜNEY’in Emre GÜLALTAY’la Veli KÜÇÜK’ün arasındaki ilişkiyi anlatması Veli KÜÇÜK ile Mahmut YILDIRIM arasındaki ilişkiler, kendisinin de Yeşil (Kod) Mahmut YILDIRIM’la görüşmeleri göz önün#s<^JUnarak, şüphelinin ERGENEKON terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu anlaşılmıştır.


Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAYin çıkar amaçlı suç örgütü kurup yönetmekten yargılandığı, yaptığı eylemleri çıkar amaçlı suç örgütü adı altında aslında ERGENEKON terör örgütünün çıkarları doğrultusunda yaptığı, ERGENEKON terör örgütü ile irtibatlarını devam ettirdiği tüm belge ve beyanlardan anlaşıldığından;

Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY’ın üzerine atılı ERGENEKON terör örgütü üyesi olmak eylemine uyan, TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

2 Yanıt to “37- ŞÜPHELİ SEMİH TUFAN GÜLALTAY, b) telefon görüşmeleri”

  1. Kağızman demiş

    Kars Ardahan Iğdır ve Kağızman bölgelerine ait bilgileri sitemizden inceleyebilirsiniz.

  2. iba67 demiş

    semih tufan gülaltay ada vatan haini dendi ya…ergenekon terör örgütüne mensup dendi ya….hayırlı olsun….

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.