ERGENEKON ÇETESİ

Ergenekon Terör Örgütünün Tüm Telefon Görüşmeleri ve İddianamenin Tamamı…..

24 Mar 2010 için Arşiv

Balyozcuların son umudu – Video

Posted by oktay571 Mart 24, 2010

Balyozcuların son umudu – Video

Balyoz tutuklularının umudu Dursun Çiçek’i de tahliye ettiren Hakim Oktay Kuban mı? Vakit Gazetesi’nin iddialarına göre Balyoz sanıkları tahliye taleplerini Hakim Oktay Kuban’ın nöbetine denk getirme stratejisi uyguluyor.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
İddia edilen Balyoz Cuntası soruşturmasında toplam 41 kişi tutuklandı, bunlardan 6′sı tahliye edildi. Hali hazırda 35 tutuklu var ve tahliye olabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar… Hastane kapılarını yoklama bu çabalardan bir tanesi…

Vakit Gazetesi ise bambaşka bir iddiayı gündeme getirdi. Haberi birinci sayfadan “Tahliyeci hakimi bekliyorlar” başlığıyla verdi.

“O HAKİM OKTAY KUBAN

Gazetenin iddiasına göre Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanan Orgeneral Çetin Doğan ve diğer şüpheliler, tahliye talepleri için Üye Hakim Oktay Kuban’ın nöbetini bekliyordu. Kuban’ın da 22 – 29 Mart tarihleri arasında nöbetçi hakim olduğu öğrenildi. Avukatların, işte bu tarih aralığında tahliye için mahkemeye başvuracakları öne sürülüyor.

ÇİÇEK’E TAHLİYE KARARI VERMİŞTİ

Kamuoyu Oktay Kuban’ı, Islak imzanın sahibi Albay Dursun Çiçek’i tahliye ettiren hakim olarak tanıyor. Kuban, HSYK’nın 2009 Yaz Kararnamesi’yle Diyarbakır’dan İstanbul’a tayin edilmişti. Halen istanbul’da Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yapıyor. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: yazılar | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Skandal habere ödül verdiler!

Posted by oktay571 Mart 24, 2010

Skandal habere ödül verdiler!

NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu, skandal bir habere imza attı. Ama daha skandalı var. Çağdaş Gazeteciler Derneği bu habere ödül verdi.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin verdiği ’2009 Yılının Başarılı Gazetecileri’ ödüllerinde NTV’den Mete Çubukçu ‘Mahmur Mülteci Kampı: Geri Dönüşler Sürecek mi?’ haberiyle ‘Mahmut Tali Öngören Televizyon Ödülü’nü, kazandı.

Mete Çubukçu’nun kazandığı ödül, ÇGD’nin ödül verirken ne denli araştırma yaptığını da vahim biçimde ortaya koydu. Çubukçu’nun Mahmur’dan yaptığı yayınlarda çok önemli çeviri skandalları yaşanmıştı çünkü. Çubukçu’nun çevirmen olarak bulduğu kişilerin çevirdikleriyle, Kürtçe konuşan kişilerin söyledikleri arasında neredeyse taban tabana zıttı.

Çubukçu’nun kamptan bir evden yaptığı yayında bu durum zirveye vurdu. Ev halkıyla tek tek konuşan Çubukçu, sorularını sordu ve çevirmen de bunları önce Kürtçe olarak muhatabına çevirdi. Ardından da sorunun muhatabının söylediklerini Türkçe olarak Çubukçu’nun tuttuğu mikrofona söyledi. Olay canlı yayında gerçekleşti.

Evde ilk soru evin hanımına soruldu. Geri dönmek isteyip istemediği yönündeki soruya, evin hanımı Kürtçe olarak cevap verdi ve kendi hastalığından başının sürekli ağrıdığından, çocuğunun hastalığından bahsetti, kampta tedavi olamadıklarını söyleyerek dönmek istediğini ifade etti.

Ancak Çubukçu’nun tercümanı bunu; önderimize özgürlük olmadıkça dönmeyiz, af olmadıkça dönmeyiz gibi tamamen ideolojik bir metin olarak çevirdi.

