Tüyler ürperten İTİRAFLAR
Yazan: oktay571 Nisan 17, 2009
YENİ BİR ARAŞTIRMA KONUSU
![]() |
Tüyler ürperten İTİRAFLAR
Faili meçhullerin kuyulara atıldığı iddialarına Yıldırım Beğler tüyler ürpertici bir boyut getiriyor:
‘Biz kuyulara atmadık, bölük kazanında yaktık’
Kuyu salakların işiydi. Jandarma bölüğünün içinde bir kalorifer dairesi vardı. Oraya atardık, kalan küllerin yerini ben bilirim..
Sabah gazetesi’nden Ertuğrul Erbaş’ın hazırladığı yazı dizisinin bugünkü bölümünde bomba iddialar yer alıyor
Diyarbakır Barosu eski başkanlarından avukat Sezgin Tanrıkulu bölgede 5 bine yakın faili meçhulden söz ediyor. Peki bu kadar çok kişinin cesedi nereye atıldı? Son günlerde sıkça gündeme gelen kuyulara mı? Yoksa kuş uçmaz kervan geçmez uçurumlara mı? İşte bu noktada Yıldırım Beğler şimdiye kadar hiç gün yüzüne çıkmamış bir iddiayı ortaya atıyor: Kazan dairesi!
Sizin Kara Liste’de olup da öldürülenler kuyulara mı atıldı?
Bizde kuyu yok! Biz profesyoneldik.
Siz ne yapıyordunuz?
Bizde kuyu falan yok. Biz profesyoneldik! (Gülüyor) O kuyu acemi işiydi. Diğer JİT’çiler, itirafçılar var ya. Onların işiydi. MAK’ın işi değil. Öldürüyorlar salak gibi kenara atıyorlar, kuyuya atıyorlar… Ama bizimkinde yok. Bizimkisi profesyonel bir iştir.
Nasıl bir profesyonellik bu?
Bizde kazan dairesi vardı…
DNA TESTİYLE ÇIKAR
Neredeydi bu kazan dairesi?
Bölüğün içinde yine. Kalorifer dairesi. Bizim kazanımız vardı. Oraya bir insan atsan ne olur? Külü kalır. Külün de yerini ben bilirim. Bizimkiler bilir. Başka hiç kimse bilmez!
Hep biz diye konuşuyorsunuz?
Çünkü biz bir aileydik. Ben yaktım demem çünkü yakmadım. Ama yakanları gördüm.
Peki siz bu külün yerini söyler misiniz?
Söylerim daha sonra. O külden laboratuvara götürsen çıkar. Kemikler kimin kemiğiydi. DNA testiyle falan çıkar herhalde.
Bölüğün tam adı neydi?
Jandarma 2. Sınır Bölüğü. Bir üsteğmen vardı bir de bölük komutanı yüzbaşı. Biz de bölüğün içindeydik. Bölüğün kendi bir komutanı var. Biz de onun içindeki ayrı bir binamızdaydık.
Peki bölüğün komutanı “Gelen adamlar niye çıkmıyor?” diye sormuyor muydu?
Kim soracak? O dönemde bölükte bir tane E.S. yüzbaşı vardı. O adam hastaydı. Bir tane silahı vardı. Biksi değildi. Şeritli tek kabzalı. Onu her gün alıyordu. “Komutanım yazık günah değil mi?” diyorduk “Oğlum sizinki yazık günah değil de benimki mi yazık günah?” diyordu.
AĞAYI DA ALIP GİTTİK
Sizin profesyonelliğiniz sadece kazanla mı sınırlıydı?
Yok sadece kazan değil. Biz her şeyi güzel yapıyorduk.
Mesela?