Sonra evin diğer ahalisiyle aynı durum tek tek devam etti. Hemen herkes yaşam şartlarının zorluğundan bahsederek dönmek istediklerini söylediler.

Ama tercüman hepsini, siyasi söylemlere çevirerek Apo’ya özgürlük, PKK’lılara genel af, yasal düzenlemeler tabanında kendi kafasında kurduğu biçimde ideolojik vurgularla çevirdi.

NTV izleyen ve Kürtçe bilen herkes, Çubukçu’nun PKK’lı ya da PKK sempatizanı birini tercüman olarak tutup yaptığı bu skandal yayının şoku içindeydi.

Ama asıl şok sonradan geldi. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: yazılar | Etiketler: | » yorum bırak;

Ahmet Altan’dan ateş gibi yazı

Posted by oktay571 Mart 24, 2010

Ahmet Altan’dan ateş gibi yazı

Yüksek yargı, anayasa değişikliği konusunda arka arkaya açıklamalar yapıyor.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Hepsi de siyasi açıklamalar.

Sanırsınız ki karşımızda bir siyasetçiler grubu var.

CHP lideri Deniz Baykal’la aynı paralelde konuşuyorlar, bu anayasa değişiklikleri olursa “yargı bağımsızlığını” kaybedecekmiş.

Yargı “bağımsız” olsa belki ne dediklerine kulak veririz ama yargının bağımsızlığı pek gerçekmiş gibi gözükmüyor.

CHP’nin ve yüksek yargının asıl korumak istedikleri kurum, yargıçlarla savcıların atamalarını düzenleyen HSYK.

Bu kurumun yapısını “muhafaza” etmek istiyorlar.

Niye bu kadar şiddetle bu kurumu koruyorlar?

Bu kurum, Şemdinli’de “iyi çocukların” düzenlediği suikastla ilgili iddianameyi yazan “savcıyı” meslekten men etti.

“Bağımsız” bir şekilde mi verdi bu kararı?

Hayır.

Bize ikide bir “yüz milyarlık” tazminat davaları açan HSYK, istediği kadar dava açsın, “bağımsızlığı” konusundaki şaibeyi ortadan kaldıramaz.

Çünkü eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 32. Gün programında “savcının atılması için emri kendisinin verdiğini” açıkladı.

Genelkurmay Başkanı’ndan emir alan bir yargı kurumu olur mu?

CHP de, yüksek yargı da, HSYK’nın “bağımsızlığını” değil, bizzat Büyükanıt’ın itiraf ettiği “askere bağımlılığını” korumak istiyorlar.

Askerle elele verip “halkın iradesini” geriletmek, siyaseti kendi denetimleri altına almak peşindeler. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: yazılar | Etiketler: | » yorum bırak;

Gizemli kulübün general üyeleri (Büyük Kulüp)

Posted by oktay571 Mart 24, 2010

Gizemli kulübün general üyeleri

1882′de kurulan, uzun yıllar yabancı ağırlığını koruyan, iş adamı, siyasetçi ve sanatçıları bünyesinde barındıran Büyük Kulüp, genelkurmay başkanlarının üye olması ile de gündemden düşmüyor.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Üç eski genelkurmay başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Yaşar Büyükanıt oradaydı. Emekli generallerden de Cumhur Asparuk, Necati Özgen, İlhan Kılıç, Necdet Timur göze çarpanlar arasındaydı. Emekli Orgeneral Çevik Bir ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Salim Dervişoğlu zaten rakip listelerden aday oldukları için yarış hâlindeydiler.Buna karşılık, iki sene öncesine kadar üyeliğinin devam ettiğini bildiğimiz, Türkiye’nin zor süreçlerinde görev yapmış eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök orada yoktu. Yine eski Genelkurmay Başkanı Mustafa Necdet Üruğ, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Vural Bayazıt, 12 Eylül’ün Millî Güvenlik Konseyi Üyesi Oramiral Nejat Tümer de ya üyelikleri düştüğü için ya da çeşitli sorunları sebebiyle katılmamışlardı, 14 Mart’taki Büyük Kulüp seçimlerine. Şimdiki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ise oy kullanmak için görmek açıkçası sürpriz sayılabilirdi. Zira TSK İç Hizmet Kanunu’nun 43. maddesi, ‘Silahlı Kuvvetler mensuplarının derneklere girmeleri, bunların siyasi faaliyetleri ile münasebette bulunmaları, her türlü siyasi gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaktır’ maddesi akıllara gelecekti. Ya da 1. Ordu Komutanlığı görevini tamamladıktan sonra 2006′daki Yüksek Şûra’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na geldiği sıralarda, 9 Aralık 2006′da Büyük Kulüp’e üyeliği kabul edilen Başbuğ, üyeliğini, 43. madde gereği Millî Savunma Bakanlığı’na bildirmişti. Bilmiyoruz tabii.