Dağdan iki PKK’lı inmiş korucu başına teslim olmuş. Korucu başı da PKK’yla irtibata geçiyor “İki paketiniz bizde saat 9′da gelin alın” diyor. Biz bunu dinledik. Dokuza yirmi kala PKK üniformalı ARGK bayraklı Kürtçe konuşan birileri gidiyor köye. İki üç tane de itirafçı var aralarında. Gelen kim? Özel Kuvvetler! Bizdik yani. Ben de vardım orada. Ağaya biz paketleri almaya geldik dedik. Saate baktı: “Yav erken geldiniz?” “Hava güzeldi, inişti falan çabuk geldik” dedik. İki teröristi aldık. Ağayı da aldık. Arabaya atınca anladı biz devletiz. Biz çekildik. Sonra komando taburu geldi köyün etrafını sardı. Saat 9′da asıl PKK timi geldi köye. Tak! Komandoyla PKK çatıştı. Çatışma devam ederken emir geldi “Ağayı getirmeyin tık tık yapın atın oraya!”
Emir kimden?
Emir bir paşadan. (İsmi bizde saklı.) Sonra biz tugaya ulaştık. Sabah ortalık karıştı. Haberlerde de şey geçti, PKK korucu köyünü bastı, korucuları öldürdü, korucu başını öldürdü.
Gerçekten de doğruları mı anlatıyorsunuz? “Bu adam yalancının teki!” derlerse cevabınız ne olur?
Neden yalan söyleyeyim? Ben itirafçı değilim, PKK’lı değilim! 14 yıl hizmet ettim, canımı ortaya koydum. Kimseden de korkum yok! Sadece şunu söyleyebilirim: Bu anlattıklarımı oradaki herkes biliyor! Askeri de biliyor, polisi de biliyor… Korucusu, savcısı, köylüsü herkes biliyor…
SAHİP ÇIKMADILAR
Neden anlatıyorsunuz peki? Senelerce yan yana çalıştığınız kişileri, “Baba” dediğiniz kişileri ele veriyorsunuz, gammazlıyorsunuz… Neden?
Ben “baba” dedim… Ama beni cezaevine attılar niye? Ben ne yaptım? Hadi oldu diyelim. Bana niye sahip çıkmadılar?
Cezaevine niye attılar sizi?
2006′da “İnsan Kaçakçılığı” mevzusundan. 7-8 ay boş yere yattım. Halbuki dediler ki “Yıldırım bu senin görevin. İnsan kaçakçılarının arasına gir. Onları çöz” Ben emri uyguladım. Sonra beni içeri attılar. Ben 14 sene bu devlete hizmet ettim başıma gelene bak. Benim böyle bir şey yapmayacağımı hepsi biliyordu. Polisi, komutanı hepsi… Savcı da çok iyi biliyordu ama bana verdi cezayı.
Kızgınlığınız bu yüzden mi?
Hadi beni boş ver. Beni çizdiler ben kabul ediyorum. Feda olayım, öleyim. Niye eşime çocuğuma sahip çıkmadılar? Benim bir çocuğumun adı Erdal’dır. Erdal Sipahi’den dolayı koymuşum. Diğerinin adı Efe’dir. Bu çocukları niye rezil ettiler? Şerefsiz bir terörist gitsin evde sataşsın onlara. Gümrük lojmanlarının içinde. Ben cezaevindeyken. Çoluk çocuğuma eşime sataşıyor. Devletin lojmanı bu. Kapısında polis var. Çok ağırıma gitti.
Erdal Sipahi, Levent Göktaş da mı sahip çıkmadı?
Hiçbiri sahip çıkmadı. Eşim aramış yardım edin perişanız diye. “Biz Yıldırım Beğler diye birini tanımıyoruz bizi aramayın” demişler.
Ama siz bir suçlusunuz artık kanun önünde. Komutan dediğin suçluya nasıl yardım etsin?
Ben suçlu değilim. Ben kendimi zaten feda etmiştim bu devlet için. Ben hayatımda ihanet etmedim, etmem. Bu benim yaptığım bence Türklüğe ihanet değil. Ben olsaydım sonuna kadar sahip çıkardım.
Niye şimdi konuşuyor?
Yıldırım Beğler, “Yıllarca yan yana çalıştığınız kişileri neden ele veriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı veriyor: Ben “baba” dedim. Ama beni cezaevine attılar. Eşime çocuklarıma sahip çıkmadılar.
SABAH
16.Nisan.2009 14:02:29













ayda haksever demiş
AVUKAT NIYAZI ÖZGÜL ÜN DIKKATINE
Degerli avukatim. Size vekaletname verdikten sonra asagida yapacagim açiklamalari kendime
bir vazife gibi gördüm. Çünkü bu olayda her seyi en ince teferruatina kadar bilmenizde yarar
vardir.
Beniri Baskent Üniversitesi rektörü Mehmet Haberal hamm tarafindan akrabamdir. Kendisi
ile yii:Jnda patalya otelinin güvenlik müdürlügünü yapan kayin biraderim Bora Müftüoglu
vasit:l:;iylatamstim ve asagidaki anlatacagim olaylari bunu sirasiyla bizzat Mehmet Haberal
tarafindan talimat verilmesiyle yaptim.
1-BAYINDIR OLAYI
1998 .r Agustos ayinda Mehmet Haberalin talimatiyla kayim biraderim Bora tarafindan beni
meni] .:kettenarayarak hocanin basi dertte adamlarini al silahli olarak Izmir e araziye in de:di.
Ben d ~yamma on kisi alarak Izmir e gittim. Izmir de bizi Baskent Üniversitesi Zübeyde
hanim Hastanesi müdiresi Sibel hamm karsiladi. Bütün ihtiyaçlarimiz bu hanim tarafindan
karsilandi. Bizi eski otogar karsisindaki Baskente ait araziye indirdiler bu arazide Bayindir
holding ile ihtilafli oldugu kendisinin (30) milyon dolarlik zarari oldugu, gösterilen yerden
hudutlarin geçtigi takdirde bu zararinin kurtulacagi bildirildi. Bu nedenle Izmire geldigimiz
söykr:di. Özellikle Mehmet Haberal beni cep telefonu ile arayarak eniste vuracagimz adam
mühe:.idistenasagi olmamali ona göre bu isi hallet benim kazancim yani (30) milyon dolarin
%1Oulu sana vereyim dedi. Ben ekibimi alarak arazinin basinda Bayindir Holding in yikmis
oldugu duvarlari ve tecavüz ettigi araziye tapudan ölçüm yaptirarak Bayindir in grubu
karsisinda silahli adamlarimla beraber ihlal edilen hudutlara demir kaziklar dikerek Haberal in
haklarini istedigi dogrultuda kan akmadan hallettik. Hatta STFA nin ismini bilmedigim aricak
Izmir Zübeyde Hanim Müdürü Sibel Hammin iyi tanidigi STFA mn bayan mühendisi
adamlariyla beraber müdahale etti. Ben de siz bir bayansimz siz gidin Kamuran Çörtük
kenCIi gelsin bu hudutlari gücü varsa kendisi degistirsin sizin arkanizda Kamuran Çörtük
vars;;,nnim arkamda da Haberal var dedim. Ayni zamanda yegenim Yilmaz Yazici ( daha
sonra Sibel hammin koruma ve söförlügünü yapmistir) (yilmaz STFA nin mühendisi ile sert
biçimde tartismistir ve bu olay neticesinde rektör Mehmet Haberal bize tesekkür ederek on
gün sonra bizi yolcu etti. Yoleu etmeden önce Sibel Hamm araciligiyle benden üç tane silahli
adam istediler.Ben de kendilerine en güvendigim adamlarimdan Yilmaz Yazici,Yilmaz
Kamburoglu ve Cüneyt Yagciyi maasli olarak biraktim. Bir buçuk yil sayin rektöre bu üç
kisiye ilaveten dördüncü kisi Irfan Okutan ida biraktim. Maasli olarak rektörün illegal
islerinde kullanilsmak üzere yanlarinda çalistilar.