Askerler, kuruluş hikâyesi 1880′lere inen Büyük Kulüp’e her zaman ilgiliydi, ancak bu ilgi son zamanlarda ortaya çıkan fotoğraftan da anlaşılacağı üzere üst düzeye çıkmıştı. Kimi muvazzafken, kimi emekli olduktan sonra duhul etmişti kulübe. İşin ilginç tarafı, hepsi de genelkurmay başkanı olan İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hilmi Özkök, Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ paşaların Büyük Kulüp’e peşi sıra üye olmalarıydı.

Büyük Kulüp’ün 1987′de yayımladığı üye listesine kabaca baktığımızda, Oramiral İrfan Tınaz, Orgeneral İrfan Tansel, General Kaya Yazgan, Orgeneral Kemal Atalay, Orgeneral Kemal Kayacan, Orgeneral Haydar Sükan, Kıdemli Albay Muzaffer Ataklı, Amiral Necdet Şenergun, Koramiral Nejat Serim, Millî Güvenlik Konseyi Üyesi Osman Sedat Celasun, Orgeneral Selahattin Demircioğlu, Korgeneral Selahattin Çetiner, Hava Korgeneral Süleyman Muammer İnal ve daha pek çok rütbeli ismin eski üyeler arasında olduğu gözlerden kaçmıyordu. Yeni süreçte de başka askerî üyeler vardı ancak Büyük Kulüp kapalı bir kutu olduğu için onları bilme imkânı yoktu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: yazılar | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

ürkiye bu oyunu çok gördü – Video

Posted by oktay571 Mart 24, 2010

Türkiye bu oyunu çok gördü – Video

Mason üstadlarına yönelik suikast girişimi soruşturması derinleştikçe ilginç bağlantılar ortaya çıkıyor.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Ergenekonla bağlantılı suç çetesi’nin, 2 mason üstadına yönelik suikast girişimiyle ilgili çok önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı…

Kanal D Haber, suikasti gerçekleştireceği öne sürülen Hacı Ali Hamurcu’nun, mason locası önündeki görüntüleri yayımladı.

Operasyon ihbarla başladı… 16 Mart sabahı telefonla gelen ihbarda, mason üstadlarına saldırı yapılacağı haber veriliyordu. O ihbardan sadece 1 saat sonra Hamurcu mason locasının yakınında yakalandı. Üzerinden de hedefindeki mason üstadları, Kaya Paşakay ve Mustafa Asım Akin’in fotoğrafları çıktı.İşte bu görüntüler de gözaltına alınmadan hemen önce güvenlik kameralarına takıldı. Peki suikastin arkasında kim var?

Suikast planında, bazı Ergenekon sanıklarının avukatlığını yapan Yusuf Erikel’in önemli rol oynadığı öne sürüldü. Erikel, suikast zanlısının da avukatlığını yapıyor. İddiaya göre, operasyonda çok önemli bir belgeye ulaşıldı. Yani suikast karşılığında Hamurcu’ya verilecek olan senete. Kanal D’nin haberine göre, senetle ilgili iddialarda Ergenekon sanığı Hurşit Tolon’un da adı geçiyor… Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: yazılar | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.