Ne zaman Patalya otelinde rektörün yegenini vurdurdugum zaman hepsinin isine son verdi
2- IREMTUR OLAYI
Sayin rektör bana Izmirdeki hakkin baki. Bunu ödeyecegim bekle dedi. O bizim hem aile
büyÜgümüzhem de koskoca Türkiye genelinde ismi geçen sözü geçen bir insan onun sözHne
istiniden kendisinden hiçbir talepde bulunmadik. Yine bir gün kayin birader bora vasitasiyla
Kizilcahamam da bulunan Rektörlüge ait Patalya oteline çagirdilar. Hatta çagrilmadan önce
kayinbiraderim bora nin bana anlattiklarina göre Bora, rektör ve rektörün oglu Erkan
Haberalin otelde olduklari bir sirada Erkan in babasina hitaben baba ne üzüyorsun onlarin
çeteleri varsa bizim de enistemiz var dedigini rektörün de enisteme selamlarimi iletin Izmiri
basari ile bitirdi simdi kendisinden bir ricam olacak hizmetini bekliyorum dedigi ayrica
otelinde tüm misafirleri ile birlikte olmak üzere otelde kalabilecegim ve agirlanabilecegim
kOllllS;mdaotel yöneticilerine talimat verdigini kayin biraderim bora bana iletti.
,i
3- ÇORLU SPOR OLAYI
Çorlusporun Patalya tesislerinde kampindan dolayi alacagi olan (8562000000 milyari) bana
yine haberal ve oglu vasitasiyla tevdi edildi. Ben de grubumla Çorlu ya çeksiz senetsiz
indim. Çorluspor Baskani Mehmet Diktasa bu parayi ödemesi için baski yaptim. Ve çekiiii
iade etmeden illegal yoldan parayi aldim. Ayni gün hiç eksiksiz Pata1yatur A.s. tesislerine
götürdüm. Kayin biraderim vasitasiyla rektöre ulastirdim. Bu konuda Mehmet Diktas dinlendi
ginde gerçek ortaya çikacaktir. Çünki Diktas çekini almadan zoraki ödemek zorunda kaldi.
Çek] de su an patalyadadir.
i
it
4- GÖKHAN TÜRKYILMAZ IN VURULMA OLAYI
Bu olaylardan sonra her nedense Rektör ve oglu Patalya otelindeki koruma grubunu (benim
grubu) tasfiye etmeye basladi. Önce Izmir olayinda yanina verdigim insanlari çikardi. Daha
sonra Patalya grubunu isten ayirdi.
Bunun üzerine Hoca ve ogluna telefon açtim kendisi için birçok isler yaptigimi bedelini
almadigimi, bedelin önemli olmadigini, ancak benim yanimda bu islerde olan insanlarin
islerine son verilmemesini yeniden ise alinmasini rica ettim. Rektör bu ricami reddetti. Ayni
gün yine bu islerde yanimda olan yegenim Ali Basaran bu olaylardan habersiz olarak Pat:ilya
oteline gider. Otelde Rektör ve oglu tarafindan yerlestirilmis olan yeni koruma grubu
yegenimi silahla karsilar yegenim Ali kendisini korumak için silahiyla yere dogru ates eder
seken mermi Rektörün yegeni Hakan Türkyilmazi yaralar bu olaydan dolayi yegenim Ali
Basaran halen Ankara’da adam öldürmeye tam tesebbüs suçundan tutuklu olarak Ulucanlar
Ceza evinde yargilanmaktadir.
Bu konuda sayin rektör konunun en iyi sekilde telafi edilmesi için elinden geleni yapacagini
sikayetti olmayacaklarini söz verilmesine ragmen davaya müdahilolmus ve davaci olmaya
devam etmektedir. Dava Ankara (dokuzuncu agir ceza mahkemesinde devam etmektedir.
Durusmasi 17 Hazirandadir
Degerli vekilim Ben sayin Rektörle ilgili tüm yaptigim gayrimesru isleri en ince ayrintisina
varincaya kadar izah etmeye çalistim. Olaylar bu yönde gelismistir. Bu günün Türkiyesinde
cumhurbaskanligi adayligina dahi ismi geçmis bir kisinin beni böyle gayrimesru islerde
kullanmasi ve hakkimi vermedigi gibi benim hakkimda bir takim çalismalara girdigi beni
edinJigim bilgiye göre öldürtmek için tesebbüse geçtigini haber almis durumdayim.
Benim bu sahistan yaptigim isler nazara alinirsa asgari sartlarda (5 milyon dolar) alacagini var
Benim sizden istegim bu paranin talisili konusunda her türlü yardim ve paranin tahsili
Ayrica ben zaten kanunen aranan bir insanim ben kendimi yakmaya hazirim ancak ben
yanarken sayin rektörün sefa içerisinde gezmesine de gönlüm razi degiL.Ben istesem bu
bilgileri ve belgeleri televizyon programlarina istedigim gibi satarim Ancak benim için para
önemli degil Sayin haberal rektörun gerçek kisiligini Türkiye nin duymasidir. Bu nedenle
birlikte bir basin toplantisi düzenlemeyi tüm basinin ve televizyonlarin tarafinizdan davet
edilmesini rica ediyorum. Ayrica basin toplantisindan sonra ben teslim olacagini Poliste beni
korumani ezdirmemeni rica ediyorum.
Çünki sayin rektörden korkuyorum Her defasinda bunu sen merak etme rahat ol sen
yapacagin islerde (T.C) tinin Hükümetinin bakanlari bile yanindadir demis Içisleri
Bakanligiyla olan iliskisini dile getirmistir.
Bu nedenle benim yanimda olup teslim olduktan sonra beni ezdirmemeni rica ediyorum.
Benimo tarihlerdekullandigimtelefonnumaralari0542341 51 19- 0532771 7022- 0533
324 8052 veriyorum. Bu numaralar arastirildigi takdirde Patalya Oteliyle kaç kez telefonla
görustügüm ortaya çikacaktir.
i i
, i
i
; .f
i
il
i
iit
i i
Otele geldigimde rektörün oglu Erkan kayinbiraderim Bora enistesi Cevdet, kizi Solmaz
Hepsinin bir arada oldugu yerde Erkan Haberal bana hitaben eniste babamin sevgilerini
getirctm. Kendisinden ufak ricalan olacak bundan sonra kendisinin fazla vakti olmadigindan
sizin.IE: ben muhatap olacagim bütün arzu ve ihtiyaçlariniz otelimiz tarafindan karsilanacaktir.
Rahat çalismaniz için her türlü ortam saglanacaktir dedi.
Ben ne istediklerini sordum. Bana otelde konaklamadan dolayi IREMTUR un kendilerine
(115.000) Dolar borçlari oldugunu alamadiklarini Avukatlari Serdar bey vasitasiyle kanuni
takip yaptiklari yine alamadiklari. Tahsilati eniste sen yap senin hakkini da verecegiz dedi.
Bunun üzerine ben Baskent Üniversitesi ve Rektörün vekili Avukatlardan Iremtur un
evnik1arininfaxsini Istanbul Ümraniye’de Simsekler Otomotivin (0216 329 68 21) nolu
faxs:.nafax çektirdim ve Iremtur dan Ömer Sabri Güreyle irtibata geçtimjstanbul Taksim
Harbiyedeki Iremtur un merkezine gittim. Adamlarimla beraber ben Haberal in damadiyim
cezaevinden yeni çiktim. Siz bizim otele grup yatirdiniz bize (115) dolar borcunuz var bw1U
niçin ödemediniz (Karadenizlilerin parasini kimse yiyemez hele enistesi oldugum Haberalin
parasini yiyemezsiniz dedim. Ömer beyde ben Patalyaya gelecegim. Rifki bey sizinle
görüsecegim. Ömer bey yaklasik on gün sonra yaninda Necdet Beyle beraber Patalya ya geldi.
Direk benle Patalya nin (ViP salonunda) yemek yedik Yemekte Ömer Bey çok tedirgindi.
TedirginliginI anladim belimdeki silahi çikardim. Ömer beye sIz bIzim misafirimizsiniz su
silahi al rahat ol dedim. Ömer bey yemekten sonra Rifki bey çok delikanlisiniz bana jest
yaptiniz. Sizden bunu ummuyordum ben size iki senet verecegIm bana on gün müsaade et
yalniz benim borcum (altmisbin dolardir) borcumu ödeyeyim dedi. Ben de rektörün oglu
Erkan’i arayarak bu kisilerin iflas ettigini borçlarinin aslinin (29) dolar oldugunu yatilmayan
ancak kapali tutulan odalarinda (31 bin) dolar oldugunu ( 60 bin dolar) borçlarini kabili
ettiklerini ve benden on gün süre istediklerini Erkan beye sahitler huzurunda ilettim. Erkan da
enist~ (60 bin dolari) kabul ediyoruz. Istedigin gibi hareket et. Otel senindir. Babamin da
talimati var istedigin gibi hareket et bu isi hallet de nasil halledersen et dedi. Ömer beyden iki
adet açik senet aldim. Ve Ömer beyi misafir ettim. SabahNecdet beyle Istanbul’a gittiler.
Yaklasik on gün sonra Rifki bey (10 bin) dolarin hazir ister gel vereyim. Istersen istedigir..
yere çikarayim ben de Kizilcahamam Is bankasi Patalya Tur A.S. adina çikarmasini talep
ettim ve çikardi. Ondan sonra kalan (50 bin dolari) ödemediler.Bunun üzerine IREMTUR
Yönetim kurulu Süha Anlitemiz’i kaldirdim. Kendijeep marka otosuyla Kizilcahamam
Patalya oteline getirdim. Jeep marka otoyu Patalyaya ait futbol antreman sahalarinin
bulundugu ormana gönderip sakladim. Kendisinin bizzat oteldeki rektörün müdüriyet
odasinda rektörün talimatiyla kafasini gözünü kinn, benim odamda tarihi kama asilidir
kulagini kesin dedi ben de onun dedigi her seyi yaptim ve Süha beyden 65 milyarlik ve 50
milyarlik Yapi Kredi Bankasina ait iki adet çeki aldim. Arti ayni anda yine rektörün odasinda
iki adet senet aldim. Bunlari daha sonra Ankara da Bahçelievlerdeki Hastahanesinde yine’
kendi odasinda yanimizda Mustafa Birben ve benim arkadasim Adem Avci nin huzurunda
Rektöre iade ettim. Ayni gece Süha Beyi yanima alarak Patalyanin rektör odasindan sömine
bara çJctim ve Süha beyle Ilhan cent ortasinda samimi pozla resim çektirdik. Bu resIm sayin
avukanm sendedir. Resim incelendiginde Süha Alnitemiz in patlak kiliagi ve kanlar
görülecektir. Bu olaydan sonra Süha Bey bogazinda ödem çikmasi nedeniyle üç ay
konusamadigi sabittir. Bu olaydan sonra geri kalan bakiyeyi bana asagidaki sekilde ödediler.
10.000 USD nakit Kizilcahamam is bankasi havale
10.000 USD Esenler otogar Çeçenler otomotivde elden
26.500 USD yine Kizilcahamam Is bankasina havale
14.500USD karsiligi bilgisayar ve ekdeki protokolde motor ve sasi numaralari yazili
Kartal marka 1996model arabayi bana Iremtur Yönetim Kurulu üyesi Ömer Sabri Güre
teslim etti. Ve bana verilen bu ikinci görevi de yerine getirmis olduk.
/
J ti
i”
.
if
t f
i .
, ;.
Aynca benim adima Patalya Otelinin bilgisayarinda (hatta lakabim olan tomavida Rifki)
adina her zaman için yer rezerve edildigi misafirlerimden dahi ücret alinmamasi konusunda
talimat verildigi bilgisayarlarin da tetkikinden anlasilacagi.
Patalya otelinin restoranttan sorumlu müdürü Dursun Canca mn hayati tehlike geçirecek
sekilde Kizilcahamamda hayati tehlike geçirecek sekilde biçaklanmasindan sonra sayin
rektÖroglu Erkan Haberali bana göndererek bu olaydan sikayetçi olmayacaklarim ancak faili
cezaevinde bana öldürüp öldürmeyecegini teklif ettiler ancak ben kendilerine su ana kadar bir
sürü talisilat isi yaptigima bundan sonra yine tahsilat isi yapabilecegimi ancak adam
öldürmeyecegimi kendilerine ilettim. Onlar bana adliyede durusma sirasinda sanigi vurup
vuramayacagimi sordular ben kendilerine hayir dedim.
Degerli avukatim
Olaylan sifahi size anlattigim gibi bir de elinizde yazili belge olsun diye kendi el yazimla bu
mektu1:ukaleme aldim. Arkadasirnin bana verdigi bilgiye göre kisiliginize olan inancim
tameliLHiç kimse kendini yazili bir sekilde bu derece suçlayacak kadar aptal degildir. Kaldi
ki bu yazdiklarim herhangi bir cumhuriyet savcisimn eline geçtigi zaman benim düsecegim
durum bellidir. Ancak ben karar verdim. Benim hakkimda ne olursa olsun ama bu gün
Türkiye’nin sitayisle bahsettigi tüm devlet büyüklerinin, bakanlarimn,basbakanlarin
dostlugunu kazanmis ve hatta bir basbakan tarafindan cumhurbaskanligina aday gösterilmis
bir insamn gerçek yüzünü ortaya çikmasim istiyorum.
Size vekaletimi verdigim tarihden itibaren bütün samimiyetimle olaylari yansittim. Sizin
görevanlayisi içerisinde fazla uzamayacagi bir an önce bitmesi kanaatindeyim Tahmin
ederim ki siz de aym kanidasimz.
Bu nedenle zamanim yok. 17haziran da yegenimin durusmasi var. Benim zamamm (3
Haziran 2000) gününe kadar. Eger bu güne kadar tarafimzdan bu olaya bir çözüm
bulunmadigi takdirde ben kendi dilimin döndügü kadar olayi gündeme getirecegim.
Ancak yine sizden dilegim beni ezdinnemeniz ayrica sayin rektörün beni öldürtmek için çaba
harcadigim biliyorum benim basima bir olay geldigi zaman sorumlu olarak yalcasina
yapi;:acagimz kisi BASKENT ÜNIvERSITESI REKTÖRÜ SAYiN MEHMET HABERAL
VE O(;-LUERKAN HABERAL DIR. !
Basanlar diler saygilar sunarim.
Rifki Kamburoglu
06.04.2000
Karsiyaka Izmir Zübeyde hamm Hastanesi eski müdürü Sevki PRIM rektörün müdürlügt1nü
yaptigi dönemde (70.000.000.000-)TL zimmetine geçirdigi iddiasiyle rektör ve oglu Erkan,
damadi Cevdet ve kizi Solmaz Hamm tarafindan sürekli ikaz edildim. Derhal adamlarimi alip
Sevki Pirim in evinden kaldirilmasim istediler. Ben de adamlarimdan hastane kayitlarind8.
ismi kayitli (Yilmaz Yazici) (Recep Akgenç) ( Serkan Akge) Irfan Okutan i yamma alarak
Sevki Pirimin evini bastik ve rektörün talimati dogrultusunda gereken islemleri yaptik.
Gerektiginde bu sahislarin dinlendiginde gerçek ortaya çikacaktir. Saygilarimla
Rifki Kamburoglu
i ii
i .
PROTOKOL
Taraflardan alacakli PATALYA TUR Tic.A.S. ile borçlu Iremtur A.s. bir araya gelerek
asagidaki sartlar dahilinde bu protokol dahilinde anlasmislardir.
Madd ~1 Mezkür 13500 $ Iremtur A.s. nin borçlu oldugu Patalya A.S. ye borcun karsiliginda
teminat olarak Iremtur A.S. adina Istanbul Trafiginin 6295300 -1062606 motor sasi numarali
1996 model Kartal hususi otosu, bu borcun tahsilinin teminat altina alinmasi için sirket
merkezinden ( ) yazili ile .. )adet ekli listede marka ve sasi numarali Bilgisayarlarinin borcun
ödenecegi tarihte iade edilmek üzere Patalya tur A.S. ye teslim edilmistir.
Madde 2 – Mezkur borcun ödenmernesi halinde teslim edilmis olan menkul degerler hiçbir
ihtara gerek görülmeksizin Patalya A.S. tarafindan satisi yapilacak, kalan borç için Patalya
A.S. hikuki islemlere devam edecektir.
Is Bu rrotokol 21.01.200 tarihinde Iremtur A.S. ile Patalya A.S. yetkilileri arasinda iki nüsha
halinde düzenlenerek okunmak suretiyle imza altina alinmistir.
Borçlu
Iremtur A.S. adina
Ömt:r ~)abriGÜRE
Alacakli
Patalya Tur A.S. adina
Rifki Kamburoglu
Not – SibelHanim
Dosyayi ince1eyipRektör Beye Haber vermenizi rica ediyorum. Içindeki fotograf Patalya da
sömine barda çekilmis Süha Alnitemiz in tahsilatinda çekilmis kulagin altindaki tampondan
da anlasilacagi gibi Patalyada rektörün alacagi için yapilmistir.
En g~’~pazartesi gününe kadar cevap bekliyorum. Aksi halde medyaya satilacaK1ir.
Sayp efimla
Rifki Kamburoglu
rıza hashempour demiş
Bu olayların tümü doğrudur; naylon fatura olayında da yine Sibel hanım’ı ve Filiz Hanım’ı kurban keçisi yaptılar; biz İzmir hastanesinin tüm yöneticileri ve çalışanları bu mafya üyelerini Üniversite’nin Mavişehir’de ağırlanmasında ve hastaneyi işgal etmelerine şaşkınlık ve korku içinde tanıklık ettik. Sonra o zamanki müdürümüz Sibel hanım’ında baskılarıyla İzmir’deki işlerine son verilmeleri sağlandı; bir kısmı işten atıldı; bir kısmı Ankara Patalya oteline çekilde bu silahlı adamlar. Orada kaldıkları süre içerisinde misafirhaneye hayat kadınları atıp içki ve uyuşturucu alemleri yapmak dahil, sayısız sıkıntı yarattılar bizlere. Polise, yargıya neden bildirmediniz derseniz, Sibel Akyel ( bölge temsilcimiz ve Hastane Müdürümüz ) naylon fatura konusunda “bildiğim herşeyi anlatacağım”dediğinde başına gelenleri hepimiz gördük. Kadın ölüm tehditlerinden, hapislere kadar başına gelmedik kalmadı. Mason, tüm siyasetçileri, bri çok yargı ve emniyet mensubunu otellerinde ve hastanelerinde ağırlayan, Cemil Çiçek’ten Hüsamettin Özkan’a sanayi bakanı Coşan’a kadar ailelerinin düğünlerinin nerede yapıldığını bu adamın hangi otellerinde vip suitleri olduğunu, hangi siyasi ve yargı üyelerinin çocuklarının başkent okullarında bedava okuduğunu lütfen bir araştırsın Sayın Zekeriya Öz. Keza bu mafya ekibi bir araştırsın bakalım Marmara Depremi’nde deprem bölgesine üs kuran Haberal’ın hangi kargolarını!!!! taşımışlar. Bu adamlara emniyet ve Savcılıklar erişebilir ve o bölgeye o tarihte Haberal’ın özel ilgisini araştırabilirler. Yine Haberal’ın trilyonlarının aktığı ve özel bir bağının olduğu!!!!! Avukat Belgin Özersin acaba neden geçenlerde İsviçre’de bir hukuk bürosuna ortak oldu durup dururken bir araştırılsa; bu büro ve Haberal arasındaki para akışları mesela bir araştırılsa…Yukarıdaki mektubun aslı Sibel Hanm tarafından Ankara’da cumhuriyet savcılığı’na suç duyurusunda bulunarak Haberal hakkında iletilmiştir. Ama şikayetçi olan Sibel Hanım’ın dahi ifadesine başvurulmadan takipsizlik kararı çıkartılmıştır. Bir de hangi yargı üyelerinin bu adamın okullarında okuduğu bir araştırılsa ne iyi olur? Biz onun yakın çalışanları olarak tüm bunları çok arzu ederiz doğrusu.
derya demiş
ya kardeşim rıfkıı senin nasıl bişe olduğunu biliyorum.. parasanı vermeyeni silahla korkutup alacan hakkın olan lafla uslanmayanın hakkı kötek misalii. sibele gelince şefki adında birini tanırmı sorun bi kendisine.. bunların ne alakası var ergenekonla anlamadımm.